T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M

En uçuk müze

Amerikalı çizgi romancı ve gezgin Robert Ripley'in yeryüzünün dört bir köşesinden derlediği garipliklerden oluşan "İster İnan, İster İnanma" Müzesi, Kopenhag'a gelen turistlere kelimenin tam anlamıyla saç baş yolduruyor.

Belirli bir tema üzerine kurulup donatılan müzeler, dünya müzeciliğinde son 30 yılın en dikkat çekici eğilimlerinden birine dönüşmüş durumda. Dünyanın birçok ülkesinde insanların aklına müze denildiğinde "içinde rasgele yığılmış arkeolojik kalıntıların bulunduğu sevimsiz yapılar" gelmiyor artık. Sinema tarihinin unutulmaz filmlerinden yadigar kalan anı eşyalarından insanlık tarihine malolmuş saygın kişiliklerin balmumu heykellerine kadar hemen herşey, çağımızda kendisi için özel olarak hazırlanmış bir müze bulabiliyor.

Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da bulunan "İster İnan, İster İnanma Müzesi" (Believe It or Not!), bu tür "temalı" müzelerin belki de en uç örneklerinden biri. Amerikalı çizgi romancı ve gezgin Robert LeRoy Ripley'in anısına kurulmuş olan bu müzenin ana teması ise "yeryüzündeki her türlü çılgınlar ve çılgınlıklar"... Ripley Müzesi, ele aldığı konuların ziyaretçilere sunumundaki çeşitli zorluklarından ötürü, teşhir salonlarında akla gelebilecek her türlü inter-aktif anlatım yöntemine birarada başvurmuş. Sözgelimi, "İnsan Gariplikleri Galerisi"nde dünyanın en uzun boylu adamı Robert Wadlow'u tanırken, önce Wadlow'un birebir boyutlarda bir balmumu heykeliyle karşılaşıyorsunuz. Bu arada, hemen yanıbaşındaki bir televizyon monitöründe de bu müthiş adamın 1950'li yıllarda henüz hayattayken Ripley Vakfı tarafından yapılan çekimlerinden derleme görüntüleri izlemeniz mümkün. Siz bu dev insana ait özel eşyaları, sözgelimi 54 numara bir ayakkabıyı şaşkınlık incelerken, bir ses kaydı da salondaki hoparlörlerden Wadlow'un diğer özelliklerini size anlatıyor.

İNSANIN AKLINI BAŞINDAN ALIYOR

Ripley'in müzesi, insanın aklını başından alacak nitelikte gösterilerle dolu. Tümüyle metal bir bisikleti en son civatasına varıncaya kadar aşama aşama yiyip yutan bir adamın görüntüleri, gerçek insan kafatasları, güzelleşmek için olmadık yöntemlere başvuran farklı ırklardan kadınların dudak uçuklatan görüntüleri, bir oturuşta yüzlerce yumurtayı ya da sandviçi rahatça yiyen oburluk profesörü insanlar ve daha neler neler... Ripley insana dair abuk subuk ne bulduysa ya bizzat kendisini taşıyıp ABD'ye getirmiş ya da film kamerası ve fotoğraf makinesiyle bir replikasını elde etmiş. Eğer aradığınız şey, faltaşı gibi açılmış gözlerle şaşkınlık çığlıkları atmak ise, herhalde yeryüzündeki hiçbir mekan Kopenhag'da gezme şansı bulacağınız bu müzeden daha iyisini sunamaz sizlere!



20 Ocak 2003
Pazartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED