AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Wolfowitz neyi deşifre etti?

ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz'in yaptığı açıklamaları dinlerken Amerika'nın bu kadar açık edeceğine ihtimal vermiyordum doğrusu. Uslubundaki diplomatik nezaketsizlik bir yana dünyaya bakışını, Amerikan siyasetinin temelini oluşturduğuna inanılan idealizmin pratikte ne anlama geldiğini, dahası, dünyaya ihraç etmeye çalıştığı evrensellik iddiasının temelindeki demokrasi gibi kavramların Amerikan dış politikası açısından ne anlama geldiğinin en yetkili yerden deşifre edileceğini tahmin etmek zordu.

Wolfowitz'in yaptığı açıklamaların, daha doğrusu tehdit ve hakaretlerinin Türkiye'ye yönelik olması bu ülkede yaşayan her bireye yöneltilmiş bir aşağılama olduğunu herkes kendi payına düşünmeli. Bu bahsi Türkiye'nin kendisiyle ve müttefikleriyle hesaplaşması bahsine bırakalım.

Irak savaşının baş mimarlarından Wolfowitz'in Türkiye'ye kızgınlığını ifade edişinde ekranlara yansıyan ifadelerin bir üslupsuzluk sorunu mu yoksa o ifade biçimini içselleştirmiş bir siyasi aklın/tavrın yansımasını mı göstermektedir; irdelenmesi gereken bu husustur.

Wolfowitz'in söylediklerini analiz etmeden önce, hatta analize gerek kalmadan peşinen şu tespiti yapmamız gerekiyor: Savaş çığlıkları atan bugünkü Amerika'n yönetimi ve onun gerisindeki siyasi akıl, kendine güveni olan bir dünya gücünü yansıtmıyor. Bir küresel gücü yönlendiren, ona istikamet çizen siyasi aklın hastalıklı olması, üstelik bu sağlıksız durumun güç kaybı döneminde ortaya çıkması dünyayı nasıl bir dehşetin beklediğini göstermeye yetiyor Küresel güç iddiasındaki bir devin dünya siyasetini belirleyecek derin aklın maraziliği her zaman için küresel ölçekte bir tehlikedir.

Türkiye'de, Amerikalı bakan yardımcısının sözlerinden rahatsız olanların çoğunun kavramak istemedikleri de itirafnamenin temelinde yatan ahlak sorunudur. Amerikan siyaseti bilhassa dış politikası çoğunlukla ahlak sorunuyla malüldür.

Amerikan idealizmi ile cilalanmış bir Amerikan pragmatizminin ahlaken çöküşüne ilk defa tanık olmuyor dünya.

Askeri ve ekonomik gücüyle Dünyaya nizam vermek iddiasındaki bir ülkenin siyasetinden konuşurken değerler sisteminin iki yüzlüğünden, ahlak sorunundan bahsediliyorsa bunun kapsamlı açıklaması 'medeniyet krizi'dir.

Amerika gibi bir gücün medeniyet krizi içine girmesi sonuçları ve etkileri itibariyle kendi sınırlarını aşan bir insanlık sorundur. Her şeyden önce temsil ettiği değerler sistemi nedeniyle bu batı medeniyetinin krizi demektir. Batı medeniyetinin en güçlü temsilcisinin kendi değerleri açısından bile çöküşte olması, medeniyet krizi gibi daha derin insanlık sorunuyla karşı karşıya olduğumuz gösterir.

Artık askeri, siyasi, ekonomik sonuçlarıyla hissettiğimiz bu krizin tek göstergesi şüphesiz, ABD yönetimi içindeki siyonist ve siyonist sempatizanı siyasilerin ve bürokratların kabadayılığı değildir. Temel sorun, Amerikanın şahsında çoktandır, Batının böylesi bir kriz içinde olmasdır. Toynbee'den Spengler'e uzanan bir çizgi bu durumu, batının çöküşü olarak dillendiriyorlardı. Onların batının çöküşünden bahsettiği dönemler Batının rakipsiz bir güç olarak dünyayı paylaştıkları dönem olduğunu bir kez daha hatırlayalım. Ve insanlık tarihinin en kanlı yüzyılı da bu dönemdir. Şimdilerde de batıda sayıları sınırlı da olsa etkin düşünürler benzer uyarıları yapıyor. Oysa Amerika'nın (Batı medeniyetinin) gücünün zirvesi olduğunu sandığımız bir dönemde.

Irak'a demokrasi getirmek (!) için kan dökmesine yardımcı olmayan bir ülkede demokratik mekanızmanın belki de ilk defa çalışmasına içerlemiş "Çirkin Amerikalı". Burada yatan ikiyüzlülüğü anlatmaya gerek yok. Ama hafızalarımızı yeniden tazeleyip, Amerikanın, özellikle Ortadoğuda neden diktatörlerle iş tuttuğunu, getireceğini söylediği demokrasilerin ne türden bir demokrasi olacağını düşünmek zorundayız.


8 Mayıs 2003
Perşembe
 
AKİF EMRE


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED