AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Ev kadınları, aşçılar, tavuklar ve yazarlar...

Ev kadınlarının en büyük dertlerinden biridir... Yanında yöresinde bulunanlara sorarlar, "Bugün ne pişireyim?.." Soracak kimse yoksa, kendi kendilerine sorup cevap ararlar. En sinir oldukları cevap nedir, bilir misiniz?

Şudur: "Ne istersen."

Yahu kadıncağız zaten kararsızlıktan, ne isteyeceğini bilemediğinden pişireceği yemeği sana soruyor. Bilse sorar mı hiç?

Oysa aşçıların öyle bir derdi yoktur.

Lokantanın büyüklüğüne göre her gün yirmi çeşit, kırk çeşit yemek yapar, satışa sunarlar.

Akşam eve gidince de klasik soru gündeme gelir:

"Bugün ne pişirdin hanım?"

Büyük otellerdeki ünlü aşçıların erkek olmasının sebebi, kadınların bu yemek seçmedeki kararsızlıkları olabilir mi acaba?

* * *

Besim Tibuk anlatmıştı...

Laleli'deki otelinde basın iftarındaydık. Türkiye'de yapılan ilk apartman olarak kayıtlara geçen, afetzedelere mekan olarak tasarlanan ve sonradan zenginlerin büyük bir tecessüs ve Avrupa özentisiyle yerleştikleri bina. Bendeniz, birkaç yıl önce depremzedeler için yapılan kulübelerle o ihtişamlı binayı mukayese etmeye çalışırken, Tibuk aşçıbaşıyla ilgili bir hatırasını anlattı...

Bir gün otele geldim, "Aşçıbaşı gitti" dediler.

"Nereye?"

"Antalya'da bir otele transfer oldu. Çok yüksek bir ücret ve yüklü miktarda transfer ücreti almış."

"Eee, ne yapacağız şimdi?"

"Merak etmeyin efendim. Zaten bütün yemekleri yardımcısı yapıyordu. O sadece nezaret ediyordu."

Böylece yardımcı terfi etmiştir.

* * *

Gazetede günlük yazı yazanların durumu da ev kadınlarından pek farklı değildir.

"Bugün ne yazmalı?" sorusu, alınan notlar, yapılan toplantılar, sohbetler, telefonlar, ziyaretler sonunda cevaplanır.

Ertesi gün yine aynı.

Bir gazetenin ve dolayısıyla gazete yazısının ömrü çok kısa olduğundan, bir gün sonra hatta kimi zaman baskı ortasında bayatladığından, uçup gidiyormuş hissine kapılır yazanlar.

Bir tren durmaksızın ilerliyor ve biz de onun yanında koşar adımlarla elde fırçayla bir slogan yazmaktayız sanki.

Haberin hızı, daha doğrusu şöyle söylemeli; savaşların canlı yayında izlendiği bir çağda, gazete yazısı haberin ötesine geçmek zorunda. Her ne kadar habere yaslansa da, başından beri öyle ilerliyor aslında. Biraz haber, biraz yorum, bir tutam da zencefil.

Yine de her gün yazmak zorunda kalmak, olağanın üstüne çıkma gayreti gibi.

Bu yüzden olsa gerek, tavuk çiftliklerindeki yumurta tavuklarını hatırlatır bana bu iş.

Çiftliklerde geceleri de ışıklar yakılır ve zavallı tavuklar geceyi gündüzü ayırt edemez halde, günde iki defa yumurtlamak durumunda kalırlar. Ömürlerinin kısa olmasının sebebi budur işte. Sonra kesime gönderilirler.

Hıncal Uluç'un Hilmi Yavuz zannettiği Mehmet E. Yavuz, yakın zamana kadar Mustafa Karaalioğlu, bir çay içelim de sonra yazıya geçelim diyerek odasından çıkıp gelen Ali Bayramoğlu, başlığı bulduğunu fakat yazıya geçemediğini belirterek elinde piposuyla dolaşan Ocaktan ve arada bir uğrayan diğerleriyle hep aynı soru etrafında çörekleniriz: "Ne yazmalı?"

Kendi adıma ve sıkça sorulduğu için söylüyorum, konu sıkıntısı yoktur çok şükür. Aslında "Nasıl yazmalı?" daha esaslı bir sorudur. Ve tabii, yazının havasına girmek.

* * *

Bu satırları okuyup da "Bütün bunlardan bana ne?" diyenler haksız değildir.

"Memleketin birçok derdi varken, sen nelerle uğraşıyorsun!" diyenler de var okurlar arasında.

Onlar da haklı olabilir.

Ama memleketin dertlerine çare arayıp bulmak, benim işim değil ki.

* * *

Neyse, böylece bugünü kurtardık galiba.

Kurtardık fakat "Sen nelerle uğraşıyorsun" diyenlere çok kırıldım.

Yarın yazmayacağım!

PAZARLIK PAYI

Küçük Kayserili'ye hocası sormuş:
- Altı kere altı?
- Otuz dokuz.
- Otur, sıfır.
Arkadaşı hayretle:
- Bildiğin halde neden otuz dokuz dedin?
- Pazarlık edecektim, anlamadı...

NE NEDİR?

Eski, değerlidir.
Yeni, çekicidir.
Küçük, güzeldir.
Büyük, gereklidir.

ŞARKI

Pınar Sucuk'un şarkısını Leman Sam söylüyor: "İlla".


19 Nisan 2003
Cumartesi
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED