T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M

Neşter'in ucu yurtdışında

Yurtdışından 10 ila 20 kat arasında pahalı alınan tıbbî malzeme yolsuzluğuyla ilgili katrilyonluk vurgun yapıldı.

Ankara DGM Savcısı Ömer Süha Aldan'ın, Emniyet'le birlikte yürüttüğü Neşter Operasyonu'nda asıl vurgunun şu ana kadar ortaya çıkarılamayan yurtdışı ayağında olduğu anlaşıldı.

Yeni Şafak'ın, soruşturmayı yürüten savcı, emniyet, gümrük, hastane yetkilileri, ekonomistler ve olayla ilgili bir rapor hazırlayan Prof. Dr. İzge Günal'la yaptığı görüşmeler sonucunda edindiği bilgilere göre 10 ila 20 kat arasında pahalı ithal edilen tıbbi malzeme yolsuzluğuyla ilgili vurgunun boyutları katrilyonlara ulaşıyor. Yolsuzluğun yalnızca SSK'ları değil, Emekli Sandığı, devlet hastaneleri ve yine devlete bağlı tıp fakültesi hastanelerini de kapsadığı belirtiliyor. Fahiş fiyatlarla Koroner Stent ve Defibilatör gibi malzemelerin ithal edilmesinden doğan yolsuzluğun tüm boyutlarının ancak Mali Suçlar Araştırma Kurulu'nun (MASAK) yurtdışından kesin fiyat tespiti ve dış pazardaki satış rakamları üzerine yapacağı inceleme ile ortaya çıkarılabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar, "İthalatçı firmalar sanki malları yüksek fiyatla ithal edilmiş gümrüğe deklare edilmiş gibi gösterse de üretici firmanın fabrika çıkış fiyatıyla ithal fiyatı arasındaki fahiş farkın akibeti ancak MASAK'ın ihracatçı ülkelerden yardım alarak mal-para hareketini izlemekle çözülebilir" dediler.

Savcı Ömer Suha Aldan, soruşturmanın seyri ile ilgili bilgi verirken, "MASAK'ın soruşturmaya dahil olup olmayacağı" yönündeki soruya, "Belki de dahil olmuşlardır" cevabını verdi.

Aldan'ın verdiği bilgilere göre, tıbbi malzemeler ABD, Hollanda ve Fransa menşeli firmalar başta olmak üzere çeşitli Batı ülkeleri şirketlerinden ithal edildi. Bu firmalar arasında Metronik, Ela Medikal ve Johnson&Johnson bulunuyor.

Serbest bölgede paravan şirket

Fahiş fiyatlarla yapılan ithalatın kılıfına uydurulması için çeşitli paravan şirketlerden yararlanılıyor. Bu şirketlerden bazıları serbest bölgelerde kuruluyor. Bu firmalardan biri Antalya Serbest Bölgesi'nde kurulan Novamed firması. Off-shore üzerinden ithalat yaparak ödemesi gereken verginin miktarını en az yüzde yüz oranında düşüren firmaların da bulunduğu belirtiliyor.

Öte yandan yurtiçinde üretim yapan bazı firmaların yaptığı ihracatların da çok daha pahalı tıbbi malzeme olarak Türkiye'ye döndüğü kaydediliyor. Mayıs ayında tıbbi malzeme yolsuzluğuyla ilgili bir rapor hazırlayan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzge Günal'ın verdiği bilgilere göre, Türkiye'de ortopedik malzeme üreten iki firma olan İstanbul'daki Evrenler ve İzmir'deki Hipokrat firmalarının malları direkt alınabileceği halde, devlet bu şirketlerin Johnson&Johnson'a gönderdiği malzemeleri ithal etme yolunu seçiyor. İthalatlarda sevk irsaliyesi üzerinden fazla fiyat belirlendiği için devletin zarara uğratıldığı belirtiliyor. Tıbbi malzemeleri devlete oranla daha ucuza ithal eden özel hastaneler ise aletleri devletten daha ucuza aldıklarını kabul ediyor, ancak kesin fiyat vermekten kaçınıyorlar.

Prof. Dr. İzge Günal, tıbbi malzemelerin yurtdışındaki fiyatlarına ilişkin şunları söylüyor:

"Herşeyden önce Türkiye'de bazı maddelerin temini için ithalata gerek yok. Bazıları burada üretiliyor. Ürünler çok çeşitli olduğu için hepsinin fiyatını bilmek mümkün değil. Fakat ben yurtdışına gittiğim zaman görüyorum. Türkiye'dekinden en az üç-dört kat daha az fiyatlar var. Buna şöyle bir çözüm bulunabilir. Eğer İngiltere'de bir mal bin dolardan satılıyorsa siz de taşıma giderlerini falan koyup burada bin 100 dolardan satacaksınız. Devlet gücüyle bu vurgun önlenebilir."

Tıbbî malzemeler pahalıya alınıyor

İthal edilen tıbbî malzemelerden stentlerin fiyatı bin 715 doları, befibilatörlerden bazılarının 35 bin doları, normal kalp pillerinin ise 5 bin doları bulduğu belirtiliyor. Oysa yurtdışında stentlerin 300-400 dolara, defilatörlerin türüne göre 5 bin dolara ve diğer kalp pillerinin de 500 ile 1000 dolara satıldığı bildiriliyor. Spesifik tıbbî malzeme üretiminin dünyada yalnızca belirli tekeller tarafından gerçekleştirildiği biliniyor. Bu tekeller eğer satın alma talebi varsa gizlilik içinde fiyat belirliyor ve iç piyasada satış yapıyor. Malların bu ülkelerden ihracı için ise aracı firmalara ihtiyaç duyuluyor. Bu aracı firmalar satın alınan malzemeleri 10 kat fazlasına fatura edip Türkiye'de SSK, Emekli Sandığı ve devlet hastaneleri gibi kurumlara satıyor.

'Zekanızı insanlığın hizmetinde kullanın'

Neşter soruşturmasını yürüten savcı Aldan, stent ve MR yolsuzluğuna adları karışan kardiyologların ileri derecede zeki ve iyi eğitim almış doktorlar olduğunu belirterek, "Devleti soymak yerine zekanızı insanlığın hizmetinde kullanın" dedi.

SSK'da ortaya çıkarılan tıbbi malzeme yolsuzluğu ile ilgili "Neşter" soruşturmasında, bu hafta yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Soruşturmayı yürüten Ankara DGM Savcısı Ömer Suha Aldan, firma ve doktorlarla ilgili incelemelerinin devam ettiğini belirterek, yolsuzluğa isimleri karışan bürokratların en kısa zamanda bilgisine başvurulacağını bildirdi.

Aldan, tıbbi malzemelerden olan stent ve MR yolsuzluğuna adları karışan kardiyologların ileri derecede zeki, bilgili ve iyi eğitim almış doktorlar olduğunu bildirdi. Ne yazık ki, bu doktorlardan bazılarının zeka ve eğitimlerini bireysel menfaatleri için kullandığını hatırlatan Aldan, "Bu doktorlara çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen bireysel menfaatlerinizi ön plana çıkarıp devleti soymak yerine, ileri derecedeki bu zeka, bilgi ve eğitiminizi insanlığın hizmetinde kullanın" dedi. Aldan, kirli işlere karıştığı belirlenen doktorların tıp caimasından temizlenmesi gerektiğini vurguladı.

Modern sorgulama

Aldan; özellikle en son gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Prof. Dr. Kenan Ömürlü ile Doç. Dr. Barbaros Dokumacı'nın Türkiye'nin en saygın ve popüler kardiyologları olduğuna dikkat çekti. Bu operasyonda delilden sanığa gittiklerini ve gözaltına alınan kişilerin en modern ve teknik yöntemlerle sorgulandığını anlatırken, "Gözaltından çıktıktan sonra savunma mekanizması ile bazı sanıkların 'manevi işkence gördük' diye polisi suçlaması çok doğal. Ama, tüm sanıklar emniyetten ve mahkemeden ayrılırken bize şükranlarını bildirip öyle ayrıldılar" diye konuştu. Aldan, Neşter soruşturmasında Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi'nde görevli polislerin çok büyük fedakarlıklar gösterdiğini, operasyon nedeniyle günlerce uykusuz kaldıklarını söyledi.

  • EVİN GÖKTAŞ

  •  
    'Vatan'dan doktorlara iftira
    'Amacımız ücretsiz kitap'
    YOK üniversiteyi 'ocak' gibi görüyor
    YÖK'ü eleştiren Prof. Dr. Mustafa Erdoğan, "Bu sistemin arkasındaki zihniyet üniversiteleri resmi ideolojinin şablonuna uygun insan tipi yetiştirme ocakları olarak görmektedir" diye konuştu.
    İşkence ve kayıplara Komisyon'dan gözaltı
    OHAL'den sonra Güneydoğu'da ilk incelemelerini yapan TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleri, kayıp, cezaevleri ve işkence olaylarını mercek altına aldı.
    Amerika yerlileri İslam'a koşuyor
    Kuzey ve Güney Amerika yerlileri, ata kültürlerinin İslam'a dayandığını kanıtlayan belgeleri gün ışığına çıkarıyor. Bu da ABD'nin yerli halklarının yeniden İslam'a dönmesini hızlandırıyor.
    En uçuk müze
    Amerikalı çizgi romancı ve gezgin Robert Ripley'in yeryüzünün dört bir köşesinden derlediği garipliklerden oluşan "İster İnan, İster İnanma" Müzesi, Kopenhag'a gelen turistlere kelimenin tam anlamıyla saç baş yolduruyor.
    100 milyon yıllık sabır: Pırlanta
    Gözleri kamaştıran ve birçok hanımın hayallerini süsleyen pırlantalar, yaklaşık 100 milyon yılda oluşuyor. Kömürün basınçla kıristalleşmesinden oluşan bu değerli taşın bir kratı için 250 ton kaya ve çakıl çıkarılması gerekiyor.
    TAYAD'lıların Ankara yürüyüşü sürüyor
    Gülen davasında sona doğru
    Sessiz dünyalardan ses geldi
    Aralarında çocukların ve yaşlıların da bulunduğu işitme özürlü 138 vatandaş, işitme cihazına kavuştu. İşitme özürlü vatandaşlara işitme cihazı dağıtan Sağlık Daire Başkanlığı, Taksim Metro Tanıtım Merkezi'nde düzenlenen törenle, aralarında çocukların ve yaşlıların da bulunduğu 138 vatandaşa işitme cihazları dağıttı. Sağlık Daire Başkanı Doç. Dr. Ahmet Zeki Şengil, özürlü vatandaşların toplumsal hayata katılımını sağlamak için planlı, disiplinli ve bilimsel çalışmalar yaptıklarını belirterek sosyal projelere önem verdiklerini belirtti. Başta özürlüler olmak üzere yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve yoksullara yönelik bilmsel çalışmalar yaptıklarını belirten Şengil, bu çerçevede özürlüler merkezinde, 16. yüzyıldan beri var olan ancak zamanla unutulan Türk işitme dili programını başlattıklarını, ayrıca belediyenin çocuk yuvalarında da bu dilin öğretmeye başladıklarını söyledi.
  • KAMİL OĞUZ, İSTANBUL Tunceli ve Diyarbakır'daki incelemeler
    TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeleri Gökhan Sarıçam ve Hüseyin Bayındır ise Tunceli Emniyet Müdürü Sinan Salman'ı ziyaret ederek, bilgi aldılar. Komisyon üyeleri, gözaltı ve sorgu odalarında görev yapan polislerle de bir süre görüştüler. Gözaltına alınan yabancı uyruklu bir kişinin Türkçe yazılı ifadesini inceleyen komisyon üyeleri, karakolda tercüman olması karşısında memnuniyetlerini bildirdiler. Öte vandan Muş ve Tunceli'deki incelemelerini bitiren Komisyon Diyarbakır'da incelemelerini sürdürdü, Diyarbakır'da İl Jandarma Alay Komutanlığı'nı ve Emniyeti ziyaret eden Komisyon Başkanı Mehmet Elkatmış ile üyeler Emniyet Müdür Vekili Atilla Çınar'ı la bir süre görüştüler. Komisyon Başkanı Elkatmış, "İncelemelirmizde herşeyin gayet modern olduğunu gördük" dedi. Komisyon üyeleri daha sonra Diyarbakır Adliyesi'ne geçerek, Başsavcı Sait Gürlek ile de görüştü.

  • 20 Ocak 2003
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED