AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Anlaşılmamak mı daha kötü, yanlış anlaşılmak mı?

Dün bu köşede bir fotoğraf çıktı. Fotoğrafın ne olduğu, ne anlatmak istediği pek anlaşılamadı çünkü yatay olduğu halde dikey şekilde basılmıştı.

Aslı şudur: Tek araçlık bir park yeri yapılmış, park tabelası da konulmuş, yalnız, park yerinin tam orta kısmında bir direk bulunuyor. Anlaşılamayışının sebebi, orta yerdeki direğin kısmen gözüküyor olması.

Bu hata nereden kaynaklandı, oraya gelelim. Mâlûm, 1 Temmuz "Kabotaj Bayramı" olarak kutlanıyor. Her ne kadar ülkemizin üç tarafında dört deniz olmasına rağmen, denizcilikte geri kalmışsak da kayıtlarda böyle bir bayram mevcut.

Park fotoğrafından önce orada başka bir fotoğraf vardı, değiştirdik. Okurumuz M. Eraslan'ın gönderdiği fotoğraf, günün anlam ve önemine son derece uygundu. Bir delikanlı, yurdumuzun gösterişli heykellerinden birinin yanına gitmiş, heykelin elini öpüyor. O sırada çekilmiş şık bir fotoğraf. Altına da şu diyaloğu yazdık:

- Kabotaj Bayramın kutlu olsun Atam!

- El öpenlerin çok olsun evladım!

Bu haliyle bir anlam ifade ettiği düşüncesindeydim.

Ne var ki safiyane kanaatler bazen yanlış anlaşılabiliyor.

İçeriden bir uyarı geldi. Yazı İşleri Müdürü Yusuf Ziya Cömert, bu fotoğrafı değiştirsek iyi olur dedi.

Olurdu olmazdı tartışmasına girmedik. Sadece ayak üstü kısa bir değerlendirme yaptık.

Kimilerinin, öküz altında buzağı aradığına dair ciddi deliller çıktı ortaya.

Bu delillerden biri, Hürriyet'in o günkü (1 Temmuz) sürmanşetiydi.

Ardahan'ın Damal İlçesi Yukarı Gündeş Köyü'ndeki Karadağ'daki gölge haberi... Kürşat Bumin, konuyu dünkü yazısında enine boyuna işledi. 29 Haziran Pazar günü 18.10'da beliren gölge, Atatürk'ün siluetine çok benzediği için "Atatürk'ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri" yapılıyor, bando mızıka eşliğinde marşlar çalınıp söyleniyor, saygı duruşunda bulunuluyormuş.

Tam o sırada gölgeden habersiz bir çobanın koyunları, dağın yamacında beliriverince, törende bulunan CHP milletvekili Ersan Öğüt, bunun bir rezalet, bir terbiyesizlik olduğunu söylemiş ve o dağın koruma altına alınması için kanun teklifi verdiğini belirtmiş.

İşte sözünü ettiğim en baba delil budur arkadaşlar. Bu durum karşısında ısrar etmek, hayır bu fotoğraf yanlış anlaşılmaz demek abesle iştigaldir. Tamam değiştirelim, yerine şu park yeri resmini koyalım deyip işi hallettiğimizi zannetmiştik. Fakat sonuçta, yanlış anlaşılabilecek bir fotoğraf yerine hiç anlaşılmayacak bir fotoğraf çıkmış oldu, affınıza sığınırım.

Heykel Atatürk'ün değil de Mimar Sinan, Piri Reis, Barbaros, Fatih Sultan, Orhan Gazi yahut Orhan Veli heykeli olsaydı, şüphesiz herhangi bir mesele söz konusu olmazdı. İhtimali bile kimsenin aklına gelmezdi. Demek ki memleketimizde hâlâ heykeller arasında bir ayrım yapılmaktadır. Dağlar, gölgeler ve siluetler arasında da... Biz bu kafayla Avrupa Birliği'ne gireriz ama, nahıl gireriz! (Nahıl, nah ile nasılın harmanıdır.)

Öyle böyle derken, Kabotaj Bayramı geride kaldı, geldik temmuzun üçüne.

İyi de eğri oturup doğru konuşalım şimdi. Şu çizdiğimiz tabloda, söyler misiniz heykelin resmini çekenin, yayınlamak isteyenin ve de heykelin suçu ne?

HİKAYE DERGİSİ

"Hayatta ayrıntıyı, ayrıntıyı öyküde keşfedin" diyen bir ekip, Ahmet Sait Akçay yönetiminde yeni bir dergi çıkardı: Eylül Öykü.

Rasim Özdenören ile Türk Öyküsünün Modernleşme Serüveni Üzerine yapılan konuşmayla başlayan dergide, Feridun Andaç, Müge İplikçi, Hilal Kaplan, Serkan Işın, A. Sait Akçay, Mustafa Miyasoğlu, Mehmet Batur, Özcan Karabulut, Duygu Güles ve İ. Murat Çakmakçı'nın imzalarına rastlıyoruz.

İlk sayılara mahsus bir heyecanla olsa gerek, baştaki cümleyi şöyle okumuşum: "Hayatta ayrıntıyı, ayrıntıda öyküyü keşfedin." Meğer öyle değilmiş, yazarken farkettim.

Eylül Öykü/0212.6312280

HALK BANKASI'NIN H'SI

Önceki hükümetlerin bakanları arasında, masasına konulan evrakı okuyup da imzalayan biri yok galiba.

Hüsamettin Özkan da önüne gelen belgeleri okumadan imzaladığını açıkladı.

Bir şey daha söyledi Özkan: "Halk Bankası'nın H'sından haberim yok..."

Nasıl oluyor, anlamak zor.

O halde, nasıl söylüyor, "Alk Bankası" şeklinde mi?


3 Temmuz 2003
Perşembe
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED