|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
umut bırakıyor
SEVDA ALKAN
Deniz Feneri olarak Ramazanda neler yapıyorsunuz? Bu Ramazan dullar ile yetimlerin kapısına gidelim dedik. Çünkü onların başında bir erkek yok. Eli kolu sağlam çalışacak insanları yok. Onlara gıda, giyim, sağlık gibi konularda yardımcı oluyoruz. Ramazanda kurulan iftar çadırlarına gidemeyen özürlülere ya da çok yaşlı olan vatandaşlara yemek götürüyoruz. Hep hüzünlü, fakir insanların kapılarını çalıyorsunuz? Bu sizde nasıl bir iz bırakıyor? 5 yıl boyunca beni etkilemez diye götürdüm bu işi. Ama geçen sene kendimde bir gariplik hissettim. Sürekli yorgunluk hali, karamsarlık duygusu vardı. Doktora gittim. Bana depresyonda olduğumu söyledi. Depresyonum işimle ilgili olduğunu söyledi. Sonuç olarak yaptığım iş insanı depresyona sokuyor. Ama İnsanlara yardım etmek kadar daha özel bir his yok. Dünyanın en güzel duygusu insanlara yardım etmek. Çocukluğunuzdaki Ramazanları anlatır mısınız? Çocukluk hayatım Fatih, Karagümrük ve Anadolu yakasında geçti. İstanbul'daki her semtin ve insanlarının Ramazanı nasıl yaşadığını gördüm. Eski Ramazanların tadını bu semtlerde kalarak yaşadım. Bayramlarda geçici luna parklar, salıncaklar kurulurdu. Anadolu yakasındaki Ramazanlarda, iftar ve sahur vakitlerinin kalabalık sofralarını hatırlıyorum. Ailem bana maddi ve maneviyat bilgisini çok iyi verdi. Küçük yaşlarda bir şey alabilmek için para biriktirmeyi öğrettiler. O döneme ait unutamadığınız bir anınız var mı? Yaz günü iftar akşam saat 9'da okunuyordu. Biz öğleden acıkmaya başlardık tabi. Arkadaşlarla futbol oynayarak vakit geçirmeye karar verdik. İftara kadar 9 saat kan-ter içinde top oynadık. O günü unutmuyorum. O dönem Ramazan sofralarınız nasıl olurdu? Daha zengin olurdu ve tüm aile birlikte olurduk hatta konu komşu akraba da gelirdi. Ezan okunmadan 10-15 dakika önce sofra hazırlanırdı. Ben de sofranın başında pır dönerdim. Bir de küçükken teravi namazına giderdim Namaz çıkışı çok büyük bir gurur ve huzur duyardım. Deniz Feneri ihtiyacı olanın iftar sofrasına konuk oluyor sanırım. Sizde çok fazla iz bırakmış bir olay var mı? 70-80 yaşında gözleri görmeyen bir kadın vardı. Kimsesi yoktu. Kim ne verirse onu yiyor, veren olmazsa da aç kalıyordu. Bu beni çok etkilemişti. Her kapıyı çalışımızda farklı bir acıyla karşılaşıyoruz. Böyle hayatlar görünce iftarı bile unutuyorsunuz. DENİZ FENERİ SÖNMESİN Deniz Feneri programı dolayıyla sürekli Anadolu'dayız İftar zamanı ihtiyacı olan vatandaşların kapısını çalıyoruz. Yedi yıldır evimde iftar etmiyorum. Ama bundan ben de, ailem de şikayetçi değiliz. Çünkü ne amaçla çalıştığımı biliyorlar. Öldüğüm zaman bile Deniz Fenerinin bu şekilde devam etmesini çok istiyorum. Bu amaçla çalışıyorum. Dünya dönmeye devam edecek. Tâbi son iyilik yapılana kadar. Bu Deniz Feneri'nin sloganı.
|
|
|
![]() |
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |