AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Kıbrıs, Kıbrıs olalı...

Geçtiğimiz hafta sonu Kıbrıs'taydım ve erken teneffüs edilmeye başlanan seçimin nabzını tutmaya çalıştım. Adada nabız yüksek atıyor ama bunun tek nedeni tabii ki seçimler değil; seçimler kadar önemli olan AB hedefinin epeyce yaklaşmış olmasıdır. Hedef yakın olduğu için, hem nabız gümbür gümbür atıyor hem de Aralık ayında yapılacak seçimlerin önemi Kıbrıs'ın kaderiyle doğrudan ilgili hale geliyor. Seçimler önemli çünkü sandıktan belki de 30 yıllık statüko değişikliği çıkacak, belki de vuslat başka bahara kalacak.

Bu yüzden, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş dahil olmak üzere herkes yaklaşan seçimlerin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Aralık seçimleri daha şimdiden, AB ve Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüm için referandum halini almış bulunuyor. Bütün bu faktörler nedeniyle, Kıbrıs'ta gerçekten inanılmaz ittifaklar ve ayrışmalar yaşanıyor, şaşırtıcı gelişmeler oluyor.

Yıllardır hep aynı safta yer alan ve çizgileri sürekli olarak Denktaş ve onun etrafında şekillenen statükoya paralel olan KKTC Göçmenler Derneği ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Gaziler Derneği geçtiğimiz hafta başında, "inanılması güç" bir adım atarak, "bundan böyle sorunun değil, çözümün bir parçası olacağız" dediler. "Sorun" dedikleri, Ada'yı ambargolara ve dışlanmışlığa mahkum eden anlayıştır ve Denktaş şemsiyesi altında, mevcut hükümetle birlikte tabiî ki onun Ankara'daki uzantılarını temsil etmektedir. Böyle olduğu için iki dernek de karşılarında önce Denktaş'ı ve o malum uzantıyı buldular.

"Cözüm" ise malum... AB üyeliği ve Annan Planı bağlamında bir anlaşma.

Göçmenler Derneği, 1974 sonrası Ada'ya Türkiye'den götürülen vatandaşların sözcüsü olan bir örgüt. Göçmenler, önce Annan Planı, ardından da bu yılın '23 Nisan'ında sınırın açılmasıyla birlikte bir gerçekle yüzyüze geldiler. O da, kendilerine verilen toprakların hiçbir hukuki değeri olmadığıdır. Yıllardır, "Bu toprakları size biz verdik, siz de oyunuzu bize verin" diyen iradenin gelişmeler karşısında söyleyecek sözü kalmadı. Kapılar açılıp, üzerinde oturdukları toprakların ve evlerin sahipleriyle tanışan insanlar, "Demek bu topraklar bizim değilmiş" deyince çaresiz kaldılar. Vatan-Millet-Sakarya edebiyatı artık işe yaramaz hale geldi.

Kıbrıs'ta saygın bir akademisyen olarak tanınan Göçmen Derneği Başkanı Doç. Dr. Nuri Çevikel de bu noktadan hareket ediyor. İhanetle suçlanmayı hatta şahsına yönelik tehditleri göğüslemeyi göze alarak, "Avrupa Birliği Türkiye için geri dönülemez bir hedeftir. 2003 yılı Türkiye'nin AB hedefinde çok önemli bir yıldır. Türkiye'nin AB yolunda önündeki en büyük engel Kıbrıs sorunudur. Yapılması gereken Kıbrıs sorununu ortadan kaldırmak ve Türkiye'nin yolunu açmaktır. Artık çözüm zamanı geldi ve biz de buna uygun tavır alacağız" diyor.

Bu sözlerin altına Gaziler Derneği Başkanı Şadan Türkkan da imza atıyor ki, o da yıllardır aynı safta yer aldığı statükonun hedefi olmayı umursamıyor.

Doç. Çevikel, bununla da kalmadı Kıbrıs'ta "Çözüm ve AB" fikrini meydanlara taşıyan ve daha şimdiden yaklaşan seçimlerin ağırlıklı gücü haline gelen CTP'nin seçim için "Birleşik Güçler" fikrine olumlu yaklaştı. Yani, tam karşısında politik bir çizgide bulunmasına rağmen, bu partinin listesinden seçimlere katılma seçeneğine yakın bir tavır takındı. Aynı şekilde CTP de, yıllardır dışladığı "göçmenler"e kapılarına ardına kadar açarak, değişimin açık bir örneğini sergiledi.

Kamuoyu araştırmalarına göre yüzde 30 ile 40 arasında bir destekte gezindiği anlaşılan ve bu durumda seçimden birinci çıkması yüksek ihtimal olan CTP, Kıbrıs'ta çözümü AB ekseninde gören bütün unsurlara açık bir çağrıda bulundu. Perşembe akşamı bu amaçla ve büyük bir kalabalıkla toplanan Yeni Güçler Kurultayı'nı da izleme imkanı buldum. Hemen hemen bütün sendikalar, sivil toplum örgütleri ve irili-ufaklı bazı unsurlar, CTP'nin çağrısına olumlu tepki veriyorlar. CTP de, siyaseten fedakarlık yaparak listelerini bu örgütlerin temsilcilerine açıp, onları Meclis'e taşımayı taahhüt ediyor.

CTP'liler, hedefe o kadar inanmış ki sadece milletvekili listesi üzerinde çalışmıyorlar, daha şimdiden AB görüşmecisi ve heyetini bile belirlenmiş durumdalar. CTP lideri Mehmet Ali Talat, amaçlarını "Birlikte yürümek ve hedefe birlikte varmak" şeklinde formüle ediyor.

KKTC, KKTC olalı böyle ilginç şeyler görmedi. Ada'da herkes, tatlı bir heyecan içinde ama hepsi bu kadar değil... Devam edeceğiz.


15 Temmuz 2003
Salı
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED