|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Tünelin ucu karanlık. Beşiktaş, Galatasaray ve Gençlerbirliği arasında süren şampiyonluk yarışında, şimdilik hiçbiri için tünelin ucundaki ışık gözükmedi. Ben sezon başından bu yana hem takımı, hem yönetimi hem de Lucescu'yu göz önünde tutarak ipi Beşiktaş'ın göğüsleyeceğini umdum ve söyledim. İşin içinde bir 100. Yıl meselesi var ki; bu Beşiktaş için hem avantaj hem dezavantaj. Sezon başında doğrusu Beşiktaş'ın halledilmesi gereken pek çok müşkili vardı. Nouma, Ahmet Dursun, İlhan ne zaman tam kapasiteye varacaklar, sakatlık ve form durumu ne zaman düzelecek, düzelebilecek mi; bütün bunlar soru işareti halinde idi. Ve bundan daha önemlisi epeyce kilo almış olan Sergen takıma faydalı olacak mıydı? Ağır işleyen bir müdafaa vardı? Savunma nasıl dizayn edilecekti? Süratli olan, topu aldımı çizgiye kadar inebilen ve fakat bir türlü orta yapamayan İbrahim gerekli performansı gösterebilecek miydi? Pancu, Kaan Dobra, Ali Eren hepsi birer soru işareti idi. Belki sadece Tayfur, Kaleci Cordoba, Ronaldo ve Tümer banko iyi sayılırdı. Kısacası Lucescu'nun işi zordu. Takımı çekingen hatta korkak ve yavaş oynattığı, risk almayı sevmediği için hoca öteden beri, tenkit ediliyordu. Zaman içinde gördük ki, Lucescu'nun "bir sıfır olsun, bizim olsun" taktiği işlemeye başladı. Beşiktaş kötü oynadığı maçları bile kazanıyordu. Bu haliyle bile Avrupa'da tarihinin en büyük başarısını yakaladı. Bu yürüyüş yönetimi, taraftarı, futbolcuları motive etti. Takım olma yolunda atılan adımlar yerini bulmuştu. Sergen dahi yuvaya döndükten sonra eski günlerini yaşıyor, goller atıyor-attırıyor, takımı taşıyordu. Pancu en faydalı eleman olmuştu. Zago ile Ali Eren birbirini aratmıyordu. İbrahim milli takıma gitmişti. Ancak bu yükseliş trendi çok sürmedi. Tünelin ucundaki ışık kayboldu. Şu son maça bakalım: Hiçbir hedefi ve iddiası kalmamış, bir türlü takım olamamış, gençlere emanet edilmiş Fenerbahçe karşısında oynanan oyun -galibiyete rağmen- umut vermedi. Tam bir düşüş yaşayan İlhan lüzumsuz bir sarı kart görerek cezalı duruma düştü. Ahmet Dursun ondan beter. Nouma bir beleş gol attı, bir tuhaf hareket yaptı ve şiddetle eleştirildi; Pancu dağınıktı. Sergen elinden geleni yaptı ama bu yetmiyor. Fener'in gençleri ellerine geçen fırsatları değerlendirebilselerdi Beşiktaş hüsrana uğrayacaktı. Açıkcası istikbal karanlık. Bu karanlığı kim aydınlatacak? Bize göre hem Beşiktaş hem de Galatasaray ile oynayacak olan Gençlerbirliği. Şampiyonu tayin edecek olan Gençlerbirliği'dir. Bakarsın "siz şöyle çekilin, kupa benim" de, diyebilir. Bakarsın son altı haftadır 1-0 veya 2-1'lik galibiyetlerle bir çıkış yakalayan Fatih Hoca duruma el koyar. Ancak şimdilik "şudur" diyeceğimiz bir netlik yok. Futbolun güzelliği de burada.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |