|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Biliyorum, Avrupa Birliği ile ilgili olarak o kadar çok şey yazıldı çizildi ki, içimiz dışımız AB oldu. Ama artık, en azından "tarih" konusunda Avrupa macerasının sonuna geldik. Avrupa bugün, sadece Türkiye'yi ve Avrupa Birliği'nin geleceğini değil, bölgemizdeki coğrafyaları ve dünyanın geleceğini de etkileyerek tarihi bir karar verecek. Ancak bir noktanın altını çizmekte yarar var, bugün sorunsuz bir "müzakere tarihi" almamız bir "bayram" olmadığı gibi, sonucun olumsuz çıkması durumunda da Başbakan Erdoğan'ın ifadesiyle, "bu bir kıyamet" olmayacak. Dün itibariyle ortaya çıkan fotoğraf, AB patronlarının "Türkiye dersi"ne iyi çalıştıklarını gösteriyor. Şu ana kadar Türkiye'nin önünde en güçlü barikatı oluşturan Fransa'nın Cumhurbaşkanı Jacgues Chirc'ın önceki akşam TF1 kanalında yaptığı konuşma bunun en önemli göstergesi olmuştur. Evet Mösyö Chirac, Türkiyesiz bir Avrupa'nın önündeki ciddi tehlikeyi çok net bir şekilde görmüştür. Televizyon ekranlarından halkına seslenen Fransa liderinin açıklamaları öylesine açık ki... "Türkiye'yi reddetmek, sınırlarımızda kesinlikle bir istikrarsızlık, güvensizlik riski oluşturacaktır ve böyle bir durumla karşılaşmaktan kuşkusuz kaçınmak gerekmektedir. Çin, Hindistan, Kuzey Amerika gibi küresel birlikler karşısında Avrupa biraz küçüktür. AB, Türkiye'nin varlığı ile güç kazanacaktır. Medeniyetler savaşı getirecek düşüncelerden uzaklaşmalıyız. Bize 'Sizin tüm değerlerinizi, tüm kurallarınızı, tüm amaçlarınızı kabul ediyoruz' diyen bir halka eğer biz cevaben 'Yok hayır. Sonuçta düşündük ve olumsuz cevap veriyoruz' dersek, tarih karşısında çok ağır bir sorumluluğun altına girmiş oluruz." Evet görüldüğü gibi Chirac, Fransa'da Türkiye'ye karşı oluşan toplumsal muhalefete rağmen 11 Eylül sonrasında oluşan yeni "küresel denge"yi ve Avrupa'nın gelecek perspektifini doğru okumuştur. Çünkü, Amerika 11 Eylül sonrasında Afganistan işgaliyle yukarıdan Asya parantezini, Irak işgaliyle de Ortadoğu parantezini kapatmış ve bu bölgelerde kapılar yavaş yavaş Avrupa Birliği'ne kapanmaya başlamıştır. Eğer Avrupa Birliği'nin, yeni küresel denge içinde bir "dünya gücü" olabilmesi için Türkiye dışında bir seçeneği yoktur. Çünkü Türkiye, Asya-Avrupa- Ortadoğu arasındaki stratejik konumu, kültürel kimliği ve ekonomik potansiyeliyle AB için çok önemli bir partnerdir. Evet, "derin Avrupa" özellikle Türkiye'nin Müslüman kimliği bağlamında büyük endişeler taşıyor. Ve bu konuda, kendi içinde fırtınalı kavgalar yaşıyor. Nitekim, dün gece geç saatlere kadar Brüksel'de yaşanan pazarlıkların arkaplanını bu endişeler oluşturuyordu. Ama bütün bunlara rağmen, bugün Brüksel'de çıkacak karar olumsuz olmayacaktır. Kim ne derse desin, Brüksel'deki karar vericilerin hiçbiri Türkiye'yi reddetmenin getireceği tarihi sorumluluğu gözardı etmeyecektir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |