|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
HALE KAPLAN ÖZ
Amaç; geçmişle bağın kopması Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu: "ABD'nin Irak'taki petrolleri koruma altına alırken, oradaki arkeolojik eserleri ve milli kütüphaneyi korumayı düşünmemesi, tahribe göz yumması iyiye yorulacak bir hadise değil. ABD'nin bir tarihi geçmişi yok, mevcut eserlerin önemini ve değerini anlayabileceğini de zannetmiyorum. İngiltere için de aynı şey söz konusu. Müzeleri Mısır, Ortadoğu ve Doğu sömürgelerinden aldıkları eserlerle dolu. Ortadoğu coğrafyasında ise zengin bir kültürel miras var ve bu mirasa kıskançlıkla bakılıyor. Dolayısıyla bu bölgelerdeki kültürel mirasın yok edilmesi, buradaki toplumların geçmişle arasındaki kültürel bağı koparmayı hedefleyen bir nitelik taşıyor olabilir. Tahripteki kasıt anlaşılmalı Mimar-düşünür Turgut Cansever: II. Dünya Savaşı'nda, kültür değerlerinin zarar görmemesi, tarafların ortak kararı ile sağlandı. İtalya, Almanya ve Fransa savaştan bu anlamda zarar görmediler. Yıkılanlar da, savaş sonrasında hemen inşa edildi. Bu iş için büyük bir bütçe ayrıldı. Bizim kültürel değerlerimizin kıymetini aynı ölçüde bildiğimizi söylemek zor. Ama bu Irak'ta zarar gören eserlerin bir kenara itilmesi anlamına gelmez. Avrupalılar nasıl o dönemde ittifak ettilerse bizim de, şimdi dünyayla ittifak ederek zarar gören eserlerin kurtarılması için çaba sarfetmemiz gerekiyor. Yağmalanan eserler aranmalı ve iadesi sağlanmalı. Eğer bu tahrip kasıtlıysa, bunun sıkça gündeme getirilmesi gerekir. Eserlerin ticareti önlenmeli IRCICA Genel Direktörü Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu: Irak topraklarındaki eserlerin birçoğu zarar gördü, birçoğu da halen yağmalanma tehlikesi altında. Bu konuda bir an önce tedbir alınması, çalınan eserlerin satılmasının önlenmesi, antika eser ticaretine malzeme olmaktan ve yeni harp zenginlerinin çıkarlarına hizmet etmekten kurtarılması, kaybolan eserlerden bulunanların ait oldukları kurumlara iade edilmesi gerekmektedir. Bu medeniyete el koymaktır Prof. Dr. İskender Pala: Ortada çok büyük bir medeniyetin ve İslam medeniyetinin yağmalanan ve tahrip edilen eserleri var. Yağmalananlar için yapılacak çok fazla birşey yok ama kaçırılan eserlerin iadesinin imkanı söz konusu. Amerikanın tavrındaki ard niyeti anlamak mümkün. ABD, yarın talan ettiklerini "Bu bizim medeniyetimizdir" diyerek pazarlayacaktır ve belki biz medeniyeti öğrenmek için ABD kütüphanelerine başvurmak zorunda kalacağız. Bu medeniyete, tarihe el koymaktır. Bağdat'ta insanlık yağmalandı
ZEKERİYA GÜLÜN / İSTANBUL
Kültürel Antropoloji uzmanı Prof. Dr. Suat Gezgin, içindeki 170 binden fazla tarihi eserle, Mezapotamya uygarlıklarına ait en zengin müze olan Irak Ulusal Müzesi'ndeki yağmanın, uluslararası tarihi eser kaçakçılarıyla da bağlantılı olabileceğini aktardı. Gezgin, "Bunu zaman gösterecek. Önümüzdeki günlerde kaybolan bazı eserler dünyanın çeşitli yerlerinde ortaya çıkabilir" dedi.
ABD güçlerinin, petrol kuyularına sağladıkları güvenliği dünyanın en değerli kültürel hazineleri için almamasını eleştiren Urartu uzmanı Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu da "Aslında Bağdat'ta yağmalanan, 'insanlığın' kendisidir. Tarihi eserlerin yağmalanmasının sorumlusu ABD'nin ihmalidir. Kültür varlıklarının bombalar altında parçalandığını öğrencilerime anlatacak olmam bana üzüntü veriyor" diye konuştu.
|
|
|
|
|
|
|
|