|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hiç değilse fiyatlar cephesinde gidişat iyi görünüyor. Mayıs ayından sonra haziranda da enflasyonu sıfırın altına görmek nasip oldu. Temmuzda eksi iki-üç bile olabilir. Çünkü sebze meyvede asıl ucuzluk bu ayda. Mutluyuz, gururluyuz. Futbolda İngiltere'yi yenmiş gibiyiz. Utanmasak enflasyonu yendik diye sokaklarda yürüyüş yapacağız. Ama maç henüz bitmedi. Canavar da teslim olmuş değil. Kaldı ki, enflasyonun düşmesi hayat pahalılığının azaldığı anlamına da gelmiyor. Burada çelişkili bir ifade yok. Önce kitaba bakalım: Enflasyon için ne diyor: "Toplam arzın toplam talebi karşılayaması nedeniyle, fiyatların sürekli artması. Paranın değerinin düşmesi." Hayat pahalılığı nedir: Kısaca özetleyeyim: Satın alma gücünün düşmesi. Şimdi farzedelim ki, enflasyon düşüyor. Ancak sizin gelirinizde de bir düşme var. O durumda, sizin için hayat hiç ucuzlamamış oluyor. Yani hayat pahalılığı sürüyor. Ya da tersi diyelim. Enflasyon yüzde 5 arttı. Sizin gelirinizdeki artış ise yüzde 20 oldu. Bu durumda enflasyona rağmen sizin için hayat ucuzlamış olur. Bu kitabi nutuklardan sonra gelelim sonuca: Haziran ayında toptan eşya fiyatları yüzde 1.9 oranında ucuzladı ama, tüketici yani halka yansıyan fiyatlardaki düşüş sadece binde 2. Yani halka yansıyan fiyatlarda bir değişme olmadı. Buna karşılık, zaruri ihtiyaç maddeleri hâlâ pahalı. Örneğin et. Örneğin deterjan. Örneğin ilaç. Biz, demir, çimento, lastik gibi yüzlerce malı içeren endekse göre yaşamıyoruz ki. Fiyatlar düşecek. Gelirler yükselecek. Hayat gerçekte o zaman ucuzlayacak. Hükümet eksi enflasyonu artı hanesine yazmaya devam etmelidir.
Gazetelerin ciklet olmuş başlıkları
Faciaya kıl payı
Şu Ankara'yı bir türlü çözemedim
Bilmem hiç duydunuz mu? Türkiye'de en fazla mayo satılan il Ankara. Bu konuda 10 milyonluk İstanbul'u bile geride bırakmış. Tatile çıkma seyahat etme rekoru da Ankaralılar'da. İstanbul'a göre çok daha şık giyiniyorlar. Bu da son bulgu: Bankalar Birliği verilerine göre, Ankara kişi başına mevduat açısından Türkiye birincisi. Her Ankaralı'nın bankada ortalama 5.2 milyarı var. Bu konuda da İstanbul'u, İzmir'i geçmiş durumda. Oysa zenginlik açısından iller arasında dokuzuncu sırada. Dahası memur kenti olarak biliniyor. Malum memur ücretleri de çok düşük. Buyrun bakalım, çözün bu işin sırrını.
Üç ünlü futbolcudan alınacak strateji dersi Gelecek planlaması artık bir bilim. Şirketler bunun için danışmanlık kuruluşları ve uzmanlara tonla para ödüyorlar. Geleceği planlamak kişiler açısından da çok önemli. Yarınını iyi planlamayanlara gelecek kötü sürprizler hazırlayabilir. Strateji yanlışı yapmamak lazım. Atalarımız, "Ne oldum deme ne olacağım de" uyarısını boşuna yapmamışlardır. Biliyorsunuz, Hakan Şükür, Hasan Şaş, İlhan Mansız çok birer kraldılar. Mesleklerinin zirvesindeydiyler ve el üstünde tutuluyorlardı. Trilyonluk tekliflere yüz çeviriyorlardı. Bugün ne oldu?. Hakan Şükür ve Hasan Şaş Galatasaray ile pazarlık bile yapamadan, boş mukaveleye imza atmak zorunda kaldı. Beşiktaş İlhan Mansız'dan kurtulmak için çare arıyor. Üç futbolcu da yaptıkları strateji yanlışının cezasını ödüyorlar. Dağların zirvesindeki hava insanı bazen böyle şöhret sarhoşu yapabiliyor. Oralardaysanız bu üç futbolcuyu hatırlayın.
TARİH HATTI
Osmanlı Dönemi'nde de enflasyon vardı
Hayat pahalılığı bugün olduğu gibi Osmanlı Dönemi'nde de zaman zaman en önemli sorunlardan biri olmuştur. Bu dönemde sadece enflasyon değil devalüasyon da vardı. Ziya Uygur'un "Osmanlı Devleti'nde Enflasyon ve Toplumsal Düzene Etkileri" adlı kitabında devalüasyona şu örnek veriliyor: "1450 yılında 100 dirhem gümüşten 375,5 akçe kesilirken, 1462 yılında bu miktar 300 akçeye çıkmıştır. 1477 yılında 100 dirhem gümüşten 377 akçe kesilmiştir. Fatih döneminde, 400 akçeye kadar çıkan bu miktar 1477 yılında 280 akçeye düşürülmüştür. Yani Akçe'nin değeri artırılmıştır." Uygur'un verdiği bilgiye göre 3. Murat zamanında 100 dirhemden kesilen miktarı 950 akçeye kadar çıkmış, hayat pahalılığı da o ölçüde artmıştır. Bir başka örnek vermek gerekirse... O zamanın doları sayılan Venedik Dükası 1450 yıllarında 40 akçe ediyordu. 1491'e gelindiğinde 52 akçe bir Düka Altını oldu. 1728 yılında Venedik parasının değeri 400 akçeye kadar yükseldi.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |