AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K Ü L T Ü R
Nazım'ın şiirinde gelenek de var

Nurullah Çetin 'Yeni Türk Şiirinde Geleneğin İzleri' kitabında çoğul okuma metoduyla geleneğin modern Türk şiirindeki izlerini tespite çalışıyor. Kitap, Nâzım Hikmet'in geleneği ciddîye aldığını ve şiirini bunun üzerine kurduğunu ortaya koyuyor.

Bir metnin kendi bağlamından kopartılarak yorumlanmasına Susan Sontag 'köktenci strateji' adını vermektedir. Buna örnek olarak da Ahd-i Atik'te yer alan Neşideler Neşidesi'ni belirtir Sontag. Ona göre bu metin ('Neşideler Neşidesi' ) açıkça erotik bir metindir. Oysa Musevîler ve Hıristiyanlar (belki de işlerine gelmedikleri için) Neşideler Neşidesi'ni ruhsal ve ulvî birtakım kodlar ışığında okuma eğilimindedirler. Susan Sontag'ın 'yoruma karşı' duruşu belki kutsal ,metinler için anlaşılabilir. Zira kutsal metinler çoğul okumalara kapalıdır. Peki, söz konusu edebî metinler olunca ne yapacağız? Edebîmetinlerin üretiminde kullanılan yöntemlerin çoğunlukla sözcüğün sözlük ('lugavî') anlamını aşarak, dönüştürerek yol aldığını biliyoruz. Mecaz unsurları, batınî amaçlar edebî metinlerin omurgasını sıklıkla vücuda getirir. Özelikle Türk Şiiri bağlamında düşünecek olursak 'çoğul okuma' ne dereceye kadar geçerlidir?

Nurullah Çetin, Yeni Türk Şiirinde Geleneğin İzleri incelemesiyle 'çoğul okuma' metodunu kullanarak Cumhuriyetle beraber iyice Batı tesirine (Kenan Akyüz'ün adlandırmasıyla, 'tesir') giren Türk şiirinin geleneksel izlerini tespite çalışmıştır. Nurullah Çetin'in 'geleneği', 'köklü ve sahih Türk-İslâm kültür, medeniyet ve edebiyatı' olarak nitelendirdiğini belirtelim.Çetin, incelemesinde Nâzım Hikmet'e büyük bir yer ayırıyor. Nâzım Hikmet'in gelenekle temasını ortaya koyan Nurullah Çetin'in kitabını okuyunca soğuk savaş yıllarında hem sağda hem solda ne denli kör bir bakışın olduğunu fark ediyor okur. Sağ ve sol için Nâzım Hikmet bir (olumlu veya olumsuz) 'tabu' idi. Oysa, Çetin'in kitabında ortaya koyduğu gerçek, Nâzım Hikmet'in gelenekği ciddiye alan ve şiir dünyasının büyük bir hacmini bunun üzerine kuran bir sanatkâr olduğudur.

Nazım Hikmet'te 'metinler arası'lık

Tek bir amacı vardır Nâzım Hikmet'in. Kitaptan okuyalım: "Gerçeği Marksist -Leninist bir gözle incelemekten gayri hiçbir değişmez, mutlak sanat kaidesi tanımayacaktır. Denenmiş bir çok sanat kaidelerinin tecrübelerinden elbette ki yararlanılacaktır. Elbette ki kendi halk sanatının, dünya halkları sanatlarının, kendi ve dünya halkları klâsiklerinin geleneklerinden faydalanacaktır. Ama sadece faydalanacaktır. Onları bir sıçrama tahtası olarak kullanacaktır, ayaklarına pranga yapmayacaktır."

Nâzım Hikmet'in bu sözleri her ne kadar sanatı kendi ideolojisine bir araç yapma niyetini ortaya koysa da, bu niyetini gerçekleştirmek için başvurduğu yöntem -Nurullah Çetin'inin de belirttiği gibi- son yılların en gözde yöntemi olan metinler arasılık'tır. Julia Kristeva, Roland Barthes, Michael Riffaterre, Harold Bloom gibi yazarlar tarafından geliştirilen bu yöntem kaynak tespitinde son derece önemli bir konuma sahiptir.

Nazım, Yahya Kemal'le hesaplaşır

Kitabın en çarpıcı tarafı, Modern Türk Şiirinin büyük ismi Yahya Kemal'in Nâzım Hikmet'teki imgesi ve bu imgenin şiirindeki (Nâzım Hikmet'in şiirindeki) anlamı. Bir örnek verelim: Nazım Hikmet'in yazdığı 'Ayağa Kalkın Efendiler' şiirinde Yahya Kemal'in 'Nazar'ına ne denli 'olumsuzlayıcı' baktığını gösterir:

"Bıyıkları pomadalı ahenginiz / Süzüyor gözlerini hâlâ / "koyda çıplak yıkanan Leylâ'ya" karşı! / Fakat bugün / ağzımızdaki ateş borularla / çalınıyor yeni san'atın marşı! / Yeter! / Ayağa kalkın efendiler..."

Yahya Kemal'e karşı bu 'olumsuzlayıcı' tavrın altındaki sebebi Çetin şöyle açıklıyor: "Bu incelememizde dikkâtimizi çeken bir şey oldu. Nâzım Hikmet, Yahya Kemal'e karşı büyük bir hesaplaşma içinde. Şiirlerinde, sıklıkla ona, karşıtlığa dayalı olumsuzlayıcı göndermelerde bulunuyor. Bunda kuşkusuz hem annesinin Yahya Kemal'le büyük bir aşk yaşamasını hazmedemeyişi, hem de ideolojik olarak onun karşısında yer alışı belirleyici olmuştur.".

Tabii ki Hece Yayınları'ndan çıkan Yeni Türk Şiirinde Geleneğin İzleri, yalnızca Nâzım Hikmet üzerinde odaklanmış değil. Semender, Hüma, Anka, Hân-ı Yağma bölümleri de en az Nazım'a ayrılan geniş bölüm kadar ilgi çekici.

Bir 'çoğul okuma' denemesi olan Yeni Türk Şiirinde Geleneğin İzleri Sontag'ın iddiâ ettiği gibi hiç de 'köktenci' kaçmamış.
Bilgi için tel: 0 312 419 69 13

  • VECDİ DEMİR


  •  
    PAZARTESİ NOTLARI
    Ilgazlı bir şair!...
    Bilge tarihçiye
    dost vefası

    6 ciltlik Osmanlı Tarihi kitabının yazarı Ziya Nur Aksun, dostları ve öğrencileri tarafından düzenlenen bir vefa toplantısıyla hatırlandı. Dostları, 60'lı yıllarda Beyazıd'daki Marmara Kıraathanesi'nde oluşturduğu meclis halkasında pek çok gencin "millî tarihi doğru anlama"sı noktasında çığır açan, 1976 yılında geçirdiği felç nedeniyle konuşma ve yazma yetisini büyük oranda yitiren Aksun için Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde bir araya geldi. Ziya Nur Aksun ve kızkardeşi Belma Aksun'un yanısıra Kültür İşleri Daire Başkanı İskender Pala ve gazeteci Osman Akkuşak'ın da aralarında bulunduğu sanat dünyasından pek çok kişinin katılımıyla gerçekleştirilen programda ilk olarak Mustafa Nadir Onay'ın hazırladığı 'Bir Bilge Tarihçi: Ziya Nur Aksun' belgeselinin gösterimi yapıldı. Programda konuşan Prof. Ahmet Nuri Yüksel, Aksun'un tarihi eski dildeki kelimeleri özenle kullanarak yazdığını söyledi. Gençlere Osmanlıca öğrenmelerini öğütleyen Prof. Sadettin Ökten "Biz bir medeniyetin çocuklarıyız. Osmanlı'yı anlamak onun ruh, tasavvuf ve muhabbet dünyasına girmekle mümkün. Bunun için de önünüzde bir rehber ve çok önemli bir eseri var." dedi. Aksun'un Osmanlı Tarihi adlı eseri 3 bin sayfayı aşkın hacmiyle kütüphanelerdeki saygın yerini koruyor. Program, Aksun'un halefi olarak gösterdiği tarihçi Mehmet Niyazi Özdemir'in konuşmasıyla sona erdi.
  • ÖMER ÇAKKAL / İSTANBUL


    Fazıl Say Bakü'de resital verecek
    Müziğin dahi çocuğu olarak tanımlanan, dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say, Bakü'de bulunan Müslim Magomayev Devlet Filarmoni Binası'nda yeni yıl resitali verecek. Azerbaycan Türkiye İş Adamları Birliği (ATİB) ve Azerbaycan Kültür Bakanlığı tarafından 27 Aralık gecesi yapılacak konser Azeri ve Türk üst düzey bürokratlarını buluşturarak kültürel birlikteliği pekiştirecek.
  • 20 Aralık 2004
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED