AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Yeni kitap düzeni

İzlemiş olanlar hatırlayacaktır: "Mesajınız var" (You've got mail, 1998) filminde, Meg Ryan'ın canlandırdığı tip, eskiden her mahallede bulunan küçük bir kitapçıda çalışır; Tom Hanks ise bütün ülkeyi 'satış bölgeleri' olarak gören dev bir kitapçı zincirinin yöneticisidir. Filmin sonu 'romantik' biçimde tatlıya bağlansa da, gerçek hayatta işlerin farklı geliştiğini Şikago'ya geldiğimde anladım. Kitap zincirleri mahalle kitapçılarını yok etmiş...

"Önemsiz" ve "Bize ne?" mi dediniz? Hem önemli, hem de fena halde bizi de ilgilendiriyor... Bağımsız kitapçılar hızla yokolduğu ve yerlerini kişilikten yoksun dev kitap mağazalarına terk ettikleri için, ABD'de, kültür üzerinde belirleyici, hatta tek seçici yepyeni bir yapı ortaya çıkıyor: Dev şirketler... Sahipleri belirsiz bir-iki şirket, hangi konularda kitap yazılacağına, hangi yazarın ne kadar kazanacağına karar veriyor bugün. Bağımsız düşünen, aykırı konuları irdeleyen farklı yazarların bu cangılda boy vermesi artık zor... Bizde yayınlanan kitapların neredeyse yarısının Amerikan kökenli olduğunu düşünün; bu durum elbette Türkiye'yi de olumsuz etkiliyor...

Geçen ay iki büyük kitap olayı yaşandı Amerika'da: Önce, Hillary Clinton'un 'Living History' (Yaşayan Tarih) başlığını taşıyan Beyaz Saray anıları çıktı, ardından da İngiliz J. K. Rowling'in 'Harry Potter' dizisinin beşinci bölümü 'Order of the Phoenix' (Phonix Tarikatı)... Bn. Clinton'a yayıncısının sekiz milyon doları peşin ödediği biliniyor; Rowling daha da fazla peşinat alıyor yayıncısından... Her iki kitap da, çıktıkları ilk günden itibaren yazarlarına ödenen parayı hak eden satış rakamlarına ulaştılar...

Olan şu: Yayınevi, ülkenin her tarafında kitap mağazaları bulunan şirketlerle, büyük süpermarket zincirleri ve üyelerine tenzilâtlı satış yapan mağazalarla anlaşıyor... Köşedeki başı dik kitapçı amcanın ancak üzeri fiyattan sattığında medâr-ı maişet motorunu çalıştırabileceği kitapları, o mağazaların müşterileri büyük indirimlerle alabiliyor. Üzeri fiyatı 29.99 olan Harry Potter kitabını, Barnes and Noble'dan yüzde 40 indirimle alabiliyorsunuz; tenzilâtlı satış mağazası Costco ise 15.99'dan satıyor aynı kitabı...

Tabii, böyle çok satan kitaplarla birlikte kitapseverlerin alış-veriş alışkanlıkları da değişmeye başlıyor; şimdikine benzer kitap furyası dönemlerinde, âlâ-yu vâlâ ile, birkaç köşebaşı kitapçısı daha kepenk indirmek zorunda kalıyor. Sonuç belli: Şikago'da olduğu gibi kitapseverlerin önünde birbirinden hiçbir farkı bulunmayan iki seçenek kalıyor. Ya Borders'dan alışveriş edecek, ya da Barnes and Noble'dan...

Böyle bir yayın ve kültür ortamında dişe dokunur kitap bulmak da giderek zorlaşıyor. Nitekim, çıktığım kitap seferlerinde kapağından içeriğine hepsi birbirine benzer yüzlerce kitapla karşılaştım; almak için pek azı içimi tutuşturdu. Kapağını açıp içine bir göz atınca, çoğunun, birbirinin kopyası olduğu o kadar açık ki... Sansasyonel, belli bir dünya görüşünün yayılmasına hizmet edecek, incir çekirdeğini doldurmayan yüzlerce, binlerce kitap çıkıyor Amerika'da...

Herhalde bu yüzden olacak, kitapseverler, geçmişin 'bağımsız yazar' döneminin ürünlerine yönelme eğilimine girmişler. Upton Sinclair'in, John Steinbeck'in, hatta Rex Staut'un romanlarının yeniden moda olacağını, kitaplarının mağazaların en mutena raflarında sergileneceğini ölsem düşünemezdim...

Ara sıra burada kitap tavsiye ediyorum; günlük yorum yaptığımda iki haftada bir beğendiğim eserleri ekrandan da duyururdum. Acaba, tavsiye ettiğim kitapların satışı ne kadar etkileniyordur, dersiniz? Yüz? Bin? Herhalde anca o kadar... Gelin de kendi adıyla televizyon programı yapan Oprah Winfrey'i kıskanmayın bakalım? Steinbeck'in 'East of Eden' (Cennet Yolu) romanından bir programında söz edip kitabı yeniden modalaştıran Oprah olmuş; programda "Alın, okuyun" diye tavsiye etmesinden sonraki hafta içerisinde, Cennet Yolu'nun satışı 1.000.000 (Evet, bir milyon) adedi geçmiş...

Amerikan kitap piyasasında yaşanan gelişmeyi rakamlarla ifade etmek de mümkün. Bir önceki Harry Potter kitabı 2000 yılında çıkmıştı; satışın yüzde 38'i zincir ve tenzilât mağazalarından, yüzde 33'ü kitapçılardan, yüzde 10'u online yapılmıştı. Bu defa daha ilk gün beş milyon adet satıldı yeni Harry Potter; Barnes and Noble 900 bin, Borders 750 bin, Books-a-Million zinciri 100 bin adet sattı. Artık kitapları kitapçı amcadan almıyor Amerikalı kitapsever...

Bu sebeple de, raflar, şimdinin moda siyaseti 'neo-con' çizgisinde kitaplarla ziyan ediliyor. William Kristol, ya yalnız başına ya arkadaşlarıyla ortak kitaplar çıkartıyor; o yetmiyor yönetimden isimlerin yakınları da bilgisayar başına oturup kitap yazıyor. Bernard Lewis gibi eski 'dostlar' da ödüllendiriliyor yeni kitap düzeninde. Kitap yazmak aynı zamanda maddi açıdan ödüllenmek anlamına da geliyor çünkü... Zincirlerde veya tenzilât mağazalarında görünür bir rafta yer alırsanız, başka hiçbir iş yapmadan geçinebileceğiniz satış rakamlarını garanti ediyorsunuz...

Size son bir şey söyleyeyim de üzerinde düşünün: "Yeni dünya düzeni kuruyoruz" diye yola çıkanlar, desteklerini, arkalarındaki 'yeni kitap düzeni'nden alıyorlar...


3 Temmuz 2003
Perşembe
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED