|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Şiirleri sahnelenen Attila İlhan, 'Ne Kadınlar Sevdim' adlı oyunun, şiirlerindeki gerilimli atmosferi yansıttığını, fakat bu gerilimin geri planında olan siyasi baskıyı göremediğini söylüyor.
HALE KAPLAN ÖZ
Tiyatroyu sevmiyorum ama nefretim de yok Çok uzun bir süredir tiyatroya gitmediğini bildiğimiz Attila İlhan tiyatroya uzaklığının sebebini kendi neslinin formasyonunun sinema olmasıyla açıklıyor. İlhan'a göre insan önce sinemayı tanır, onun tadına varırsa ve bu zamana kadar tiyatroyu görmemiş veya çok az görmüş olursa tiyatroda diğerlerinin duyduğu heyecanı duymaz. Çünkü sinemaya oranla tiyatro daha az gerçekçidir. Sinemada hiçbir zaman kapıları kapanan bir sarayın duvarlarının sallanmadığı ama tiyatronun dekorunun sallandığı örneğini yineleyen İlhan bu durumun bütün illüzyonu bozduğunu söylüyor. İlhan'ın tiyatroya uzaklığının bir diğer sebebi de aktör arkadaşlarını sahnede gördüğünde inandırıcı bulmaması. Attila İlhan, bu ve benzer nedenlerle tiyatroyu cazip bulmadığını söylüyor ama "Nefretim yok" diye eklemeyi de unutmuyor. Oynamayın demedim ama sahnelenmedi Daha önce Murat Gülsoy tarafından da sahneye uyarlanan Attila İlhan şiirleri dönemin siyasi baskıları nedeniyle sahnelenememiş. "Murat Gülsoy'un hazırladığı piyes içinde de on-on beş şahıs vardı ki; benim şiirlerimde zaten şahıslar vardır. O karakterleri yaşatmışlardı ve daha büyük bir piyesti. Oynamayın dememiştim ama sahnelenmedi. O zamanlarda sanıyorum ki biraz solculuk-molculuk meseleleri oldu. Artık çok şükür böyle şeyler yok artık Türkiye'de." Tiyatroyu sevmeyen İlhan, şiirlerinin oyun haline getirilerek sahnelenmesine nasıl izin verdiğini şöyle anlatıyor. "Bu arkadaşımız yapmış bana başvurdu. Ben önce ciddiye almadım. Tiyatronun bizzat içinde olduğu için okusun diye kızkardeşime verdim. O bana "Zannettiğin kadar kötü değil. Bu pekala olur" dedi. Bunun üzerine sahnelenmesine karar verdik."
Hava yapmaya çalışmışlar Beğendiniz mi peki oyunu izlediğinizde? Bir hava yapmaya çalışmışlar. Benim şiirlerimde bir gerilim havası vardır. Bir dramatik hava vardır. Kadınlarla ilgili kısımlarda da bir imkansız aşk atmosferi vardır. Bunu yapmaya gayret etmişler daha modern hava vererek. Ama bence temsilin en önemli yanı bir şiir dinletisi gibi düşünülmemesiydi. Yani orada bir piyes gerçekleştirmeye çalışmışlar ve mısralarda diyalog kurmuşlar. Benim şiirim de buna müsait zaten. O zaman bir atmosfer oluyor ve o atmosferin içinde bir entrika yürüyor, insanlar var ve beşeri bir dram yaşanıyor. Bu dram hissediliyor. Piyesi ben kızkardeşimle beraber seyrettim. Bana piyese kapıldığını söyledi. Demek ki sürükleyen bir tarafı da var. Karakterler piyese iyi oturtulmuş muydu, sizin imgeleminizdeki kadın, sahnede var mıydı? Onları benim tasarımımda yaşadığım veya onların bir kısmı gerçektir de. O insanları aynen gerçekleştirmelerini zaten düşünmemek lazım. Çünkü sanatlardan iki tanesinde yorum kişiye mahsustur. Müzikte ve şiirde bu böyledir. Benim tasarımımdaki kadınla rejisörün kafasındaki kadının aynı olması mümkün değil. Oradaki tüm seyirciler için Aysel başka biridir. Roman ve diğer sanat türlerinde tasvirat çok fazla verildiği için tipi mümkün mertebe orada anlatılana yakın düşünürsünüz. Ama şiirle müzik öyle değil. Öyle bir hava veriliyor ki, sen o havadan bir insan tipi çıkartıyorsun. Senin çıkardığın insan sana göre oluyor aslında. Bu nedenle "Benim istediğim gibi oldu mu?" diye değerlendirmeyi düşünmedim ben. İki endişe, bir eleştiri Attila İlhan'ın Ne Kadınlar Sevdim'in sahnelenmesine iki endişeyle izin verdiğini söylüyor. "Biri, şiirimin atmosferini gerçekleşti-rememeleriydi. Çünkü sıradan bir hayat atmosferi değildi, gerilimli bir hayat atmosferidir benim şiirlerimdeki. Onu becermişler. Mizansen biraz sıkılaştırılmalıydı bence ki, o da oynadıkça olacaktır. Bir diğer kaygım şiirleri, mısra mısra değişik yerlerde kullanıyor olmalarındandı. Ama oyunda vahim bir saçmalık görmedim. Seyrederken bir akış oluyor." İlhan sahne aksiyonunu beğendiği oyunun tek eksik tarafını ise aşk temasının arka planında buluyor. "Oyunda eksik gördüğüm tek taraf gerilimli atmosferin ardındaki siyasi baskının hissedilmiyor olması. Aşk teması bende de öndedir ama o aşktaki o imkansızlığın gerideki sebeplerinin psikolojik değil, sosyolojik ve politik olduğu hissedilmeliydi." BÖYLE BİR SEVMEK
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Yalnızlıklarımda elimden tuttular
|
|
|
|
|
|
|
|