|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye'nin ve ABD'nin stratejik çıkarları tahlikeli bir şekilde ayrılıyor. İngiliz haftalık dergi 'The Economist'te yayımlanan ve Süleymaniye'de Türk askerlerinin tutuklanmasının Türk-ABD ilişkilerine olan etkilerini tartışan 'A Partnership at Risk' başlıklı makalede, 50 yıllık Türk-ABD stratejik ortaklığıyla ilgili özetle şu görüşlere yer verildi: "Türk Parlamentosunun 4 ay önce ABD askerlerinin ülkedeki üsleri kullanmasını öngören tasarıyı oybirliği ile reddetmesiyle yarım asırdan fazla süren stratejik ortaklık ilk kez bu kadar sarsıldı. Bu karardan sonra iki taraf da ortaklığı çeşitli şekillerde onarmaya çalıştılar. Ancak son olaylar tüm çabaları boşa çıkardı. Türk Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, 11 Türk askerinin Kuzey Irak'ta ABD askerlerince tutuklanıp esir muamelesi yapılmasını iki NATO müttefiki arasındaki "en ciddi kriz" olarak niteledi. "Stratejik ortaklık" sözü şimdilik pek duyulmuyor. ABD Hükümeti tutuklanan Türk askerin sanıldığı kadar "masum" olmadıkları iddiasını sürdürüyor. Durum ABD'lilerin iddia ettiği gibi bile olsa, Türk yetkililer ABD'nin diplomatik kanalları kullanabilmesi gerektiğini ve Türk askerleri düşmaca tavırlara maruz bırakmamış olması gerektiğinin altını çizdiler. ABD Dışişleri Bakanlığındaki diplomatlar Türklerin bu görüşüne fazlasıyla katılıyorlar. Ancak, ortaya çıktı ki, Pentagon onları gölgede bırakıyor. Soğuk savaş sonrası gelen ayrılık Gerek Türk kamuoyu gerekse Türkiye'nin önde gelenleri Pentagon'un, tezkere krizinden dolayı Türkiye'nin cezasını kesme girişiminde olduğunu düşünüyor. Ancak işler bu kadar basit değil, daha derinde çok daha ciddi bir durum sözkonusu. İki ülkenin stratejik çıkarları soğuk savaşın bitiminden sonra yavaş yavaş ayrılmaya başladı. Türkler savaş sonrasında ortaya çıkan gelişmelerden hiç de memnun değiller, zira Kürtleri memnun etmek için, Türkiye yavaşça ve elaltından ama kesin olarak Kuzey Irak'tan tasfiye ediliyor. LONDRA / NTVMSNBC Kriz daha da tırmanabilir Tutuklanan askerler, Kuzey Irak'taki iki Kürt fraksiyon arasındaki çatışmaları ve ateşkesi gözlemlemek için 1996'da bölgeye konuşlanan Türk Özel Timinin üyeleriydiler. ABD ise, bu askerlerin petrol zengini Kerkük bölgesinin valisini öldürme girişimleri içinde olduklarını iddia etti. Hatta bu özel tim üyelerinin, 'Türkmen Cephesi' olarak bilinen etnik Türkmenlerin kurduğu milislerle işbirliği içinde bölgedeki Türkmenleri Iraklı Kürtlere karşı silahlandırdığı iddiası öne sürüldü. Bu Türkiye genelinde savaştan beri yükselişte olan Amerika karşıtı hisleri iyice artırdı. Hele bir de 1915 Ermeni Soykırımı tasarı Kongre'den geçerse, durum çok daha sertleşebilir. Ahmet Aga: Bremer hükümetini tanımıyoruz
Bağdat'ta oluşturulan geçici hükümetteki isimlerin kendileri için sürpriz olduğunu dile getiren Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Sanan Ahmet Aga, bu durumun endişeye yol açtığını söyledi. Türkmen temsilcisi diye açıklanan bayan sanatçı Şengül Şapuk'u temsilci olarak kabul etmediklerini belirten Aga, Türkmenlerin ve ITC'nin çökertilmek istendiğini ileri sürdü. ITC olarak 80 yıldır Irak milletinin uğradığı haksızlıkları telafi etmek için Irak milletiyle omuz omuza mücadele verdiklerini söyleyen Aga, bu mücadelede muhalefetin içte ve dışta yaptığı toplantılara katıldıklarını söyledi. Aga, "Nerede olursa olsun bütün dünyada muhalefetle birlikte Irak'taki diktatörlüğün sonunun gelmesi, Irak'a özgürlüğün gelmesi, hakkımızı eşit olarak kullanma umuduyla çalıştık " dedi.
|
|
|
|
|
|
|