|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Gözlemlerim var. Çevremdeki kişilerden de dinliyorum. Bankalardan şikayet çığ gibi büyüyor. Sözün özü: "Bu sektör hizmet özürlü.
İşte size yaşadığım bir örnek: Bundan 3 yıl önce bir banka şubesine başvurdum. Yatırım uzmanı Aysel hanım paramı iyi değerlendirmem için bana hisse fonu önerdi. Aradan bir hafta geçti. Telefon edip durumu sordum. "Kusura bakmayın paranızı bağlamayı unutmuşum." cevabını aldım. O sıralar borsa hızla yükseliyordu. Paramın bir hafta boşta kalması nedeniyle hayli zarara uğradım. Yine de paramı çekmedim. Aysel hanımın özürleri ve ricası ile fono bağladım. 3 yıl o parayı bir daha ne arayıp ne sordum. Zaten fon sürekli değer kaybetttiği için yatırımım kuşa dönmüştü. Sonra geçen ay çekmeye gittim. Yine bir bayan yatırım uzmanı çıktı karşıma. "Bozduralım yarın gel paranı çek." dedi. Onca yol tepip, işimi gücümü bırakıp ertesi gün bankaya gittim paramı almaya. Zaten o gün ödemelerim vardı. Bayan yatırım uzmanı, ekranına baktı, bir yerlere telefon etti... Ne dese beğenirsiniz: "Ben size yanlış bilgi vermişim. Paranızı yarın çekebilecekmişsiniz.." Sinirlendim, birşeyler söyleyerek tepkimi ortaya koydum. Hiç oralı olmadı. Sadece bana kartını verip, gelmeden önce telefon etmemi istedi. Dışarı çıkınca karta baktım. Bir de ne göreyim. O kadındı. Yani Aysel hanım. Yüzünü unutmuştum ama, ismi aklımdaydı. Üstelik aradan geçen süre içinde terfi etmiş, müdür yardımcısı olmuştu. Hangi banka mı? Cevap veriyorum: Yapı Kredi. Ama bankanın şubesini gizli tutuyorum. "Sırf intikam amacıyla yazıyor" demesinler diye. Tüm banka mağdurları artık sesinizi yükseltin.
Seyirci çok mu terbiyeli!
Beşiktaş, gelen tepkiler üzerine Nouma'yı gönderdi.
Maç esnasında, ağza alınmayacak küfür edenler, sahaya tehlikeli maddeler atanlar çok mu terbiyeli. (Tüm takım taraftarlı için geçerli.) İlk maçta görün, türbinlerden Nouma'ya nasıl destek yağacak.
Savaştan korkup kaçan Almanlar geri geliyor
Batı insanının canı kıymetlidir. Riske girmeyi sevmez. O nedenledir ki, Irak gerginliği ve ve ardından da savaşın yaşandığı mart ayında evine kapandı. Dış gezilere ara verdi. Böyle olunca da ülkemize gelen yabancı sayısı hayli düştü. İşte size somut örnek: Mart ayında ülkemize gelen yabancılar bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,7 gibi çok büyük oranda azaldı. En büyük ricat ise Alman cephebinde olmuş. Geçen yılın mart ayına göre tam 88 bin 568 Alman turist kaybetmişiz. İşin ilginç yanı, mart ayında gelen 118 bin Almana karşılık 126 bin 626 Alman'ın ülkemizden çıkış yapması. Demek ki, daha önce gelenler, ya da ülkemize yerleşenler de savaştan korkup kaçıp gitmişler. İsrail vatandaşları ise mart ayı boyunca hiç ortada görünmedi. Oysa 2002'nin Mart ayında 21 bini aşkın İsrailli Türkiye'yi ziyaret etmişti. Rus ve Bulgar turistler ise savaşa pek aldırmadı. Hatta Rus turist sayısında artış bile var. Turizmle ilgiliyseniz işte size müjde. Seyahat acentaları yetkileleriyle konuştum. Kaçan Almanlar geri geliyor. Bağlantılar yeniden hızlandı. Bu yaz oteller boş kalmayacak.
SORU HATTI
Soru: Türk turizminin dünyadaki yeri nedir? Cevap: Bu yıl ülkemize 11 milyon dolayında turist gelmesi bekleniyor. Aslında bu rakam turizmde gelişmiş ülkelere göre çok düşük. Örneğin Fransa'yı ziyaret eden turist sayısı 71 milyon düzeyinde. Bu rakam İspanya'da 47, İtalya'da ise 36 milyon kişi. Biz henüz komşumuz Yunanistan ile yarışıyoruz. Biz 10 milyar dolarlık turizm geliri hedeflerken, İspanya, Fransa ve İtalya turizm gelirinde 30 milyar doları çoktan geride bıraktılar. Dünya Turizm Örgütü'nün tahminlerine göre 2010 yılında turist sayımız 17 milyona çıkacak. Türkiye bu alanda geleceği parlak ülkelerin başında gösteriliyor.
BİLGİ DAMLACIĞI
Geçen yıl bir milyon 540 bin öğrenci üniversite sınavına girdi. Bunlardan 351 bini devlet 33 bini de vakıf üniversitelerine yerleştirildi. Devletin üniversitelerinde 9 bini aşkın profesör görev yapıyor. Öğretim üyelerinin toplam sayısı ise 26 bini geçiyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |