|
|
|
|
Maç öncesine baktığımızda Gençlerbirilği bir adım öndeydi. Çünkü yapılanmasını tamamlamış, ligde ve kupada başarıdan başarıya koşuyor, buna ilaveten para sorunu yoktu. Ama... maç başlayıp 90 dakika bittiğinde gördük ki o Gençlerbirliği'nin yerinde yeller esiyordu. Eğer kaleci Gökhan 5 gollük posizyonu önlememiş olsaydı, Gençlerbirliği, Trabzonspor'a karşı tarihi bir yenilgi ile sahadan ayrılırdı. Maçın en önemli tarafı Gökdeniz ile Serkan'ın çekişmesiydi. Bu iki atom karınca dünkü maçta çırpınıp durdular. Ama üzerine Bordo-Mavili forma giyen Karadenizli Gökdeniz öyle bir futbol çıkarttı ki, Serkan'ın esamesi okunmadı. Gökdeniz hem çalışkanlığı, hem akıllı futbolu ve hem de attığı gollerle dünkü maça damgasını vuran futbolcuydu. Sadece Gökdeniz miydi? Gençlerbirliği kalecisi Gökhan'dan da özellikle bahsetmeden geçemiyeceğim. Trabzonspor'un 5 yüzde yüzlük gollük posizyonunu önledi. Yediği gollerde kesinlikle hatası yoktu. Yani, maçı izleyen Şenol Güneş'e Rüştü'nün alternatifi olma konusunda sinyaller gönderdi. Evet Trabzonspor bileğinin hakkıyla 41. Türkiye Kupası'nı kazandı. Bu analarının ak sütü gibi onlara helal olsun. Demek ki; Samet Aybaba, Fenerbahçe'ye gideyim mi, kalayım mı, bocalaması içinde bulunan Ersun Yanal'a oranla dersini daha iyi çalışmış. Son bir cümle de Gençlerbirliği için söyleyeyim. Bu sezon seyrettiğim en kötü Gençlerbirliği'ni bize sundular. O güzelim takım gitmiş, yerinde yeller esen bir Gençlerbirliği görüntüsündeydiler. Dünkü maç onlara ders olursa ne hala. Yoksa... Gerisini kendileri düşünsün.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |