|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Geçen hafta, büyük tirajli gazetelerimizden birinin "spor sayfası"nda yer alan bir başlık dikkatimizi çekti: " Yunanlı'ya veto!." Hoppala, bu neyin nesiymiş diye haberin içeriğine baktık: Trabzonspor'a Panathinaikos'un santrforu Nicos Liberopulos'un transferine Trabzon'dan tepki varmış... Bir dönem, bu tür başlıkları ve sloganları çok duymuştuk: Türk Milli Takımı'nın forması altında Yunanistan'a gol atan bir Lefter'e bile " Kefere!" diye laf atıldığını yeni nesil bilmez. BJK'li Nico Sofyanidis'i kaç kişi tanır? Bir İstanbulsporlu Kasapoğlu'nun Türkiye liglerinde attığı harika penaltıları bu ırk ayırımcılığı yapanlara hatırlatmak lazım... Kaldı ki, şu anda Yunanistan'da futbol hayatının ikinci yılını doldurmakta olan bir Erol Bulut'a karşı aynı başlığı Yunan basını atıyor mu? Sanmıyoruz... O halde, Trabzonspor, Nikos'u, Dinamo Moskova'dan daha fazla transfer ücreti ödeyip almasıyla Türkiye ile Yunanistan arasında sıcak ilişkiler kurmada, siyasilerin yapamadığını yapmış olur: Öyle ki, çekik gözlü İlhan Mansız'dan ötürü, Güney Koreli kızların zıplayıp durduğu bir ortamda, bir Nikos yüzünden Trabzon'a gelecek olan turistleri bir düşünün... (TS'liler Lee'nin Koreli hayranlarını ne çabuk unuttular?) Böylece Sümela'ya gidip vaftiz olan kızların, soluğu Avni Aker'de alacak olmalarından ötürü doğacak olan atmosferi bir düşünün... Öyle sanıyorum ki, Erol Bulut da Atina'da aynı heyecanı duyuyordur... Hele bir de TS, Nikos'u transfer ederken, bir de Yunan kulübü ile, biri Atina'da, diğeri de Trabzon'da birer dostluk maçı yaparsa, AB için kıvranan Türkiye'nin önü daha açık bir zemine oturmuş olmaz mı? Biz, Türkiye'ye gelecek turistlere vize uygulamazken, Yunanistan'ın uyguladığı vize baskısını da böylece kırmış olmaz mıyız? Bundan en çok da Batı Trakyalı göçmenler veya geriye dönemeyen aileler istifade etmiş olmaz mı? Artık geçmişteki bağnaz ve şoven uygulamalardan kaçınmalıdır. Karadenizliler'in turistik gezilerden nasibini alması zamanı gelmiştir. Nitekim, Ege Adaları'na günü birlik turistik geziler yapılırken, Girit ve Rodos kökenli Egeliler, sirtaki yapıp mastika içerken, niye Karadeniz'de horon tepip, kemençe eşliğinde türkü yakarak, o eski havayı yakalamış olmayalım? Ünye Belediyesinin geçen gün basına ve ekranlara yansıyan "festival görüntüleri", pekçok "bağnaz" kişiye ibret dersi olsa gerektir. Aynı şekilde, Ağustos'un 2-3'ünde Of Kültür ve Sanat Festivali'nin yapılacak olması, sportif faaliyetler kadar, kültür ve sanat festivallerinin ülkeler ve milletler arasındaki barış ve kültür iletişimleri için en büyük yakınlaşmayı sağlamış olacaktır. (Of Belediye Başkanı Oktay Saral'ı bu öncü hareketinden ötürü kutlarız.) Bir kerre düşünün, her yıl dünyada yapılan kültür ve folklor etkinliklerinde Karadeniz kökenli folklor ekiblerinin birincilikleri ve kupaları, müzeleri doldurmuş bir haldedir.. Böylece, sporla, özellikle de futbolla pekişecek olan bir atmosferle; Karadeniz, yöresini, tabiat güzelliklerini, yemeklerini (hamsili ekmeğini), fındığını, çayını ve lahana turşusunu sunarak, dar alandan sıyrılıp, dünyaya açılmış olacaktır. Artık insanlar doğayı, çevreyi, yeşili, keşfedilmeyi bekleyen bakir coğrafyaları aramaktadır. Bunun ana kaynağını da Doğu Karadeniz yöresi teşkil etmektedir. Düşünün bir kerre, Erol Bulut'un hayranı futbolseverler, Atina'ya gidip, manavlık yaptığını sandığımız (duyduğumuz) Kasapoğlu'ndan Kadırga marulu ve salatasını alır ve tuzlayıp yerken, maçı seyre koyulsalar, bundan güzel bir "jest"olur mu? Siz, FB'nin Revivo'yu boşuna aldığını mı sanıyorsunuz? İsrail'le yakınlaşmada rol oynayan etkenlerden biri olmuştu. Şimdi de Nikos'u TS, bu tür bir "ülkeler ve halklar arası iletişim" için almalıdır, diyoruz... TS,belki fazla bir transfer ücreti öder, amma, gelecek olan "Yunanlı turistler"in bırakacağı yüzbinlerce Euro'yu gözardı etmemelidir. Çünkü, Doğu Karadeniz doğal coğrafî yapısı ve ürünleri ile dışarıya kendini tanıtmalıdır.(Venedikliler'den kalma kale duvarı ve harabelerin olduğunu kaç kişi bilir ki?) Bunun da çıkar yollarından biri sportif etkinliklerdir. Özellikle de "futbol".. Onun için TS'liler, bıraksınlar "fiskos"u... İvedilikle alsınlar "Nikos"u... Adamın golcülüğünü arttırmak için de yedirsinler "fındık ezmesi"ni, baksınlar sonuca... Zira ki, Karadeniz'in (süper ligdeki) dört büyüğünün başını çeken Trabzonspor'a da bu yakışır!..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |