AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
AB-Türkiye buluşması…
Bir rüyanın canlı tarihi

Türkiye hakkındaki tarihi kararın kesinleşeceği saatlerin hemen öncesinde ard arda yaşananlar hem umut, hem de gurur vericiydi. Önce; Avrupa Parlamentosu'nda oylanan rapor ezici bir üstünlükle Türkiye lehine sonuçlandı; ardından da en az bunun kadar önemli bir belge sayılması gereken Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'ın açıklamaları geldi…

Bu makalenin yazıldığı sırada henüz; ne Türkiye hakkındaki karar belli olmuş, ne de son karar taslağı Türk tarafına ulaşmıştı. Ancak, hava öylesine olumlu ve rahatlatıcıydı ki, Türkiye'nin işinin yolunda gideceğini bir gün önceden söylemek pekala mümkündü. Başbakan Erdoğan'ın sabah saatlerinde gazetecilerle yaptığı sohbetin yansıması da bu havayı fazlasıyla destekliyordu. Başbakan, hem Chirac'ın sözlerinden hem de gece ve gün boyu yaptığı temaslardan olumlu bir izlenim aldığını fazlasıyla hissettirdi. Erdoğan, "metni görmeden inanmam" diyordu ama o konuşma, Türkiye'nin canını sıkacak; yani kabul etmeyeceği bir metin üretilmesi ihtimalinin iyice zayıfladığını gösteriyordu.

Türkiye'nin limitleri…

Aslına bakılırsa, Türk heyeti de dün akşam saatlerine gelindiğinde "istediğimizi aldık" demeye başlamıştı. Yani, ana hedef olan 2005 yılı içinde müzakerelere başlama arzusu kesinleşmişti. Ve Ankara'nın müzakerelerin başlaması için başka bir karara ihtiyaç duyulmaması yönündeki isteği de karşılanmıştı. O saatlerde hala, müzakerelerin açık uçluluğu konusu gündemdeydi ve sorun çözümlenmemişti ama Türkiye'nin böyle bir ifade için gemileri yakması da söz konusu değildi. Kaldı ki, müzakerenin doğası gereği açık uçluluk bizim tarafımızdan da zaten kabul ediliyordu.

Ayrıca, ortada bir pazarlık vardı ve iki taraftan birinin bütün istediklerinin gerçekleşmesi de mümkün değildi.

Aynı saatlerde, tam üyelik paragrafının nasıl yazılacağının yanı sıra, Kıbrıs Rum kesimi'nin dolaylı tanınması ve serbest dolaşımın kısıtlanması konuları da belirsizliğini koruyordu. Ancak, bir konuda Türkiye'nin istediği olursa diğerinde daha esnek davranma eğilimi de ortaya çıkmıştı. Yani, son saatlere girilirken kimsenin öfkeyle kalkıp zararla oturmak gibi bir obsiyonu bulunmuyordu.

Tarihî perspektif

Brüksel'de karara bağlanan, sadece 41 yıllık Avrupa Birliği sürecinin akıbeti değil Türkiye Cumhuriyeti'nin bundan sonraki istikametidir de… Olup bitenlere bu perspektiften bakılırsa çok önemliymiş gibi görünen konuların detay haline geldiği ve ülkenin verdiği bu büyük kararın her şeyden önemli olduğu görülecektir. Türkiye artık, geleceğini Avrupa içinde Avrupa'nın birliğinde arayacaktır. Avrupa'yla zenginleşecek, Avrupa'yla büyüyecektir. Güvenliğini, refahını ve siyasal tekamülünü AB'nin koondinatlarıyla belirleyecektir.

Verilen bu büyük kararın yanında Türkiye ile AB arasındaki yüzlerce konudan bir veya birkaçında başlangıçtaki planlamanın dilediğimiz gibi olmaması önem arz etmemektedir. Eğer, AB'yle birlikte yürüme kararından dolayı içimiz rahatsa pürüzleri aşmak zaten sorun olmayacaktır.

Türk-İslam tarihinin en önemli kararı

Kaldığımız otelin lobisinde merakla sonucu bekleyene herkes 18 Aralık sabahı heyecanını yaşıyor. Tarihi bir karara tanıklık etmek de bu heyecanı kamçılıyor. Tecrübeli siyasetçi Köksal Toptan, sürece geniş perspektiften bakmasını bilen bir isim. Toptan, "Bu buluşma Türk-İslam tarihinin en önemli olayıdır. Hıristiyanlık bağlamında bakarsak da dinler tarihinin en önemli olaylarından birisidir. Haçlı seferlerinden beri böylesine kritik ve değişim içeren bir başka gelişme olmamıştır" diyor. Bunlar, üzerinde uzunca tartışılması ve AB sürecinin bir de bu pencereden yorumlanması gereken sözlerdir.

Türkiye ile AB buluşması, kaotik ve karamsar dünyada; emek sarfedildiğinde en imkansız işlerin bile hayal olmaktan çıkartılabileceğinin ispatıdır.

Çetin müzakere: Gün boyu süren iyimser havanın aksine birlik ve Türkiye arasında problem olarak bilinen üç konuda geceyarısına gelindiğinde hala ilerleme sağlanamamıştı. M.K.


17 Aralık 2004
Cuma
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED