|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Sorunları silahla çözmenin benimsendiği bütün ülkelerde savaşları, haksızlıklar ve yolsuzluklar izliyor. Silaha başvurmanın tek çare olarak görüldüğü her ülkede, sorunlar çözülmediği gibi, binlerce suçsuz insan da hayatını yitiriyor. Silaha silahla karşılık verildiği için, savaşlar bölgesel olmaktan çıkıp, uluslararası bir güç ve şiddet gösterisine dönüşüyor. Her ülke, terör sorumlusunu kendi ülkesinin dışında, başka ülkelerde aradığı için, bütün dünya global bir savaş alanına dönüştü. Soğuk savaş döneminden yeniden sıcak savaş dönemine geçilen dünyada, yeni bir düşman bulundu. Global savaş alanının yeni düşmanı, artık Kapitalizm ya da Komünizm değil, dünya ölçeğinde yaygınlık kazanan terördür. Savaşan taraflar birbirini terörü desteklemekle suçluyor. Örgütlü ya da örgütsüz her terör eylemi, yeni terör eylemlerine davetiye çıkarıyor. Devlet terörü ile örgüt terörü birbirine karışıyor. Düzenli ya da düzensiz savaşlar, domino etkisiyle bütün dünyaya yayılıyor. Dünyanın entellektüel, finansal ve doğal kaynakları her ülkenin, temel ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak zenginliktedir. Ancak savaşları tetikleyen terör olayları ve terör saldırılarını besleyen savaşlar yüzünden dünyanın neredeyse yarısına yakın bir kesimi yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Savaşlar ve terör olayları bütün dünyayı tehdit ediyor. Kanı kanla temizlemeye kalkışan savaş ve terör kışkırtıcıları, her ülkede dehşet verici kan gölleri oluşturuyorlar. Amerika, Avrupa ve Asya'sıyla bütün dünyanın savaş ve terörü önlemede yeni bir vizyona ihtiyacı var. Hiçbir ülke savaş ve terör sorumlularını kendi ülkelerinin dışında aramasın. Savaşı savaşla önlemeye ve kanı kanla temizlemeye çalışanlar, savaş ve terörün gerçek sorumlularıdır. Onları bulmak için, gözlerin dışarıdan önce, içeriye çevrilmesi gerekir. Her ülkenin teröristi, kendi sınırları içinde, devlet yapısında ya da toplumun değişik katmanları arasındadır. Dünya barışına giden yol savaştan geçseydi, Filistin ve İsrail arasındaki sorunlar, böylesine kanlı bir çatışmaya dönüşmezdi. İran ve Irak arasındaki savaşta milyonlarca insanın ölmesi, iki ülke arasındaki sınırları değiştirmediği gibi, sorunların daha trajik boyutlar kazanmasına yol açtı. Vietnam'da iki milyon Vietnamlı ve yüzbin Amerikalının ölmesi iki tarafa da kalıcı bir kazanç sağlamadı. Irak'ta hergün yüzlerce insanın terörde hayatını yitirmesi dayatmacı yönetimlerin sonunu getirmeyecektir. Batı ülkeleri, dünyaya barış getirmek istiyorlarsa, terörün kaynağını başka ülkelerde değil, kendi ülkelerinde aramalıdırlar. Aynı sorumluluk, Müslüman ülkeler için de sözkonusudur. Onlar da yoksulluk ve haksızlığın kaynağını kendilerinde değil de, Batı dünyasında ararlarsa savaş ve terör olaylarının üstesinden gelemezler. Her ülke, başka bir ülkeyi suçlarken, gerçek sorumluluğun kendisinde olduğunu unutmasın. Bir ülke, başına gelen her felaketten, öncelikle kendisinin sorumlu olduğunu unutmamalıdır. Yeni vizyon "vur ve öldür" değil "dur ve düşün" olmalıdır. Her ölüm, yeni ölümler getirir. Her şiddet yeni şiddetlere yol açar. Her savaş, yeni savaşların habercisidir. Büyük savaş cephede silahla yapılan değil, kişisel ve toplumsal düzeyde bilgi ve erdemle yapılan savaştır. Bir ülkenin, bir toplumun ve bir kişinin kendisini yenmesi kadar büyük bir zafer yoktur.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |