AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

G Ü N D E M

Çiller, yanlış kişilere danıştı

Süleyman Demirel'li DYP'nin önde gelen isimlerinden Nahit Menteşe, DYP'nin seçim başarısızlığından Tansu Çiller'i sorumlu tutarken, "Bizi dışladı, yanlış kimselerle istişare etti" dedi.

Nahit Menteşe, gençliğinde AP'de başladığı siyasi hayatını Süleyman Demirel ile birlikte sürdüren "çekirdek ekip"in üyelerinden biri. AP'den Zincirbozan'a, oradan yeniden DYP ile siyasete Demirel ile birlikte yürüyen Menteşe, DYP'de Tansu Çiller döneminin başlamasıyla, siyasetten de kopmaya başlamıştı.

Bugünlerde aktif siyasetten uzakta "kitaplarla" gününü geçiren Menteşe, DYP'yi ve DYP'li Türkiye dönemlerini Yeni Şafak'a anlattı:

Büyük sıkıntılarla kurulan DYP, 3 Kasım'da parlamento dışında kaldı. Sizce sorumlu kim?

Yönetimde ciddi hatalar oldu. Bu da AKP'nin güçlü gelmesine neden oldu. Çiller bize danışmıyordu, bizi dışladı ama biz kendimizi feda ettik, yanlış kimselerle istişare etti.

Çiller ile Demirel arasında gerginlik yaşandı...

Demirel'le soğuk rüzgarlar esti. Halbuki onu bulunduğu noktaya getiren en büyük desteği veren Demirel'di.

Çiller-Yılmaz hükümeti neden çok kısa sürdü?

Mesut Yılmaz çok hatalıydı. Ortaklık kurduğu partinin genel başkanını Yüce Divan'a göndermek için, ciddi olmayan önergelerle, siyasi ahlaka yakışmayan hareketlerde bulundu. Ülke meselelerine ağırlık verilseydi Anayol hükümeti yaşardı. Mesut Yılmaz grup konuşmaları ve izlediği yolla sıkıntı yaşattı.

DYP'de Ağar dönemini nasıl görüyorsunuz?

Mehmet Ağar'ın DYP Genel Başkanı seçilmesini destekleyenler arasındaydım. İhtiyaç duyarsa, yardımcı olurum.

Aktif siyasetten uzakta neler yapıyorsunuz?

Artık mesleğim kitap okumak. Meclis kütüphanesinde kitap okuyorum. Kendi kütüphanemi de elden geçirip tasnif edeceğim. Bir kısmını Adnan Menderes Üniversitesi Kütüphanesi'ne bağışlayacağım.

  • NEVİN ŞAHİN ANKARA

    Demirel ve Çiller'i uyarmıştım

    12 Eylül gecesi askerler kapısını çaldığında, Nahit Menteşe de, yanındaki askerlerle birlikte dönemin Başbakanı Demirel'in Güniz Sokak'taki evinin kapısını çalmıştı. Zincirbozan'a birlikte gittiler, daha sonra DYP'yi birlikte kurdular. 28 Şubat'ın gelişini de Demirel'e o haber verdi. Menteşe, "darbeli siyaset"in bilinmeyen yönlerini şöyle anlattı: "28 şubat sürecini hisset-tim ve dile getirdim. İhsan Göksara'nın cenazesinde askerin tavrını anlamak zor değildi. Çiller'e, askerin durumunu beğenmediğimi belirttim. RP'li bazı arkadaşları uyardım. Demirel'e durumu ona da ilettim. Bir süre sonra da 28 Şubat süreci başladı. Darbe olabilirdi. Askerin el koymasını isteyenler vardı. Bu, çabalarımızla engellendi. Erbakan tecrübesiyle buna karşı tedbirli olmalıydı." "... Tüm ihtilaller de Atatürk ilkeleri bahane edilerek yapıldı. Askerin içine giren birtakım unsurlar vardı, askeri tahrik etti. CHP hem askeri hem de sokağı tahrik etti. Adeta ihtilalin içinde yer aldı ve İnönü de inkar edemedi. 'Biz bu ihtilalin ne içindeyiz, ne de dışındayız' dedi. 1960 öncesinde MGK olsaydı hükümet askerden bir ses alabilirdi ve ihtilal olmazdı."



  • 15 Temmuz 2003
    Salı
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Karikatür | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED