AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

G Ü N D E M
Türkmenler'in tapusu elinde

Tapu dairesi ve nüfus idaresinin yağmalandığı Kerkük'te Türkmenler, ellerindeki belgelere güveniyor. Türkmenler, "Kerkük'ün yüzde 70'i Türkmendir. Elimizde belgelerimiz de var" dediler.

Irak'ın kuzeyindeki Kerkük kentinde yaşayan Türkmenler, tapu dairesi ve nüfus idaresinin yanmasının, kendileri için bir şeyi değiştirmeyeceğini, ellerinde belgeleri olduğunu belirttiler.

Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinin ardından Kerkük'e giren Kürtler'in, öncelikle Tapu Dairesi ve Nüfus İdaresi'ni yakmalarını, Saddam Hüseyin'in 1977'de Kuzey Irak'taki Arap nüfusunu artırmak için gönderdiği Araplar'ı bölgeden çıkarma amacına bağlayan Türkmenler, "Türkmen nüfusunu az göstermek için böyle bir şey yaptılarsa hiç anlamı yok, çünkü elimizde sağlam belgelerimiz var" dediler.

Ellerinde bulunan ve Saddam Hüseyin yönetimi döneminde verilen nüfus kağıtlarında, memleket kısmında Kerkük yazdığını ve kimliklerde Türkmen olduklarının belirtildiğini kaydeden Türkmenler, ileride yapılacak bir seçimde seçmen olacak Türkmen nüfusunu tam olarak yansıtabilmek için muhtarlardan da belge topladıklarını bildirdiler.

Kentin yüzde 70'i Türkmen

Türkmen varlığının Kerkük'ten silinmesi tehlikesine karşı bulabildikleri her evrakı topladıklarını belirten Türkmenler, "Köyleri ve çevresiyle beraber Kerkük'ün toplam nüfusunun yüzde 70'i Türkmen'dir. Bunu ispat edecek belgelerimiz de var elimizde. Biz burada silahlı Kürt istemiyoruz. Bütün isteğimiz bu" dediler.

Araplar'ın, 1977'de bölgeye yerleştirilmeye başlanması sırasında bazı arazilerine Araplar'ın oturduğunu da belirten Türkmenler, bu tarihten önceki tapularının hâlâ ellerinde olduğunu kaydetti.

Türkmenler, "Elimizde Osmanlı zamanından kalma tapular var" diye konuştular.

'Türkmenler'i kimse yok sayamaz'

Türkmenler'i hiç kimsenin yok sayamayacağını ifade eden Kerkük Ticaret Odası Asbaşkanı Halil İsmail Ağa Bayraktar, Türkmenler'in çok uzun zamandan beri burada yaşadığını belirterek "Türkmenler bu topraklarda Osmanlı'dan önce de vardı. Osmanlı gittikten sonra krallık alttan alta, Baas rejimi açıkça bizi yok etmeye çalıştı. Baas rejimi bir karar çıkartıp arazilerimize el koydu. Ama biz bütün baskılara rağmen çocuklarımıza yine Türkçe öğrettik ve varlığımızı koruduk. Bu topraklarda Türkmenler'i kimse yok sayamaz. Kerkük'te 50 yıl önce yapılan hiçbir binaya ne bir Arap ne de Kürt, 'Burayı ben yapmıştım' diye sahip çıkamaz. Burası bizim toprağımız" dedi.

Türkmenler Kerkük'e dönüyor

Bu arada, daha önce savaş ve diğer nedenlerle Irak'tan kaçarak Türkiye'ye gelen Türkmenler aileleriyle birlikte geri dönmeye başladı. İstanbul ve Ankara'dan otobüslerle Şırnak'ın Silopi İlçesi'ne gelen bir grup Türkmen aile, buradan kiraladıkları araçlarla Irak'ın Kerkük kentine gitmek üzere Habur Sınır Kapısı'na hareket ettiler. Kemal Bezaz, 30 yıldır göçmen hayatı yaşadıklarını belirterek, "Artık yeter, Saddam da gitti. Memleketimizde durum iyi de olsa, kötü de olsa döneceğiz artık" dedi. Bezaz, şöyle konuştu:

"Geride kalan evlerimiz Saddam yönetimi tarafından Araplar'a verildi. İçindeki eşyalarımız da yağmalandı. Türkiye'de durumumuz iyiydi. Ancak, Kerkük bizim memleketimiz. Bizim gibi Türkiye'de kalan tüm Türkmenler geri dönmek istiyor." Dönen aileler arasında bulunan Emel Sönmez ise ABD'nin Irak operasyonundan bir gün önce çocuklarıyla Türkiye'ye geldiğini ifade ederek, eşinin Kerkük'te kaldığını, Kerkük'te durumun düzelmesiyle İstanbul'da kalan çocuklarının da geri döneceğini bildirdi.

KONTROLÜ KYB POLİSİ SAĞLIYOR

Kerkük'te kentin kontrolünü Kuzey Irak'ın Süleymaniye şehrinden gelen Celal Talabani liderliğindeki Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği'ne bağlı polisler sağlıyor. Polisler, bulundukları yerlere IKYB lideri Celal Talabani'nin posterlerini asıyor. IKYB polislerinin arasında üç tane de bayan polis bulunuyor.

Bağdat'ın koalisyon güçlerinin eline geçmesinden kısa bir süre sonra Celal Talabani'ye bağlı güçler, Kerkük'e girmiş, Türkiye buna sert tepki göstermişti. Bunun üzerine KYB güçlerinin önemli bir kısmı geri çekilidikten sonra kentin yönetimi, 7'er kişilik gruplar halinde Türkmen, Kürt ve Arap gruplardan oluşan 21 kişilik bir konseye bırakılmıştı. Kerkük, son günlerde Bağdat'ı yöneteceği belirtilen ABD'li emekli Korgeneral Garner'in "Kerkük Kürt şehridir" açıklamaları ile yeniden gündeme geldi.

"Türkmenler 1959'da katliama uğratıldı"

Kürtler'in 1959 yılında Iraklı komünistlerle birlikte 36 Türkmen'i öldürdüğünü ifade eden Bayraktar, "O zaman bunu yapanlar cezalandırıldı. Kürtler, Türkmenler'in yaşadığı her yeri Kürtleştirmek istiyor. Yeni bir katliam yapabileceklerinden korkuyorum" dedi. Kendisinin de birçok arazisine el konulduğunu belirten Bayraktar, Osmanlı İmparatorluğu'ndan kalma tapu ve ailesine ait nüfus kayıtlarının elinde bulunduğunu söyledi.



27 Nisan 2003
Pazar
 
Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED