|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Şa'îre kelimesinin çoğulu olan şeâir; nişâneler, alâmetler, işaretler, belirtiler, göstergeler, semboller ve simgeler demektir. Allah'a işaret eden ya da insanı Allah'a yönelik olarak "şuurlu" yapan şeylerdir. (Mustansır Mîr, Kur'anî Kavramlar ve Terimler Sözlüğü, çev. Murat Çiftkaya, İstanbul 1996, İnkılab, s. 23-24) Allah'ı hatırlatma görevlerinden dolayı, onlara saygı duyulması gerekir. Şeâirullah dinin belirgin alâmetleri, işaretleri ve sembolleridir. Günümüzün deyimiyle, şeâirullahı "dince kutsal sayılan şeyler" biçiminde ifade edebiliriz. Kur'an-ı Kerim'de açıkça sayılan "şeâirullah" (Allah'ın şeâiri/simgeleri), Mekke civarındaki Safa ile Merve tepeleri (Bakara, 2/158), Meş'ar-i Haram (Bakara, 2/198), haram aylar (Bakara, 2/194), kurban (hedy:Allah'a hediye/armağan) edilmek üzere Kâbe'ye gönderilen hayvanlar ve "gerdanlıklı hayvanlar" (Maide, 5/2) olarak örneklendirilmektedir. Kur'an-ı Kerim'de şeâirullah, neredeyse tamamen hac dolayımında ve aslî saflığını kaybetmiş hac mekânları ve fiilleri çerçevesinde yer almaktadır. Kur'an-ı Kerim'de sayıca sınırlandırılmayıp, sadece örneklendirilerek sayılan bu şeâirullahı; mekânlar, zamanlar ve kurbanlık hayvanlar biçiminde üçlü tasnif çerçevesinde ele alabiliriz. 1) Mekânlar Şeâirullah olarak sayılan yerler, özellikle, hac ibadetinin eda edildiği kutsal yerler ile Mescid-i Haram denilen Kâbe-i Muazzama'dır. Bunları, hac mekânları ve Mescid-i Haram olarak, iki grupta ele alacağız. A- Hac Mekânları (Şeâiru'l-Hacc/Meşâiru'l-Hacc) Meşâiru'l-hac (tekili:meş'ar), haccın duyularca görünen, hac ibadetinin ifa edildiği belli kutsal yerler (meâlim) ve bu yerlerde yapılan bazı hac fiilleridir. (Râgıb el-Isfahânî, el-Müfredât, s. 456, ş-a/ayn-r) a) Safa ve Merve Safa ile Merve, Kâbe'nin doğu tarafında bulunan iki tepeciğin adıdır: "Şüphesiz, Safa ile Merve Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kâbe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır (:daha fazlasını) işlerse, şüphesiz Allah onu bilen ve karşılığını verendir." (Bakara, 2/158) Bugün bir tünel içinde bulunan ve Mes'â denilen bu iki tepecik arasında yedi defa gidip gelmeye "sa'y" (hızlıca/koşaradım yürüme) denir. Sa'y, haccın ve umrenin vaciplerindendir. Sa'y, Hz. İbrahim, eşi Hâcer ve oğlu Hz.İsmail'e dayanan sahih bir hac geleneğinin ihyasıdır. Câhiliyet Dönemi'nde, bu iki tepecikte putlar bulunuyor, müşrikler de bu iki tepecik arasında sa'y yapıyorlardı. İslâm Dönemi'nde mü'minler, bu iki tepecik arasında sa'y etmekten kaygıya kapılınca, âyet-i kerîme olayı aslî saflığına döndürmek üzere gerçek durumu belirtmiştir. b) Meş'ar-i Haram Mekke ile Arafat arasında bulunan Müzdelife'deki belli bir noktaya, Kur'an-ı Kerim'de Meş'ar-i Haram (mukaddes nokta) adı verilmektedir: "(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın ettiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz." (Bakara, 2/198) Hacılar, 9 Zilhicce'de Mekke'den, doğusunda yer alan Arafat Ovası'na gitmek üzere yola çıkarlar. Gece, Müzdelife'de kalırlar. Müzdelife Vakfesi'ni yapmak sünnettir. Ertesi gün, yeniden Kâbe'yi tavaf için Mekke'ye dönülmektedir. Tefsir kaynaklarında belirtildiğine göre, İslâm öncesi dönemde (Câhiliyet Dönemi), hacılar Müzdelife'de toplantılar yapardı. Bu toplantılarda, şiirler okurlar, hikâyeler anlatırlar, kabile ve atalarının maharetlerini ve başarılarını övgüyle anlatırlardı. (Mustansır Mîr, age, s. 134-135) Yukarıdaki âyet, hacıların bu putperest geleneğinden uzak durmalarını emretmektedir. Ayet, Müzdelife'nin dinî bir toprak parçası olduğunu, dolayısıyla hacıların orada bulundukları süre içinde Allah'ı zikretmeleri gerektiğini belirtmektedir. B- Mescid-i Haram "Kutsal Cami" anlamındadır. Pekçok âyette, hacıların tavaf yaptığı yer ve Müslümanların kıblegâhı ve birliğinin simgesi olan Kâbe-i Muazzama'ya, Mescid-i Haram denilmektedir. (Ayetleri, içerikleri açısından şöylece tasnif edebiliriz: kıble oluş: Bakara, 2/144, 149, 150; yanında savaş yasağı: Bakara, 2/191; hacta kurban bulamayan Mekkeli olmayan hacılar: Bakara, 2/196; ziyaretine engel olmanın büyük günahlığı: Bakara, 2/217, Maide, 5/2, Enfal, 8/34, Hacc, 22/25, Fetih, 48/25; Mekkelilerle andlaşma yapılan yer: Tevbe, 9/7; bakım ve onarımı: Tevbe, 9/19; müşriklerin giriş yasağı: Tevbe, 9/28; miracın başlangıç yeri: İsra, 17/1; Mekke'nin fethinden sonra giriş müjdesi: Fetih, 48/27) Başka bazı âyetlerde ise, Kâbe'ye,"mukaddes/saygın/saygıdeğer ev" (el-beytu'l-harâm: Maide, 5/2, 97; el-beytu'l-muharrem: İbrahim, 14/37), "eski ev" (el-beytu'l-atîk: Hacc, 22/29, 33) adı verilmektedir. Hz. İbrahim (a.s.) ve oğlu Hz. İsmail (a.s.) tarafından inşa edilmiştir. (Bakara, 2/127) Tek Allah'a ibadet uğrunda (Ali İmran, 3/96) yapılan ilk bina olduğu için "eski ev"dir. Kâbe dolayısıyla Mekke'ye de "mukaddes topraklar/belde" (el-beldetu'l-muharrem: Neml, 27/91) adı verilmektedir. Bu yüzden hac ya da umreye gitmek, Türkçe'de "mukaddes/kutsal/kutlu topraklara yolculuk" olarak belirtilmektedir.
2) Zamanlar (Haram Aylar: Eşhur-i Hurum)
Hz. İbrahim (a.s.) zamanından itibaren, dört ay, "mukaddes aylar"(el-eşhuru'l-hurum, tekili:eş-şehru'l-harâm) olarak kabul edilmiştir. (Bakara, 2/194-ateşkeste karşılıklılık ilkesi-, 217-haram aylarda savaşın büyük günahlığı-, Maide, 5/2-haram aya saygı-, 97-dinî, toplumsal, siyasî ve ekonomik boyutları-, Tevbe, 9/5-haram ayların bitiminde müşriklerle savaşın sürdürülmesi-) Haram/mukaddes aylar, umre ayı olan Receb ile ilk ikisi hac ayları olan Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylarıdır. Arap töresine göre bu aylarda savaş ilan etmek, savaşın sonuçları olarak ganimet almak ve yağma yapmak, kesinlikle yasaktı. İslâm, bu yasağı sürdürmüştür. Ancak, bu türden ilişkilerde "karşılıklılık (mukabele bilmisil) ilkesi" geçerli olduğundan, Müslümanların bu yasaklara uyması, muhaliflerinin (âyetin nüzûl/iniş dönemi için Kureyşliler'in) uyması şartına bağlıdır: (Haram ay, haram aya karşılıktır: Bakara, 2/194) Bu ilke uyarınca, ancak rakipleri mukaddes saydığı takdirde, o aylar mukaddes sayılacaktır. Günümüz savaşlarında ateşkes dönemi, bu haram uygulamasının bir çeşit yansımasıdır. 3) Hac Kurbanlığı Hayvanlar Hac sırasında kurban edilecek hayvanlar, "Allah'ın şeâiri" arasında sayılmaktadır: "Bu böyle. Her kim de Allah'ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından(Allah'a karşı gelmekten sakınmasından)dır." (Hacc, 22/32); "Kurbanlık büyük baş (:büdn) hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken, (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de, istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları işte böylece sizin hizmetinize verdik." (Hacc, 22/36) Şeâirullah'ın Boyutları Şeâirullah'ın dinî, toplumsal, siyasî ve ekonomik boyutlara sahip bir kavram olduğu belirtilir: "Allah; saygıdeğer ev Kâbe'yi, haram ayı, hac kurbanını (:hedy) ve (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıkları, insanlar için (din ve dünya açısından) ayakta kalma (kıyâm:ayakta duruş, temel dayanak) sebebi kıldı. Bütün bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve zaten Allah'ın her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu kavramanız içindir." (Maide, 5/96) Kâbe, inanç ve toplumsal tevhidin/birliğin mübarek mekânıdır. Haram aylara rastlayan hac mevsimi, iman kardeşliğinin pekişip güçlendiği bir zaman dilimidir. Kesilen kurbanlar, toplumsal dayanışmanın dönemsel önemli araçlarından biridir. Hac dolayımındaki ticaret etkinlikleri, ekonomik hareketlilik sağlar. Ayrıca bizzat hac, bembeyaz ihram giysileri ve hac fiilleri, insanların eşitliği duygusunu uyandırır ve güçlendirir. (Ayrıca bk. Bakara, 2/198; Hacc, 22/32, 36) Şeâirullah'a Saygı "Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine (:Allah'ın evine/Beytullah'a hediye edilenlere), haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve rablerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Kâbe'ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıkınca, avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoydular diye, bir topluluğa duyduğunuz kin/öfke, sakın ha sizi haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah'a karşı sorumluluk/sakınma) üzere yardımlaşın. Fakat günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'tan sakının. Çünkü Allah'ın cezası, çok şiddetlidir." (Maide, 5/2. Ayrıca bk.Maide, 5/96; Hacc, 22/32) "Üç Aylar" denilen kutsal gecelerin yoğunlaştığı çok özel zamanlar olan kandiller mevsiminin girişi ve hac kayıtları dolayısıyla, bu konularla yakından ilgili Kur'an-ı Kerim'de yer alan şeâirullah kavramının içeriğini ele almak, sanırım günün anlam ve önemine uygun düşmüş görünen bir özelliğe sahiptir.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |