AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
K Ü L T Ü R
'İyi' FBI 'kötü' Doğu

Geçtiğimiz haftasonu başlayan 7. TÜRSAK Sinema Tarih Buluşması'nın açılış filmi 'Mançuryalı Aday' gösterimde. Denzel Washington ve Meryl Streep'in başrolünde yer aldıkları film, Amerikan düzenine bir güzelleme niteliğinde.

  • ÖMER ÇAKKAL
    İlk olarak 1962 yılında John Frankenheimer tarafından çekilen Mançuryalı Aday, Kuzuların Sessizliği'nin yönetmeni Jonathan Demme tarafından yeniden sinemaya uyarlandı. Amerikan başkanlık seçimlerinde darbe yapıp liderliği ele geçirmek isteyen ve adını Mançurya Global Fonu olarak açıklayan zenginler grubunun, Körfez Savaşı'ndan itibaren hipnoz ederek yetiştirdikleri bir asker üzerine oynadıkları kumar üzerinden Amerikan sisteminin her daim kazanacağının bariz mesajının verildiği film, oyuncu kadrosu ve mekanlardan işlenen karakterlere kadar tam anlamıyla ideolojik bir politik gerilim.

    Denzel Washington, Meryl Streep, Liev Schreiber ve Jon Voight'un başrolünde oynadıkları filmin konusu şöyle: Körfez Savaşı'nda Kuveyt'te yüzbaşı olarak görev yapan bir Binbaşı Marco (Washington), ülkesine döndükten sonra Amerikan Silahlı Kuvvetleri'nin halkla ilişkiler departmanlığına atanmış, verdiği seminerlerde şeref madalyası sahibi bölükten arkadaşı Çavuş Raymond Shaw'ın sergilediği kahramanlık sayesinde bölüğün nasıl kurtulduğunu anlatarak Shaw'ın şöhretine şöhret katmaktadır. Ancak, Marco bunun doğruluğundan kuşkuludur. Zira Shaw'ı rüyalarında bir kahraman değil, arkadaşını öldüren bir katil olarak görmektedir. Senatör annesi Eleanor Prentiss Shaw'ın büyük desteğini arkasına alan Raymond Shaw, Amerikan başkan yardımcılığına adaylığını koyunca, Marco harekete geçer. Yüzyüze kaldığı gerçekler, Amerikan başkanlık seçimleri üzerinde oynanan büyük oyunları ortaya çıkarır. Ama bunu nasıl kanıtlayacaktır?

    İdeolojinin gölgesinde

    Hemen söyleyelim: FBI sayesinde. 1962 yapımı aynı adlı filmin George Axelrod tarafından yazılmış senaryosundan yola çıkan Mançuryalı Aday, zaman zaman yalpalasa da bütünlük arzeden senaryosu, güçlü kurgusu ve özellikle Denzel Washington ve Meryl Streep gibi oyuncuların performansıyla diyebiliriz ki, son haftalarda ülkemize gelen Hollywood kökenli filmler arasında en iyilerden. Buna karşın filmi esir alan ideolojik angajmanlar yapımın başarısını gölgeliyor.

    Film, Amerikan askerlerini hipnoz ederek, bununla da yetinmeyip kafalarına çip takarak kendi amaçları için kullananları Amerikan yöneticileri değil, yönetimi ele geçirmek isteyen 'kötü' Mançuryalılar (Mançurya Asya'da yer alan bir toprak. Hollywood kötülüğün kaynağını gene Doğu'ya yüklemiş) olarak gösterirken finalde ABD'nin FBI gibi güçlü kurumlarının olayları kontrol altına aldığını ve kötülüğü, geldiği gibi yerin dibine yolladığını adeta empoze ediyor. Üstelik film, Denzel Washington gibi siyahların gözünde önemli bir model olan aktörü Amerikan seçimlerine yönelik bir darbenin karşısına bir başına dikerek ABD'deki zencileri sistem içine dahil etme amacını güdüyor. İşin garip tarafı ise ürettiği filmlerle Amerikan derin devletinin simgesi halini alan Paramount elinden çıkan yapım, işi, Doğu toplumlarının gözünün içine baka baka güç gösterisi yapmaya, "Dünyayı size istediğimiz tarafından gösterebiliriz. Siz de bu 'lokma'yı yersiniz" deme ukalâlığına kadar götürüyor.

  •  
    Tartışmalı film
    Büyü vizyonda

    Galasında çıkan yangının ardından pekçok yönüyle tartışılan 'Büyü' gösterime girdi.
    Olur böyle şeyler
    Hem kör, hem usta dövüşçü
    Japonların dahi çocuğu Takeshi Kitano, 'Bebekler' ve 'Ölüm Oyunu' filmlerinde bizleri de kendisine hayran bıraktıktan sonra yönettiği yeni filminde başrolünü de kendisi oynadı. Usta bir kılıç dövüşçüsü olmasının yanında kör masaj ustası olan Zatoichi'nin hikayesinin anlatıldığı kahramanıyla aynı adlı film, gizli kılıcını yıldırım hızıyla çekebilen usta bir kılıç dövüşçüsünün efsanevi öyküsüne odaklı. Bir samuray dövüşünün yanısıra pekçok mizahi unsuru barındıran filmin bazı sahnelerinin sıkıcı olabileceği yönünde sizleri uyaralım.
    Japon'ların Garez'i
    Orhan Oğuz'un 'büyü'yü merkezine aldığı filmi ile aynı hafta benzer bir konunun işlendiği 'Garez' vizyonda. Sam Raimi'nin yapımcılığını üstlendiği Grudge / Garez'in temeli, Takashi Shimizu'nun yönettiği Japon yapımı 'Ju-on: The Grudge' adlı filme dayanıyor. Takashi Shimizu'nun yönettiği, ABD-Japonya ortak yapımı korku türündeki film Tokyo'da, dış cephesi mütevazı bir görüntü veren ama içinde gizli bir terör barındıran bir evde yaşananlara odaklı.
    17 Aralık 2004
    Cuma
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED