|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
ÖMER ÇAKKAL
Denzel Washington, Meryl Streep, Liev Schreiber ve Jon Voight'un başrolünde oynadıkları filmin konusu şöyle: Körfez Savaşı'nda Kuveyt'te yüzbaşı olarak görev yapan bir Binbaşı Marco (Washington), ülkesine döndükten sonra Amerikan Silahlı Kuvvetleri'nin halkla ilişkiler departmanlığına atanmış, verdiği seminerlerde şeref madalyası sahibi bölükten arkadaşı Çavuş Raymond Shaw'ın sergilediği kahramanlık sayesinde bölüğün nasıl kurtulduğunu anlatarak Shaw'ın şöhretine şöhret katmaktadır. Ancak, Marco bunun doğruluğundan kuşkuludur. Zira Shaw'ı rüyalarında bir kahraman değil, arkadaşını öldüren bir katil olarak görmektedir. Senatör annesi Eleanor Prentiss Shaw'ın büyük desteğini arkasına alan Raymond Shaw, Amerikan başkan yardımcılığına adaylığını koyunca, Marco harekete geçer. Yüzyüze kaldığı gerçekler, Amerikan başkanlık seçimleri üzerinde oynanan büyük oyunları ortaya çıkarır. Ama bunu nasıl kanıtlayacaktır? İdeolojinin gölgesinde Hemen söyleyelim: FBI sayesinde. 1962 yapımı aynı adlı filmin George Axelrod tarafından yazılmış senaryosundan yola çıkan Mançuryalı Aday, zaman zaman yalpalasa da bütünlük arzeden senaryosu, güçlü kurgusu ve özellikle Denzel Washington ve Meryl Streep gibi oyuncuların performansıyla diyebiliriz ki, son haftalarda ülkemize gelen Hollywood kökenli filmler arasında en iyilerden. Buna karşın filmi esir alan ideolojik angajmanlar yapımın başarısını gölgeliyor.
Film, Amerikan askerlerini hipnoz ederek, bununla da yetinmeyip kafalarına çip takarak kendi amaçları için kullananları Amerikan yöneticileri değil, yönetimi ele geçirmek isteyen 'kötü' Mançuryalılar (Mançurya Asya'da yer alan bir toprak. Hollywood kötülüğün kaynağını gene Doğu'ya yüklemiş) olarak gösterirken finalde ABD'nin FBI gibi güçlü kurumlarının olayları kontrol altına aldığını ve kötülüğü, geldiği gibi yerin dibine yolladığını adeta empoze ediyor. Üstelik film, Denzel Washington gibi siyahların gözünde önemli bir model olan aktörü Amerikan seçimlerine yönelik bir darbenin karşısına bir başına dikerek ABD'deki zencileri sistem içine dahil etme amacını güdüyor. İşin garip tarafı ise ürettiği filmlerle Amerikan derin devletinin simgesi halini alan Paramount elinden çıkan yapım, işi, Doğu toplumlarının gözünün içine baka baka güç gösterisi yapmaya, "Dünyayı size istediğimiz tarafından gösterebiliriz. Siz de bu 'lokma'yı yersiniz" deme ukalâlığına kadar götürüyor.
|
|
|
|
|
|
|
|