|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kahvenin tekeli Mısır Çarşısı'nda Tahmis sokaktaydı. Burada kahve emininin gözetiminde yeni kavrulmuş kahveler satılıyor, kahvenin saflığını bozanlara da ağır cezalar veriliyordu. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde yazdığına göre, bugün Tahtakale adıyla bilinen Taht-ul kale, o günlerde 55 kahvehaneye ve 200 çalışana ev sahipliği ediyordu. Yalnız kahvenin bu kadar ilgi görmesi zamanın şeyhülislamı tarafından ne olduğu tam anlaşılamadığı için uyuşturucu hükmüne varıldığı için kahvenin yasaklı günleri başlamış. Kömürleştirilmiş bir nesnenin suyunu içmenin günah olduğunun fetvasını verince kahve dolu gemilerin dipleri delinerek, kahveler Marmara Denizine dökülmüştü. Fakat bu yasak bile Türk insanının kahveye olan alışkanlığını engelleyememiş, hatta kahvenin birçok derde deva, hastalığa şifa olduğu söylentileri yayılınca kahveye olan ilgiyi daha da artmıştı. 3. Murat döneminin şeyhülislamı "Sakınca kahvenin kavrulurken kömürleşmesinde ise kahveyi kömür haline getirmeden kavurmak sakıncayı ortadan kaldırır." anlamını taşıyan bir fetva yayınlanmış, bu fetva sonucunda da farkında olunmadan kahve bazen yasaklanır bazen de serbestçe içilir olmuş.
fax: 0212 576 39 05
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |