AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
ABD ilginç para kapma savaşı başlattı... Ya Türkiye!...

ABD, özellikle 11 Eylül saldırıları ve Irak'ı işgallinin ardından ana finansörü olan Arap sermayesinin önemli bir kısmını kaybetti. Bunun boşluğunu kapatabilmek amacıyla yabancı sermaye çekebilmek için birçok yöntem geliştirdi.

Yabancı yatırımlara büyük kolaylıklar sağladı. Ancak sağladığı kolaylıklarla beklediğini elde edemedi. Bir anlamda "Attığı taş ürküttüğü kuşa değmedi". Bunu ardından ABD Başkanı Bush ve ekibi yeni arayışlara girdi. Ancak bu arayışlar "Irak'ın gürültüsü altında ezilip gittiği" için pek haberimiz olmadı.

Geçen sabah Alman Deutsche Well'de bir haber yayımlandı. Haber oldukça ilginç; "Yabancı sermayeden umduğunu bulamayan ABD Başkanı Bush, ülkesinin yurt dışında büyük yatırımları patronları ile sıkı bir pazarlığa girmiş ve sonuçta ikna etmiş."

Peki nasıl ikna etmiş? Yine Deutsche Well'den; "Bush, büyük patronlardan yurt dışındaki kârlarını, ABD'ye getirmelerini istemiş. Patronlar da (Tamam bunları getirelim ama ne avantajımız olacak) demişler. Pazarlıklar sonrasında, büyük patronlara, yurt dışındaki kârlarını ABD'de yatırımlara dönüştürmeleri halinde, mevcut teşviklere ek olarak ayrıca bir vergi avantajı getirmeyi taahhüt etmiş ve yasalaştırmış. Başka muafiyetler de getirmiş."

Peki Bush bunları getirmiş de ne olmuş? Yine habere göre; Yılbaşından bu yana ABD'li dev kuruluşlar yurt dışındaki kârlarından 500 milyar doların üzerinde bir rakamı 5 ayda ülkelerine getirmişler...

Evet evet... Yanlış değil gelen kâr miktarı 500 milyar doları...

Kimler getirmiş? İşte birkaç örnek; Cargil Gıda Grubu 35 milyar dolar, IBM 10 milyar dolar, Pfizer İlaç Grubu 11 milyar dolar, Jhonsen& Jhonsen 35 milyar dolar...

Peki bu kârlar hangi ülkelerden geliyor?

Aralarında Türkiye var mı yok mu bilmiyorum... Ama Deutsche Well'ye göre ilk sırada Almanya var. Sonra bütün orta Avrupa ülkeleri... Deutsche Well'e haber taptığına göre zaten bu işten en fazla canı yanan belli ki Almanya.

Yıl sonuna kadar neye ulaşması bekleniyor? Habere göre, yıl sonuna kadar bu rakamın 1 trilyon doları aşması bekleniyor.

Haber'de bir ilginç not daha var. Uzakdoğu ülkelerindeki kârları kimse getirmemiş. Çünkü bu ülkelerdeki kârları avantajlar nedeniyle herkes tutuyormuş.

"İyi de bize ne?" diyebilirsiniz. Bizim payımıza düşen aslında 4 önemli nokta var. Bunlardan ilki, kaçan kârlar Türkiye'nin mal sattığı, en çok ihracat yaptığı ülkelerden oluyor olması... Uzun vade için bu paralar mal sattığımız ülkeleri ekonomik olarak daha da zayıflatacaktır. İkincisi eğer biz de buna karşı bazı avantajlar özellikle vergi ve enerji düzenlemeleri yapmazsak bizdeki yabancı sermayeyi de olumsuz etkileyebilir... Üçüncüsü Uzakdoğu'dan bu sermayenin neden gitmediğini iyi irdeleyip, ona göre teşviklerimizi yeniden düzenlememiz gerekiyor....

Peki bizim hiç mi avantajımız yok? Var tabiî ki, yıllardır konuştuğumuz ABD'den kaçan Arap sermayesi fikren Türkiye'ye yatırıma hiç bu kadar bu kadar yakın olmamıştı.

Katar, Dubai Kuveyt, Lübnan ve Suudi sermayesi, prens ve emirler düzeyinde Türkiye'de araştırmalar yapıyorlar. İş dünyasında konuşulanlara göre, Tekfen, Alarko, Polat Holding, Elginkan Holding gibi gruplarla 3 milyar dolarlık bir Dubai Fonu gayrimenkul fonu kurmak için epey görüşme yapmış. Katar, Kuveyt, Lübnanlı Ürdünlü ve Suudi Arabistanlı birçok prens ve emirin şirketi cirit atıyormuş. Ruslar ve hatta Türk Cumhuriyetlerinde büyük para yapanlar da öyle. Önemli olan bunlar için bir an önce doğru dürüst ve basit düzenlemeler yapmak. Mesela vergi sistemini basitleştirme ve yabancılara arazi satışından işe başlanabilir...

Petrol neden rekor üstüne rekor kırıyor?...

"...İşte bu simsarlar, sessiz sedasız 24-30 Eylül tarihleri arasında en büyük alıcı ve üreticiler ile birlikte Fransa'nın Monte Carlo Kumar Merkezi'nde bir araya geldiler. Buraya katılan simsarların ortak kanısı petrolün 70 dolara dayanacağı şeklinde...."

Bu yazıyı geçen senenin 6 Ekim günü yazmışım. Yani 7 Ekim'deki Yenişafak'ta yayımlanan yazım. Doğrusunu isterseniz petrolün varilinin 35-40 dolar arasında seyrettiği dönemde bu yazıyı yazmam epey tepki topladı. Mantıken de çok kabul edilebilir gibi görünmüyordu. Ama bugün gelinen nokta petrol 65 dolara dayandı. Adamların dediği oldu. Aslında dediklerini yaptılar... Spekülasyonla bu seviyeye getirdiler. Yaz ayları petrol tüketiminin en düşük olduğu aylardır. Ya kış olunca tüketim artınca... Onu düşünmek bile istemiyorum...


10 Ağustos 2005
Çarşamba
 
BAYRAM BAŞARAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED