|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İki güncük daha sabır istiyorum; şu "Özdemir İnce sorunsalı"ndan ilelebet kurtaracağım sizi. Demiştim ya, "Melih Cevdet Anday'la ilgili yazdığım yazıdan yola çıkarak yeni bir tartışma başlattı" diye. Hızına da yetişilemiyor ki arkadaşın. Gösteri dergisinde tam 10 sütunu bu fakire ayırmış; yazıyla, on... Ne diyor peki? Hiçbir şey demiyor. Bana "imge"nin ne olduğunu öğretiyor; Melih Cevdet Anday'ın aslında iyi bir şair olduğunu, "gelenek"in kendisi için bir şey ifade etmediğini filan söylüyor. Bir de tavsiyesi var: "Benim 'Tabula Rasa', 'Yazınsal Söylem Üzerine' ve 'Mevsimsiz Yazılar' adlı kitaplarıma baksın..." Baktım. Hadi, "Tabula Rasa" meselesinde nasıl çuvalladığını anlatmayayım da, mahcup olmasın... İnce küçümsemeye çalışsa da, her Türk okuryazarı gibi, ben de belli bir "edebiyat bilgisi"ne sahibim ve edebiyatımızın verimlerini izlemeye, okumaya, değerlendirmeye çalışırım. Şiire, şiirin sorunlarına "içeriden" bakan biri olmadım. Ama Türk şiirinin serencamını iyi kötü izledim, "antoloji ve miras"ı kendi ölçeğimde değerlendirdim. Bu arada Özdemir İnce'nin kitaplarını da okudum. Belki gözünden kaçmıştır, daha önce "Mevsimsiz Yazılar"dan yola çıkarak, İnce'nin "gelenek" kavramıyla ilişkisini kurcalayan bir yazı yazmıştım. Şairimiz, gelenekten hazzetmiyor ve "gelenek" sözcüğünü kendisine uzak buluyor. Ayrıca, "gelenekten yararlanmak" konusunda paylanmaktan şekvacı. İki ayrı kitabında "toplam olarak yüz sayfayı bulan altı yedi yazı yazdığı halde" paylanmaktan kurtulamadığını, bu konuda daha çok "sevgili dostu" Hilmi Yavuz'un tacizine uğradığını söylüyor. İnce, "gelenekten yararlanmanın her şair için zorunlu bir koşul" olmadığı görüşünde... Elbette. Bu (yani gelenekten yararlanmak) ayırıcı bir koşul bile sayılmaz, kaldı ki zorunlu olsun... Ama şunu "tekrar belirtmemezlik" edemiyor (alıntılarda rastlayacağınız Türkçe ve dilbilgisi harikaları Özdemir İnce marifetidir): "Bizim gelenekten yararlanmacıların sandığı gibi 'gelenekten yararlanmak' çağdaş şiirin yazıldığı ülkelerde büyülü bir formül değildir." Elbette... İnce "gelenekten yararlanmacılar" diye istihfafla karşılasa da, gelenekten yararlanmacılar "gelenekten yararlanma"nın başlıbaşına bir "kategori"ye işaret etmediğini ve bunun biricik "edebiyat yordamı" sayılmadığını (sayılmayacağını) zaten idrak ediyor. Bunu, İnce gibi derin Tevrat bilgisine sahip, üstelik şiire "içeriden" bakabilen bir şairin/entelektüelin idrak etmemesi tuhaf. Hatta ayıp. Buradan şunu anlıyoruz: Demek ki İnce'nin "gelenek" sözcüğü ve onun çağrıştırdıklarıyla ilişkisi, sorunlu ve marazî bir ilişki... Belki de bu yüzden, "gelenek"in "ideolojik, dolayısıyla politik" bir yanı olduğunu vurgulama gereği hissediyor. "Gelenek"in kötü çağrışımlarından kurtulmak için de, onun yerine "antoloji ve mirası" öneriyor. "Gelenek" sözcüğünün (kavramının) Özdemir İnce gibi düşünenler için ürkütücü çağrışımlarla yüklü olduğunu ben de kabul ediyorum. Gelenek, kısaca, bizden önce yaşamış insanların biriktirdikleridir ve kendisini geçmiş bilgisiyle (tecrübesiyle) tanımlamak/konumlandırmak istemeyenler için zaman zaman ürkütücü olabilmektedir. İnce, "antoloji ve mirası" önererek, gelenek sözcüğünün ideolojik ve politik çağrışımlarından beri kalabildiğini, dolayısıyla gelenekten yararlanmayı "biçim, nostalji, ses, dil ve hava"ya indirgeyenlerden farklı (üstün) olduğunu düşünebilir. Hatta, şiirlerinde gelenekten yararlanmayabilir. Hilmi Yavuz'un dediği gibi, "ister yararlanır, ister yararlanmaz", bu onun bileceği bir şey. Fakat gelenekten yararlanmakla (tersi için de geçerli bu), gelenek bilgisine sahip olmak farklı şeyler. "Gelenek konusunda toplam olarak yüz sayfayı bulan altı yedi yazı yazdığına" ve gelenekten yararlanmamayı bir "tercih" olarak koyduğuna göre, İnce'nin bir gelenek telakkisine, daha doğrusu gelenek bilgisine sahip olması gerekiyor. İnce bu bilgiye ne kadar sahip? Daha doğrusu, sahip mi? Mesele bu... Bunlar, sadece (İnce'nin benzetmesiyle) "gelenek terörü estirenler"in değil, buna karşı çıkanların da bilmesi gereken sıradan bilgiler.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |