AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
YÖK üzerine farklı tezler (2)

Dünkü yazıya bazı kurumlarımızı tartışmaya açarken, "Bu kurumun yasa ve yönetmeliklerde tarif edilmiş amacı nedir?" sorusunu hemen her zaman unuttuğumuzu hatırlatarak başlamıştık. YÖK tartışması da bunlar arasındaydı. YÖK (ya da daha doğrusu YÖK'ü ortadan kaldırmak) konusunda pek çok önerimiz olmasına rağmen, bu kurumun varlık nedeni olan yüksek öğretimin ülkemizde kendisine yasa tarafından çizilmiş "amacını" konuşmaya yanaşmıyorduk. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Ahmed Yüksel Emre'nin, dün söz ettiğim yazısı işte tam da bu konuya dikkat çekiyordu. Özemre'nin "üniversitelerimizdeki deontolojik, etik ve ilmî zihniyet çöküntülerinin sebepleri arasında ilk göze çarpanlar"dan birisi olarak saydığı "Türkiye'de Üniversite Evrensel Hedefi'nden uzaklaştırılmıştır" maddesi başlığı altında söyledikleri, bize göre de problemin en "can alıcı" noktasını oluşturuyordu. Özemre tezini o kadar güzel açıklamış ki, bugün –benim araya girmeye gerek kalmadan- bu önemli yazıdan uzun alıntılar yapmama izin verin. İsterseniz önce, Özemre'nin mercek altına aldığı Yüksek Öğretim Kanunu'nun yüksek öğretimin amacını belirleyen 4. maddesinin "a" fıkrasında yer alan 7 temel amacı olduğu gibi aktaralım:

"1. Atatürk inkılapları ve ilkeleri doğrultusunda Atatürk milliyetçiliğine bağlı, 2. Türk milletinin milli, ahlâki, insanî, mânevi ve kültürel değerlerini taşıyan, Türk olmanın şeref ve mutluluğunu duyan, 3. Toplum yararını kişisel çıkarının üstünde tutan, aile, ülke ve millet sevgisi ile dolu. 4. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getiren, 5. Hür ve bilimsel düşünce gücüne sahip, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, 6. Beden, zihin, ruhu, ahlâk ve duygu bakımından dengeli ve saygılı şekilde yetişmiş, 7. İlgi ve yetenekleri yönünde yurt kalkınmasına ve ihtiyaçlarına cevap verecek, aynı zamanda kendi geçim ve mutluluğunu sağlayacak bir mesleğin bilgi ve beceri, davranış ve genel kültürüne sahip vatandaşlar olarak yetiştirmek."

Görüyorsunuz; sanırsınız ki "üniversite"ye değil de, "özel tim"e ya da "ahiliğe" girecek arıyorsunuz! (Bu yakıştırmalar benim, Özemre'nin yazısında geçmiyor.)

Özemre'nin önümüzde duran bu "7 Işık"a (bu benzetme de benim) ciddi eleştirileri var. Bakın ne güzel açıklıyor: "Söz konusu bu 7 prensip yalnızca, 1) ailenin, ve 2) Orta Öğretim'in temin edebileceği siyasi görüş ve davranış biçimleri ile, yâni Cumhuriyet'imizin resmi doktrini ile ilgili bir takım duygusal ifadelerdir. İlmî değil, siyasi doktrin retoriğidir; öğrencinin üniversite öncesinde aile ve Orta Öğretim'in işbirliğiyle kazanmış olması gereken bir takım hasletlere işaret etmektedir. Ama, aile ve Orta Öğretim çocukta bu hasletlerin oluşmasını o âna kadar gerçekleştirememişlerse, bunları gerçekleştirmenin Yüksek Öğretim'in ana görevi ve hedefi addedip de bu dönemde gerçekleştirilebileceğini sanmak yalnızca devrimci geçinenlere has bir safdillik ve ütopyadır."

Ne güzel, profesör daha nasıl anlatsın?! (Özemre'nin bu satırlarına tek itirazım şudur: Kanunda resmi çizilen "resmi doktrin"in "Orta Öğretim"e de reva görülmemesi gerekir.)

Özemre, önümüzdeki "7 Işık"ı incelemeye devam ediyor: "Ayrıca bu kanun, bu maddesiyle, Türk üniversitelerinin yalnızca Türkiye vatandaşlarına münhasır olduğunu peşinen kabul eden bir görgüsüzlüğü de içermektedir. Üniversite, etimolojisi gereği, evrensel bir eğitim kuruluşudur. Bu itibârla bünyesinde başka milletlere mensûb öğrencileri de barındırır. Nitekim, gerçekten de üniversitelerimizde farklı milletlere mensûb öğrenciler de vardır; ama bunların Türkiye'nin siyasi doktrinine göre ve Atatürk inkilapları ve ilkeleri doğrultusunda Atatürk milliyetçiliğine bağlı olarak yetişmelerini de bu doktrine inanmalarını da kanûn marifetiyle zorunlu kılmayı hedef almak, tek kelimeyle abestir."

Çok, çok güzel görüşler, tespitler bunlar.... Ve çok da güzel bir ders.... Etimolojisi gereği evrensel bir öğretim kuruluşu olan "üniversite"yi, babalarının kurduğu "anaokulu" sananlara çok güzel bir ders...

Özemre, bu "7 Işık"ı dayatmanın niçin "abes" olduğunu, üniversite hocaları ve öğrencilerinin sahip olması gereken özelliklerden hareket ederek de açıklıyor: "Ayrıca üniversite hocalarının büyük bir kısmı, mesleklerinin mahiyeti dolayısıyla, öğrencilerinde bu türlü bir doktrini gerçekleştirecek: 1) istek, 2) inanç, 3) bilgi, 4) irâde, 5) zaman ve 6) davranıştan zâten doğal olarak yoksundurlar. Öte yandan da öğrencilerin büyük bölümü kendilerine aşılanmakta olan objektif düşünme melekesi gitgide geliştikçe her şeyi yeni kazandıkları bilimsel yol-yordam ve yöntemlerin eleğinden geçirdikleri bir fikri kriz döneminde bulunduklarından, zâten hemen her türlü zorâki doktrinleştirilmeye karşı doğal olarak tepki gösteren bir tutum içindedirler."

Yani özetle aşağı yukarı şöyle bir şey: "Hoca"sı ve "öğrencileri" ile "7 Işık"a tabiatı gereği karşı olan "üniversite"de bu zor işi (eğer YÖK Başkanı bizzat üstlenmeyecekse!)) kim başaracak?!

Özemre'nin çok güzel açıkladığı gibi, üniversiteye bir takım kafadan atma "milli" amaçlar dayatmak, herşeyden önce bu kurumun etimolojisine aykırıdır... Ve bütün "medeni" memleketlerde olduğu gibi, ülkemizdeki üniversite de ancak "evrensel"e yöneldiği ölçüde bu sıfatı hakedecektir. İsterseniz bu yazıyı, Özemre'nin Yüksek Öğretim'in dünyadaki hedeflerine ilişkin şu hatırlatmasıyla bitirelim:

"Öğrenicinin: 1. Objektif ve rasyonel olarak düşünmesini bir davranış biçimi haline getirmesini, 2. Bunun için gerekli yöntemleri ve alışkanlıkları kazanmasanı, 3. Yalnızca gerçeği: A) araştırmasanı, B) keşf etmesini, C) beyân etmesini, ve 4. Kendi hatâlarını; A) teşhis. B) tesbit, C) temyiz ve Ç) kabûl edecek olgunluğa ulaşmasını, emsalsiz bir fazilet mertebesine yükseltmektir."

İşte böyle.... Her iş gibi "üniversite" meselesi de zor bir iş... Hükümetten dileğimiz en başta şu "7 Işık" meselesine bir açıklık getirmesi değil mi?


23 Temmuz 2003
Çarşamba
 
KÜRŞAT BUMİN


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED