AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

P O L İ T İ K A

Üst kurul saltanatına IMF bile şaşırdı

Devlet Bakanı Abdüllatif Şener, üst kurulların da bakanlıklar gibi Meclis denetimine girmesi gerektiğini belirterek, "Denetimsizliğe IMF bile şaşırdı" dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Yeni Şafak'ın 'Politik Kahvaltı'sında, Türkiye gündemindeki konularla ilgili açıklamalarda bulundu. Üst kurulların da bakanlıklar gibi Meclis denetimine girmesi gerektiğini belirten Şener üst kurullardaki denetimsizliğe IMF'in bile şaşırdığını söyledi.

Yeni Şafak'ın Ankara Bürosu'nu ziyaret eden Şener, özelleştirmenin kendisinden alınması olayından, üst kurulların denetimine kadar birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Özelleştirme İdaresi'nin kendisinden alınmasıyla birlikte gündeme oturan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, dünyanın her yerinde özelleştirmenin riskli bir konu olduğunu söyledi. Şener, "Özelleştirme her yerde 'kelle' almıştır. Biz de 'kelle' mi verdik, yoksa 'kelleyi' mi kurtardık belli değil" dedi.

'Sözcünün vekili değilim'

İlk olarak, önceki gün yapılan Bakanlar Kurulu'nun ardından "niye açıklama" yapmadığını anlatan Şener, dün gazetelerde yer alan haberleri "komik" bulduğunu söyledi. Şener, "Diyorlar ki, Şener niye açıklama yapmadı. Ben hükümet sözcüsü değilim ki, niye açıklama yapacağım? 'Hükümet sözcüsü yoktu' diyorlar. Ben hükümet sözcüsünün vekili de değilim niye açıklama yapacağım. Önceki toplantıda Başbakan 'açıklama yap', dedi ben de yaptım. Dünkü Bakanlar Kurulu'nda Merkez Bankası'nın sunuşundan başka bir şey görüşülmedi. Karşılıklı değerlendirme oldu. Basına açıklayacak bir şey yoktu" dedi.

'Mülkiyet duygum yok'

Özelleştirmenin kendisinden alınmasıyla ilgili tartışmaların da açıklık getiren Şener, kendisinde 'mülkiyet" duygusunun olmadığını belirterek, "Ben kıyamete kadar, kurumları sırtımda götürecek değilim" dedi. Şener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öyle bakanlar gördüm ki, kendilerine bağlı kurumları dört elle sarılmışlardır. Sanki bu birimler onlarla var olmuştur. Ama şimdi bu bakanları kimse bilmiyor. Önemli olan, bir kişinin bulunduğu yerde işini yapmasıdır. Şu anda Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı sıfatım var. Bir kabine üyesi olmam sebebiyle sorumluluklarım var. Dolayısıyla Türkiye'de yaşayan insanların durumunu iyileştirmek için çalışmaya devam edeceğim."

'Kelleyi verdik mi, kurtardık mı'

Dünyanın her yerinde, "özelleştirmenin riskli bir konu" olduğuna dikkat çeken Abdüllatif Şener, özelleştirme takviminin hazırlanmasında, gece gündüz çalıştıklarını vurguladı. Özelleştirme programıyla ilgili "gerçekçi bir takvim" hazırladıklarını ifade eden Şener, özelleştirme takviminin halen güvenle işlediğini söyledi. Şener, özelleştirme takvimini açıkladığı 13 Ocak'taki basın toplantısında, "Ben bu işe kellemi koydum" dediğini hatırlatarak, "Aslına bakarsanız, özelleştirme her yerde kelle almıştır. Son durumda ben kelle mi verdim, yoksa kelleyi mi kurtardım o da ayrı bir tartışma" diye konuştu.

'Özelleştirme borçları 37 kez yapılandırılmış'

Şener, özelleştirmenin kendisinden alınmasında, firmaların teminat mektuplarını yakmasının etkili olduğuna ilişkin iddiaların da doğru olmadığını söyledi. Şener, bugüne kadar özelleştirme borçlarının tam 37 kez yeniden yapılandırıldığını belirterek, "Teminatların yakılmasıyla ilgili işler rutin işlemlerdir. Bunların hiç birisinden benim haberim yok. Ben bunlarla ilgilenmem bile" diye konuştu.

'Özelleştirme hedefleri tutar'

Şener, 2003 yılına ilişkin özelleştirme hedeflerinin tutacağına inandığını ifade ederek, "Özelleştirme takviminin açıklanmasının ardından, yatırımcılardan yoğun bir görüşme talebi geldi. Bize, bu kuruluşlara kim alacak diyorlardı. Ancak, takvimin açıklanmasının ardından gördük ki, özelleştirme ihalelerine yoğun talep var. Özellikle yabancı yatırımcılar, tavim açıklandından sonra yabancı yatırımcılar benden randevu istemeye başladı" dedi. Şener, Petkim ihalesinin, programın ilk ihalesi olması açısından büyük önem taşıdığını da belirterek, Petkim'e iyi tekliflerin geldiğini bildirdi.

'Üst kurulların denetimsizliğine IMF bile şaşırdı'

Üst kurulların denetim sisteminin değiştirilmesiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade eden Şener, üst kurulların da bakanlıklar gibi Meclis denetimine girmesi gerektiğini söyledi. "Üst kurullardaki denetimsizliğe IMF bile şaşırdı" diyen Şener, üst kurullarla ilgili bir çerçeve kanuna ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Şener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üst kurullarla ilgili asıl sorun, ortak bir kanunun olmaması. Kurulların sayıları herbirinde farklı, nasıl denetleneceği farklı. Üst kurullarla ilgili bir çerçeve kanuna ihtiyaç var. Ücret sistemi ve denetimle ilgili bir çerçeve kanunun oluşması lazım. Bağımsızdır demek, bunlara hiç kimsenin karışamayacağı anlamına gelmez. Bakanlıkların bütçesi Meclis'e gidecek bunların bütçesini kimse karışamayacak. Bu doğru değil. Çünkü bunların parası da kamu parasıdır. Milletin parasını kullanıyorlar. Kamu parasını kullanan herkesin denetlenmesi lazım. Aynı bakanlık bütçesi gibi bunların bütçesi Meclis'e gelmelidir. Ve sorgulanmalıdır. Bunlar sağlandıktan sonra, hükümete karşı mutlaka özerk olmalıdırlar."

'Soruşturma komisyonu oluşturulabilir'

Şener, yolsuzluk konusundaki araştırmaların TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nda toplandığını belirterek, BDDK ve özelleştirme ile ilgili dosyaları komisyona gönderdiğini söyledi. Şener, komisyonun çalışmalarının ardından soruşturma komisyonlarının oluşturulabileceğine dikkat çekti.

'Erdoğan ile işler hızlandı'

Abdullatif Şener, 58. Ak Parti hükümeti ile 59. Ak Parti hükümeti arasındaki farkla ilgili bir soruya ise, "Sayın Genel Başkan'ın Başbakan olmasıyla birlikte, karar alma süreci kısalmıştır" yanıtını verdi. Şener, zorunlu tasarruf kesintileriyle ilgili anapara ödemesinin, bütçe hedeflerini sarsmayacağını ifade ederek, anapara olarak devletin vatandaşlara yaklaşık 1.4 katrilyon lira ödeyeceğini söyledi.

Şener, bu ödemenin, iç piyasada önemli ölçüde canlanmaya yolaçacağını da vurguladı. Şener, ayrıca Irak savaşının sona ermesiyle birlikte, Türk ihracat sektörü daha müsait bir ortamın oluştuğunu söyledi. Şener, "Çevremizdeki normalleşmeden Türkiye çıkar sağlar. Irak ve Suriye'de yeni iş imkanları oluşturulabilir" dedi.

'Savaş ortamını iyi idare ettik'

AK Parti hükümeti olarak, savaş ortamını iyi idare ettiklerini ifade eden Şener, hükümetin savaş ortamında izlediği politikayla, 70 milyon Türk insanının çıkarlarına uygun en iyi pozisyonu yakaladığını söyledi. Şener, "Biz savaştan önce, kamuoyuna, Türkiye'de hiç bir ABD askeri bulunmayacak, Türkiye'de kimsenin burnu kanamayacak, piyasalarda beklenmeyen bir hareketlilik olmayacak, özelleştirme ihalelerine normal dönemden daha fazla teklif gelecek deseydik, bize kimse inanmazdı. Ancak bunların hepsi de oldu. AK Parti iktidarı savaş ortamını iyi götürdü. Bir taraftan uluslararası duyarlılıklara uygun politika izlendi, diğer yandan da 70 milyon insanın çıkarlarına en uygun pozisyonu yakalamıştır" dedi.

'SARS işimize yaradı'

Irak savaşının sona ermesiyle birlikte, piyasalarda iyimser bir havanın oluştuğunu hatırlatan Şener, ekonominin önümüzdeki dönemde daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağını söyledi. Yılın ilk üç ayında döviz kurlarındaki düşüşe rağmen, ihracatta önemli oranda artış sağlandığına dikkat çeken Şener, Uzakdoğu'da ortaya çıkan SARS'ın da, tekstil sektörünün işine yaradığını söyledi. Şener, "SARS, Türk tekstil sektörüne olan talebi patlattı. Özellikle son 10 günde büyük bir talep artışı yaşandı" dedi.

'Piyasalar kırılgan değil alıngan'

Şener, savaş sonrasında piyasalarda yaşanan dalgalanmaları da eleştirerek, Türkiye'de piyasaların "kırılgan" değil "alıngan" olduğunu söyledi. Şener, "Bizim piyasalar kırılgan diyorlar. Aslında kırılgan değil, alıngan. Ufak tefek şeylerden etkileniyor. Savaş döneminde sağlıklı bir bir dönemi geride bıraktıktan sonra, savaş sonrasında bu tür dalgalanmaların olması şaşırtıcıdır. O zaman, piyasalara, savaş döneminde bu kadar alınganlık yapmadınız, şimdi niye yapıyorsunuz diye sorarlar" diye konuştu.

'Faizler düşecek'

Hükümet ile Merkez Bankası'nın ilişkilerini de anlatan Şener, Merkez Bankası'nı sadece fiyat istikrarı ile uğraşan bir kurum olarak algılamanın doğru olmadığını söyledi. Fiyat istikrarı ile büyümenin birbiri ile çelişen politikalar olmadığını ifade eden Şener, "Fiyat istikrarı olmadan sağlıklı büyüme ortamı sağlanamıyor. Şu anda reel faizler yüksek. Ancak Merkez Bankası'nın görüşü de bizim görüşümüz de, önümüzdeki dönemde faizler aşağıya doğru inecektir" şeklinde konuştu.



23 Nisan 2003
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED