|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Vizyontele filminin müziklerini yapan Kardeş Türküler,
Hemavaz isimli albümle yeniden
sevenlerinin karşısına çıktı. "Hemavaz"la bir Anadolu turu yapan Kardeş Türküler
grubundan Diler Özer ve
Vedat Yıldırım'la yeni
albümü ve grubun yola çıkış amacını konuştuk.
Ülkemizde ve tüm dünyada etnik müziklere ilgi artıyor. Sizce bu ilginin nedeni nedir? Diler Özer: Bu eğilim 1980'lerde başladı. Bence bunun altında, toplumun beklentisi üzerine dünya müziklerinin ya da kültürlerinin piyasaya sunulması yatıyor. Önce Latin müzikleri iyi bir öğe oldu bu yolda. Daha sonra ise Mısır, Hint ve Pakistan müzikleri hit oldu. Şimdi ise Ortadoğu üzerinden Anadolu müziğine yoğunlaşan bir ilgi söz konusu. Türküleri işlerken nelerin üstünde duruyorsunuz? Vedat Yıldırım: Biz halkların kardeşliği fikrinden yola çıkıyoruz. Çok kültürlülük ve zenginlik, parçalarımızın ana fikri. Bir de önemsediğimiz şey, parçaları yazıldığı dönemin ve kültürün lezzetiyle sunabilmek. Bazı şarkıcılar çıkıp, 'İşte ben şu parçayı, bu denli otantik okudum' diyebilir. Ama biz bu fikre ne katılıyoruz, ne de böyle yaptığımızı iddia ediyoruz. Bir kere türkü, belki yüzlerce yıl önce yazıldı ve bu günle o dönem arasında büyük farklar var. Sen o parçayı nasıl otantik okuyabiliyorsun.. Bizim yapabileceğimiz sadece, parçaların yazıldığı dönemdeki lezzetine daha fazla yaklaşabilmek. Kürtçe, Ermenice gibi dillerde albüm yapmanız, ister istemez kimliğinize siyasi bir hava katıyor. Bu, sizi ne yönde etkiliyor? Vedat Yıldırım: Bu ne yazık ki Türkiye'nin bakışından kaynaklanan birşey. Yani kendi dilinde albüm yapmanın siyasi bir anlam kazanması, yapılan albümlere yasaklar konulması, birçok sıkıntıya rağmen ortaya çıkan albüm ve kliplerin televizyolarda yayınlanmaması ülkemiz açısından bir talihsizlik. Gruptaki arkadaşlarımız biraz daha rahat. Ancak böyle Avrupa Birliği'ne girmek için kabul edilen uyum yasalarının ardından TRT'de gerçekleştirilecek Kürtçe yayınların '1 saat mi, 2 saat mi olsun' diye tartışılması çok komik olduğu gibi insanları psikolojik olarak da rahatsız ediyor. Diler Özer: Bir de şunu ekleyelim buraya. Biz, daha çok geleneksel şarkıları yorumladığımız için bu baskıdan bir nebze uzak durumdayız. Yorumladığımız parçalar daha çok sevgi, göç, ayrılık gibi temaları işliyor. Ancak zaman zaman direkt bir anlam içermese de, dolaylı yoldan siyasi yöne kayan ya da kaydırılan parçalar oluyor. 12 kişilik kalabalık bir grupsunuz. Aranızda nasıl bir ilişki var? Parçaları nasıl seçiyorsunuz örneğin? Vedat Yıldırım: Grubun bir lideri yok. Ama aramızda bir işbölümü var. Örneğin Feryal'in (Feryal Öney) Ermeni müziğine kulak yatkınlığı var. Benim de Kürt müziğine. Ancak grupta herkes, her müziği tanımak durumunda. Hepimiz birçok dil öğrenmeye çalışıyoruz. Kardeş Türküler'in önemli bir özelliği, gruptakilerin tüm müzikleri tanıması. Özellikle son dönemlerde daha geniş bir dinleyici kitlesine sesleniyorsunuz? Popülerleşme, Kardeş Türküler'in çizgisini ne yönde etkiledi? Vedat Yıldırım: Bizim, toplum tarafından daha fazla dinlenilmemezin adı popülerleşme olmamalı. Biz olsa olsa kitleselleştik. Yani halkların kardeşliği çağrımız kitleleri etkiledi ve toplumda cevap buldu. Peki. Gelelim albüme. 1.5 yıllık aradan sonra Hemavaz ile yeniden döndünüz. Yeni albümün işlediği tema ne? Diler Özer: Bizim tüm albümlerimizin genel bir teması var: Halkların kardeşliği. Bu tema, Hemavaz'da da devam ediyor. Kardeş Türküler albümünde Türkiye'nin genel coğrafyasına bir bakış vardı. Ardından Doğu albümü geldi ve onda ülkemizin doğusunu ele aldık. Bu albüm hazırlanırken, bazı dinleyenlerimiz batı yörelerimiz ağırlıklı bir çalışma bekliyorlardı. Oysa bu albüm yine Kardeş Türküler gibi bir Anadolu turu yapıyor. Albümde Alevi deyişlerinden türkülere, Türk ezgilerinden Ermeni ve Kürt halk şarkılarına kadar farklı yörelerden tatlar var. Hemavaz'da daha çok Vizontele müzikleri tarzı, enstrüman ağırlıklı bir hava kokuyor. Geçmiş albümlerinde halk müziği havasını yakalayan KardeşTürküler tarz mı değiştiriyor? Vedat Yıldırım: Vizyontele filminin müziklerini yapmamız, bizi geniş kitlelere tanıtan önemli çalışmalardan biri oldu. Vizyontele albümü de bizim müziğimizin bir parçası. Bu anlamda Hemavaz'da Vizyontele'nin etkisinin hissedilmesi doğal. Grup 12 kişiden oluşuyor ve bu oniki kişiden hepsi bir iki enstrüman çalabiliyor. Herkesin farklı müziklere kulak yatkınlığı var. Böyle olunca bol enstrümanlı bir albüm ortaya çıkıyor. Bu albümde enstrümantallerin seslerini daha fazla yükseltmeye çalıştık. Ancak buna, tarz değişikliği demek zor. Biz grubun bu yapısını da geliştirmeye çalıştık. "HALKLARI YAKLAŞTIRIYORUZ"
Bas darbuka, bongo, el davulu, bodhran, shekere ve zil çalabilen grubun yetenekli üyelerinden Diler Özer grubun misyonunun muhalif olma üzerine kurulu olduğunu savunuyor: "Bizim daha fazla dinlenir olmamız halkların yaklaşması olarak yorumlanmalı. Çünkü bu ülkede Türkler'in haricinde Kürtler, Ermeniler ve diğer uluslar da kardeşçe yaşıyor. Biz sürekli bu zengin kültürü ortaya çıkaran çalışmalar yaptık. Bu zenginliği saklayanlar için de muhalif olmak için varız. Yoksa Kardeş Türküler, 1996'da ilk albümünü yayınladığından beri çizgisinde çok önemli bir değişikliğe gitmedi."
ÖMER ÇAKKAL / İSTANBUL
|
|
|
|
|
|
|
|