|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Usta gazeteci Ramazan Öztürk, yaklaşık 20 yıldır görev aldığı savaşlarda çektiği fotoğrafları sergiliyor. Her biri birbirinden acı hikayelere sahip 116 kare, kendi ellerimizle nasıl bir dünya yarattığımıza tanıklık ediyor.
ÖMER ÇAKKAL
'Fotoğraf evrensel dildir'
"Fotoğraf, insanlığın evrensel dili ve en saf anlatımıdır" düşüncesinden yola çıkılarak hazırlanan sergi, aslında savaşların gabili olmadığını ve kaybedenin tüm insanlık olduğunu ortaya koyup, nasıl bir dünya yarattığımız konusunda biz insanları düşünmeye zorluyor. 13 Mayıs'a kadar Profilo Kültür Sanat Merkezi'nde ziyaretçilere açık olacak sergide, son 20 yıldır süren birçok savaştan 116 kare yer alıyor. İran - Irak Savaşı'ndan Kuzey Irak'taki çatışmalara, Halepçe Katliamı'ndan Bosna Savaşı'na, Körfez ve Afganistan savaşlarından çeşitli iç savaşlara kadar dünyanın birçok bölgesenin ortak değişmezi "acı"nın anlatıldığı sergi, kitaplar dolusu yazıyla anlatılamayacakları tek başına anlatma iddiasında. Gazeteci Öztürk'ün 1998 yılında Halepçe Katliamı sırasında çektiği ve Amerikan Gazetecileri Birliği Manşet Haber Fotoğrafı dalında birincilik ödülü sahibi "Sessiz Tanık" isimli fotoğrafının da yer aydığı sergi, 13 Mayıs'a kadar Profilo Kültür Merkezi'nde görülebilir.
"Bu kahrolası bir ikilem"
Ramazan Öztürk, 1984 yılından beri savaş fotoğrafları çekiyor. Acı serüveni, kendisinin de deyimiyle Türkiye'den başlayıp dünyanın savaş yaşayan hemen her bölgesine kadar uzanıyor. Elbette savaş fotoğrafı çekmek, sıradan bir manzarayı kareye almaktan çok öte birşey. "Deklanşöre basarken, kareye aldığınız insanın biraz sonra son nefesini vereceğini bilmek ya da acılar içinde kıvrandığını görmek ve böylesi bir durumda bile ona yardım etmek yerine mesleğinizin gereğini yapıp işinize devam etmeyi tercih etmek, nasıl bir çelişki?" sorusuna Öztürk: "Bu kahrolası bir ikilem. Elbette, işinizi yaparken, yardım edememek kötü birşey" karşılığını veriyor.
|
|
|
|
|
|
|
|