AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K Ü L T Ü R
Sultanlardan Beşibiryerde

Beş cd'den oluşan 'Beşibiryerde' adlı albüm, müzik geçmişimizi Sultan Korkud'dan Sultan Abdülaziz'e kadar uzanan imparatorluk tarihi boyunca ortaya koyuyor ve bugünün insanına sultan bestelerini ilk defa dinleme imkanı sunuyor.

  • HALE KAPLAN ÖZ
    Milli Saraylar Daire Başkanlığı ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nin (YTÜ) ortak çalışmasıyla hazırlanan "Beşibiryerde'' adlı Osmanlı padişahlarının bestelerini içeren Klasik Türk Müziği cd'leri, Ada Müzik tarafından yayınlandı. 85. Yıl Armalı özel olarak hazırlanan ve YTÜ'nün stüdyolarında üretilen bu beş cd Türk müziğinin başlangıcından bugüne sesli tarihini içeriyor. Dolmabahçe Sarayı Camlı Köşkün alt katındaki Külhan'da açılan 'Türk Musikisi Araçları Sergisi' ile eş zamanlı olarak piyasaya sürülen Beşibiryerde, repertuar ve seslendirme çalışmaları YTÜ Türk Müziği Araştırmaları bölümünce yapılarak ortaya çıkarıldı. Sultan Korkud'dan Sultan Abdülaziz'e uzanan imparatorluk tarihi kadar eski müzik geçmişimizi bugüne taşıyan albüm, sultanların saz eserleri, sözlü eserleri, evcara faslı, piyano çalışmaları gibi henüz hiçbir yerde yayınlanmamış eserleri kapsıyor. Proje tasarım ve yürütücülüğünü Doç. Rûhi Ayangil'in üstlendiği albümde emeği geçen müzisyenler arasında Prof. Necdet Yaşar (Tambur), Vedat Kosal (Piyano), Ruhi Ayangil (Kanun), Ahmet Şahin (Ney), Derya Türkân (Kemençe), Aslıhan Eruzun Özel (Kemençe), Özer Özel (Tambur), Özlem Yavuz (Piyano) bulunuyor.

    1300'lü yıllardan itibaren

    Milli Saraylar Saat Seksiyonu Sorumlusu Şule Gürbüz, Beşibiryerde'nin proje sorumlusu aynı zamanda. Gürbüz albümün ortaya çıkış hikayesini şöyle anlatıyor: "Türk Musiki Araçları sergisi hazırlıkları sırasında Necdet Yaşar'la bu konu üzerinde konuşmaya başladık. Yaşar ve Ruhi Ayangil 1300'lü yıllardan itibaren padişah bestekârlara dair bir repertuvar araştırmasına girmişler. Geniş bir yelpazedeki bestekâr padişahların eserlerini bulup stüdyoda çalmışlar. Üniversitenin madddi olanağı olmadığı için yayınlayamamışlar. Necdet Bey'le konuşurken bu ortaya çıktı. Biz yayınlayalım, dedik ve üniversiteyle 3 yıllık bir protokol imzaladık. Bu, iki devlet kurumunun bir alanda yaptığı ilk işbirliklerinden biri aynı zamanda."

    Meraklısına yeni bir kaynak

    Albümün hem tarih araştırması, hem de Türk müziğinin gerçek yorumu ile dinlenebilmesi bakımından önemli olduğunu belirten Gürbüz, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bugün Türk müziği dinlemek isteyenler için sınırlı sayıda üretim var. Koskoca Kâni Karaca'nın iki tane, Bekir Sıtkı Sezgin'in üç tane CD'si var. Genç bir insan dinlemek istese 20 CD ya bulur ya bulamaz klasik Türk müziği ile ilgili. Kendi müziğimizi tanıtmaktan aciz kalıyoruz. Birilerinin taşın altına elini koyması lazımdı. Bu çalışma bu nedenle önemli. El değmemiş bilinmeyen farklı notalar var bu albümde. Neticede Türk müziği ilie ilgili yenilik isteyenler için bir kaynak. Çünkü sultan besteleri ilk defa yayınlanıyor."

    Padişahların çoğu bestekâr

    'Beşibiryerde' 1300'den bu yana ulaşılabilen sultan bestelerinden oluşuyor. Ulaşılabilen tüm besteler albüme alınmış ama Osmanlı Devleti padişahlarının çok daha fazla bestesinin olduğu sanılıyor. Şule Gürbüz bestekar padişahların sayıca fazlalığına dikkat çekerek "Neredeyse bütün padişahlar beste yapmış" diyor: "Kaba olduğu söylenen, günde bir kuzu budu, kırk yumurtayla pastırma yiyordu denilen güreşçi Abdülaziz bile beste yapıyormuş. Bir de insanlar nedense Osmanlı gibi bir devletin padişahına o yakıcı duyguları, incelikleri, hislenişleri yakıştıramıyor. Bence III. Selim padişah olmasaydı belki çok daha büyük bir besteci olarak anılacaktı."

    Aynalıkavak musiki merkezi oluyor

    Dolmabahçe Sarayı, Aynalıkavak Kasrı'ndan getirilmiş olan nota, el yazması, taş plak ve 46 parça müzik aletinden oluşan "Türk Musikisi Araçları Sergisi"ne de ev sahipliği yapıyor. Sergide yer alan eserlerin bir kısmı Sultan Abdülaziz'in torunu Gevheri Osmanoğlu'nun 1987 yılında saraya bağışladığı, diğer önemli bir kısmı ise Darül-Elhan ve Eski Türk Müziği Konservatuarından İstanbul Belediyesine, oradan da 1986 yılında Milli Saraylara intikal eden eserler. Sergide tanınmış ud yapımcısı Manol'ün, kemençe yapımcısı Baron ve küçük İzmitli gibi seçkin luthiyelerin eserleri de sergileniyor. Eylül sonuna kadar açık kalacak olan Türk Musiki Araçları Sergisi önümüzdeki yıl açılması planlanan Aynalıkavak Kasrı Osmanlı Musiki Müzesi için de bir hazırlık çalışması niteliğinde. Aynalıkavak Kasrı Milli Saraylar Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan tarihi mekanlar içinde en yaşlı olanı. 17. Yüzyıldan kalma saray aynı zamanda modernleşme öncesi Klasik Türk Sarayının Haliç kıyısındaki yegane örneği. Aynalıkavak Kasrı bu sıralar restore ediliyor. Önümüzdeki yıl içinde restorasyonunun tamamlanması öngörülen Kasrın Osmanlı Musiki Merkezi olarak hizmet vermesi planlanıyor. Milli Saraylar Daire Başkanlığı, Kasrın denizle bağlantısını kesen tersane binalarının kaldırılmasının ardından bu Kasrın da deniz bağlantısının sağlanmasını gerçekleştirmek için yoğun çaba gösteriyor. Proje tamamlandığında, III. Selim'in yaşadığı ve bestelerini yaptığı yer olan Aynalıkavak Kasrı, müzik eğitimi, nota arşivi, musiki kitaplığını da kapsayacak çok büyük bir musiki merkezi olacak.

  •  
    'Kendimi feminist olarak tanımlayarak sınırlamam'
    Cömertlik ve kardeşlik yazıları
    Somuncu Baba'da

    Aşkla tökezleyen kadınlara
    Daha önce üç kitabı yayınlanan Halide Eşber, Doğan Kitap'tan çıkan 'Her Şey Seninle' adlı romanında hayattan istediklerini elde edemeyen kadın okurlara sesleniyor. Aşkla yıkılan ve aşkla var olan, sonra ailesine sığınan ama aileyle de hırpalanan, zeki, yetenekli ama bazen da başaramayan bir kadını anlatıyor. Kronolojik sıra izlemeyen romanda Halide Eşber, kelimelerin çağrışımlarına bırakıyor akışı. Her kelime bir bölümün başlangıcı. Her kelime o kadının hayatından bir parça. Her Şey Seninle, duyguların sürüklediği bir kitap.
    Bilgi tel: 0 212 677 09 24

    Bachmann'ın Radyo Oyunları
    Avusturyalı yazar ve şair Ingeborg Bachmann'ın 'Radyo Oyunları' Yapı Kredi Yayınları'ndan çıktı. Bir Düş Alışverişi, Manhattan'ın İyi Tanrısı ve Ağustosböcekleri adlı üç oyunu kapsayan kitabın çevirmeni Ahmet Cemal. Şiir dilini radyo oyunu türüne taşıması, bir yandan bu ürün teknik gereklerini göz önünde tutarken, öte yandan edebiyatı bu gereklerle çok iyi bir dengeye oturtabilmesi, Bachmann'ın bu alana getirdiği en önemli yenilikler. Bachmann'ın yazdığı üç radyo oyunu, türün en yetkin örnekleri olmanın yanısıra yeni ölçütler de getiriyor.
    Bilgi tel: 0 212 473 04 44

    Gerilimli, şiddetli Zindan Adası
    Özellikle Clint Eastwood'un yıldız oyuncularla sinemaya uyarladığı Gizemli Nehir'le tanınan Dennis Lehane 'Zindan Adası' adlı romanla okur karşısında. Artemis Yayınları'ndan çıkan kitapta Lehane, psikolojik bir macera anlatıyor, zihni allak bullak eden beklenmedik olayları art arda diziyor ve okuru romanın sonuna dek sürüncemede bırakıyor. Uğultulu Tepeler atmosferinde geçen psikolojik gerilim ve şiddet romanı "Agahta Christie tarzı katil-kim klostrofobisini, sıkı bir Stephen King ürperticiliğiyle birleştiren aksi, derin, havalı, esrar dolu bir öykü."
    Bilgi tel: 0 212 513 34 20

    Denizin 'lezzetli çıtırı' hamsi
    Yeme içme kültürüne yönelik kitaplarıyla tanınan Deniz Gürsoy yeni kitabı "Denizin Çıtırı Hamsi"de bu lezzetli balıkla ilgili hikayelere ve pek çok ülkeden yüzlerce tarife yer veriyor. Dört tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de balık çeşiti ne kadar bol olursa olsun, her mevsim kaç çeşit balık bulunursa bulunsun hamsinin yeri bambaşka. Bu kadar çeşit içinde tavası, buğulaması, ızgarasıyla sofralardaki itibarını kimseye kaptırmayan hamsi, Denizin Çıtırı Hamsi'de kalbe giden yolun değişmez ve hakim yolcusu oluşunun tadını çıkarıyor. Kitap Oğlak Kitap'tan çıktı.
    Bilgi tel: 0 212 251 71 08

    Bir 'devrimci'nin politik anıları
    68'li dönemde ODTÜ son sınıf öğrencisi olan, Deniz Gezmiş'le birlikte idama mahkum edilen onsekiz gençten biri olan Atilla Keskin'in 'Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler' adlı anı kitabının 5. baskısı Gendaş Kültür'den çıktı. "İyi ki duygularımı başkalarıyla paylaşma cesareti göstermişim" diyen Keskin, yeni nesillerin geçmişte yaşananlardan haberdar olmasını istediğini belirtiyor. Yaşananların kronolojik olarak aktarıldığı kitapta, kitap ve kitapta adı geçen kişiler, olaylar üzerine yazılanlarla, bir de fotoğraf albümü bulunuyor.
    Bilgi tel: 0 212 512 94 67
    7 Ağustos 2005
    Pazar
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Online İlan

    ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED