|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Tasarı işkence özürlü Türk Ceza Kanunu taslağını "işkence" yönünden eleştiren İnsan Hakları Danışma Kurulu, tasarıda işkencenin tanımının yapılmadığını, oysa işkence ile mücadelenin tanımının yapıldığına dikkat çekti.
İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun bir ay önce oluşturduğu komisyonlar, dünkü toplantıda taslak raporlar sundular. Kişi güvenliği ile ilgili komisyon işkencenin önlenebilmesi için çeşitli önerilerin yeraldığı bir rapor hazırladı. Raporda, yeni hazırlanan TCK tasarısında işkence suçu ayrı bir başlıkla yer alırken, işkence eylemlerinin tanımlanmadığına dikkat çekildi. Raporda, işkence ve kötü muamele suçunu düzenleyen maddelerde ceza üst sınırlarının yükseltilmesi, dava açılması için idari izin alma gereğinin kaldırılmasının ve cezaların ertelenemeyecek olmasının olumlu düzenlemeler olduğu belirtildi. Radikal öneriler İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun raporunda işkencenin önlenmesiyle ilgili olarak şu öneriler dile getirildi: Cumhuriyet Savcılarının yasalarda belirtilen yetkilerini kullanması sağlanmalı. Hazırlık soruşturmasına ilişkin yaşanan görev ve yetki karmaşasının çözümü için görev ve özlük hakları bakımından Cumhuriyet Savcılığı'na bağlı olarak çalışacak adli bir kolluk oluşumu mevzuatta düzenlenmeli. Gözaltı sürecinden başlayarak müdafi tayin hakkı, DGM kapsamındaki suçlar dahil olmak üzere ayrımsız ve koşulsuz sağlanmalı. Gözaltı süresi ile ilgili olarak DGM görev ve olağanüstü hal bölgeleri için ayrı hukuk yaratılmasından vazgeçilmeli. İşkence tanımını içeren resmi belgelerdeki çeviri eksiklikleri giderilmeli. BM İstanbul Protokolü, iç hukukta resmi belge olacak şekilde yeniden düzenlenmeli. İşkence suçlarında yapılan yargılamalarda zaman aşımı hükümleri uygulanmamalı. Yakalamadan hemen sonra sanığın yakınlarına haber verilmeli. Yakalama anından itibaren susma hakkı tanınmalı. Tüm gözaltı birimleri ve adliyelerde görüşme odaları kurulmalı. Mevzuattaki "şüphe edilen kişi" kavramı keyfiyete neden olduğundan önüne geçilmeli. Kadın zanlıların sorgulanmasında en az bir kadın görevli bulundurulmalı. Zanlı savcılık/hakim önüne çıkarıldığında sorgulayanlar dışarda bırakılmalı. Suç işleyen kamu görevlilerine verilen disiplin cezaları uluslararası sözleşmelerle ve eylemleriyle orantılı olmalı. İşkencenin tespitinde önemli yeri olan adli tıp uzmanlarının sayısı artırılmalı. Adli muayene ücretsiz olmalı. Adli Tıp Kurumu özerk olmalı Doktor ve sanık güvenlik güçlerince baş başa bırakılmalı. Raporlar sanıklara verilmeli.
|
|
|
|
|
|
|