AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
İslâm'sız bir Türkiye yok olmaya mahkûmdur

Yarı-resmî El-Ahram gibi yayın yapan bir gazetemiz, Türkiye'deki birtakım çevrelerin Türkiye'yi İslâmlaştırmaya çalıştıklarından şikayet ediyor! Ve o bayat sloganı temcid pilavı gibi tekrarlayıp duruyor: "Türkiye laiktir, laik kalacak!"

Türkiye'deki birtakım etkili ve yetkili çevreler de dışarıya yaptıkları ziyaretlerden sonra benzer sloganları tekrarlamaktan geri durmuyorlar ve Batılılar'a "Türkiye laiktir, laik kalacak" sözleri veriyorlar. Sonuçta, Türkiye'nin en temel meselesi, laiklik-İslâm gerilimiymiş gibi hareket ediyorlar.

Burada sık sık tanık olduğumuz ürkütücü bir basiretsizlik ve ferasetsizlik örneği ile kaşı karşıyayız.

Basiretsizlik ve ferasetsizlik örneği diyorum; çünkü Türkiye'de laiklik-İslâm gerilimi, zoraki olarak ve son derece maksatlı bir şekilde icat edilen, sadece Batılıların işine yarayan, bu ülkenin elini-kolunu bağlayan, belini büken, bu ülkenin insanlarını birbirine düşüren son derece yapay ve sahte bir sorundur. Türkiye'nin meselesi, laiklik-İslam gerilimi değildir.

Türkiye'nin meselesi, laiklik-İslâm gerilimiymiş gibi hareket edenleri şu yakıcı sorulara cevap vermeye davet ediyorum: Laiklik-İslam gerilimi, bu ülkenin önünün tıkanmasından, imkânlarının berhava edilmesinden, iç ve dış dinamiklerinin dinamitlenmesinden; ferasetimizin ve basiretimizin bağlanmasından; aklımızın ve zihnimizin körelmesinden; iç huzurumuzun alt üst olmasından başka bir işe yaramış mıdır? Elbette ki, hayır!

Laiklik-İslâm gerilimi, bu ülkenin hangi meselesini çözmüştür?

Elbette ki, hiçbir meselesini çözememiştir.

Aksine, bütün büyük sorunlarımızı bir kartopu gibi büyütmüş, azmanlaştırmış, içinden çıkılmaz bir noktaya getirmiş, bizi de tam bir çıkmaz sokağın eşiğine getirip bırakmıştır.

Gerçek, ne yazık ki böyle...

Dünyanın hiçbir ülkesi yarım asırdan fazla bir süre yapay ve sahte bir sorunla meşgul edilmemiştir, edilemez de. Bunun dünyada Türkiye'den başka bir örneği yoktur. Olması da mümkün değildir.

Oysa Türkiye'nin meselesi, laiklik-İslâm gerilimi değil, Batı-İslâm gerilimidir.

Daha açık bir dille söylemem gerekirse, Türkiye'nin asıl meselesi şudur: Türkiye, kendi geleceğini kendisi mi belirleyecektir; yoksa, Batılılar'ın dümen suyundan mı gidecektir?

Tarih yapmış, tarih yazmış, insanlık tarihinde büyük devletler kurmuş, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetleri gibi büyük medeniyet tecrübelerini üretmiş bir ülkenin, Batılı projeleri uygulayarak, Batılıların dümen suyundan giderek, onların gönüllü acentalığına, taşeronluğuna soyunarak yeniden tarih yapabilmesi mümkün değildir.

Türkiye'nin Batılı projelerin ve güçlerin gönüllü acentalığını yapmaya soyunması, Türkiye'nin kendi bindiği dalı kesmesi, kendi kuyusunu kendi elleriyle kazması ile sonuçlanacak son derece basiretsiz, ferasetsiz ve akıldışı bir iştir.

Türkiye'nin kendi geleceğini kendisinin belirleyebilmesinin ve yeniden tarihî bir rol oynayabilmesinin tek yolu, Türkiye'nin kültürel zenginliğini, tarihsel derinliğini ve tecrübesini yeniden harekete ve hayata geçirebilmesinden geçiyor.

Bizim tarihin akışını değiştirmemize, insanlığın medeniyetler tarihinde kilit roller oynamamıza yol açan Selçuklu ve Osmanlı tecrübesini ve birikimini üretmemizi mümkün kılan yegane kaynak, yegane dinamik, yegane kalkış noktası, İslâm'dır.

Eğer İslâm'ı bu toplumun hayatından çekip alırsanız, ortada hiçbir şey kalmaz.

O halde, Türkiye'deki bir takım aktörlerin dış güçlerden onay alma komedisine derhal son verilmesi ve Türkiye'nin kendi geleceğini kendisinin belirleyebilmesinin ve yeniden tarihî bir rol oynayabilmesinin tek yolunun, İslâm'la barışmaktan ve Osmanlı misyonuyla hareket etmekten geçtiğinin artık görülmesi ve kavranılması gerekiyor vesselâm...

Not: Daha önce de bu sütunda yayımlanan bu yazımı konunun önemine binaen yeniden yayımlıyorum. Ayrıca değerli düşünür ağabeyim Ali Bulaç bugün önemli bir ameliyat geçiriyor. Kendisine Allah'tan şifalar diliyorum. Dualarınızı eksik etmeyin. Y.K.


15 Aralık 2004
Çarşamba
 
YUSUF KAPLAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED