|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Okuyan: Siyaset insan kimyasını değiştiriyor Deneyimlerini bir dizi kitapta toparlamaya çalışan Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Yaşar Okuyan, "Politika insan kimyasını değiştiriyor. Herkes sizi nasıl sevdiğini anlatır. Önemli olan şımarmamak" dedi.
YOLSUZLUKLARI BEN DE TESADÜFEN ÖĞRENDİM Türk siyasetinin önemli isimlerinden Çalışma Sosyal Güvenlik eski Bakanı Yaşar Okuyan, MHP'de başlayan politika hayatına yine MHP'de son verdi. Uzun yıllar ANAP'ta siyaset yapan Yaşar Okuyan, eski Genel Başkan Mesut Yılmaz'la yaşadığı sorunlar nedeniyle 3 Kasım seçimlerine MHP'den girmişti. MHP'nin baraj altında kalmasıyla kendisi Meclis'e giremedi. Kongreye hazırlanan MHP'ye üyelik yenilemek için şimdiye kadar başvurmayan Yaşar Okuyan üyelik yenilemeyi de düşünmüyor. Neşter operasyonuyla gündemdeki yerini koruyan Okuyan, siyasetteki çarpıklıkları bir dizi kitap halinde yazmaya başladı. Okuyan, "Söz Meclisten İçeri" isimli bir televizyon programıyla eski mesleği medya dünyasına yeniden adım attı. Geçen ay Habertürk'ten TV 8'e transfer olan Okuyan'a bu programda, eski milletvekilleri Rıdvan Budak ve Nesrin Nas da eşlik ediyor. Okuyan, Neşter operasyonu nedeniyle de gündemdeki yerini koruyor. Okuyan, sağlık sistemindeki büyük yolsuzluk çarkını kendisinin de bir tesadüf sonucu öğrendiğini söylüyor. Bu konuda tehditler aldığını belirten Okuyan, "Yolsuzluk yapanlar cüretkar davranıyor, çıldırma noktasına geldim. Yolsuzlukları anladığımda acaba şaka mı yapıyorlar, belki de bir tertip düzenlediler sandım" dedi. Yaşar Okuyan, parlamento dışındaki hayatını Yeni Şafak'a anlattı. Televizyonculuğu sevdiniz mi? - 22 yıllık gazetecilik geçmişim var. Sürekli basın kartı sahibiyim. Kendi mesleğim sayılır. Canlı yayında haftanın güncel olaylarını değerlendirmek önemli bir iş, keyif alıyoruz. Üç, dört televizyon kanalından teklif geldi. TV 8'de karar kıldık. Bizim zamanımızda televizyon yoktu. Arkadaşlar acemiliği atmamıza yardımcı oldular. Anılarını yazma hazırlığı yapan politikacılarımız var. Sizin böyle bir düşünceniz var mı? - Beş, altı tane kitap çalışmam var. Henüz tamamlamadım ama ilk önce "Siyasetin Fıkra Gerçekleri" bitecek gibi. Bu kitapta gördüğümüz yaşadığımız duyduğumuz fıkra gibi olaylar var. Hepsi gerçek olan konuşmalar. Demirel'den, Yılmaz' a birçok kişi var. Karadeniz fıkralarını aratmayacak yaşanmış olaylar. "Siyasetin Acı Gerçekleri" başlıklı kitapta ise 12 Eylül ihtilali ve sonrası yaşanan olayları, iki yıl cezaevi hatıralarımı anlatacağım. Önemli olduğunu düşünüyorum. "Siyasetin Başka Gerçekleri"nde ise güncel olayları anlatacağım. Soygun, vurgun, rüşvet, hırsızlık, yolsuzluk ve israf, istismar, suistimal hepsi olacak. Çok tartışma yaratacak bir kitap olacak. Son kitapta da sosyal güvenlik araştırmaları yapıyorum onları yazacağım. Aktif politikadan uzak kaldınız. Tekrar Meclis'e girmek istiyor musunuz? - Tekrar siyasete girmem için izlemem lazım. Benim ANAP ile bir sorunum olmadı. Mesut Yılmaz ile ilgili sıkıntılarım oldu ve sonunda ipler koptu. İktidarın 1,5 yıl sonraki durumu merkez sağı belirleyecek. Şu anda izliyorum. Mesela ANAP'ta kimsenin birbirinden haberi yok. Beklemek en doğrusu. AK Parti hükümetini nasıl değerlendiriyorsunuz? - 3 Kasım seçimleri öncesi siyaset dibe vurmuştu. Türkiye de sandığa döküldü. 3 Kasım'da AK parti yüzde 34.6 oy aldı. 365 milletvekili çok önemli bir başarı. Rahmetli Özal, 287 milletvekili ile tek başına iktidardı. Sayın Başbakan "iktidar olamadık" dedi. CHP'nin de 177 milletvekili var ama onlar da muhalefet olmayı başaramadı. AK Parti'nin en önemli sorunu vatandaşla olan iletişim kopukluğu. Yaptıklarını halka anlatamıyor. Bu hükümetin ülkenin geleceği için başarıya ulaşmaya ihtiyacı var. Biraz zaman vererek neler yapılacağını görmek gerekmez mi? - Politika insan kimyasını değiştiriyor. Çünkü size gelenler bir anda "aman bakanım biz sizi şöyle seviyoruz böyle beğeniyoruz" der. Herkese bu söylenir ama önemli olan şımarmamak. - İktidar yolsuzlukları ortaya çıkarmak konusunda iddialı. ÇEAŞ ve Kepez bunun son örnekleri. -ÇEAŞ ve KEPEZ'e yapılan müdahale tamamen yasaldır. Usûle uygun ama usûl dediğimiz hırsızlık. Tedbir almak bile usûle aykırı. Bunlar geç kalınmış yanlışların üstüne gidilmesi. Başbakan'ın bürokratik oligargarşiden kastı bu olabilir mi? -Sayın Başbakan yüzde yüz doğru söylüyor. Oligarşik bürokrasi var ve ülkeyi bürokrasi yönetiyor. Biz "şöyle yapalım" diyoruz. Bürokrat, "olmaz efendim usûle aykırı" diyor. Yapmak istediğinizi yapamıyorsunuz. NEVİN ŞAHİN ANKARA
|
|
|
|
|
|
|