|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
HALE KAPLAN ÖZ
"Reddettiklerini öğrensinler" "İnancı olmayan kişinin tek referansı ne yapacağını bilmediği bilgisidir. İnanmayan insan inkar ettiği şeyi bilgi ile ifadelendirip tanımlamak zorundadır. İnanç içe doğru yoğunlaşan, kelime ve seslendirmeye ihtiyaç hissetmeyen tecrübî bir durumken, inanmamak dışa doğru gelişen kelimelerden medet uman, savunma ve ucunda pişmanlık olmayan bir itiraf durumudur. İşte onun içindir ki, 'din' inanmayan (ate) biri için gerçek anlamda bir 'kültür', 'ahlak' da olsa sadece 'bilgi'dir." Hüseyin Akın'a göre ülkemizde ateist olduğunu söyleyen kişiler inanmayı reddettikleri gibi, reddettikleri inancın argümanlarını da en basit şekliyle dahi öğrenme zahmetine katlanamıyorlar. Akın, ateistlerin mahrum oldukları bilgiyi edinebilmeleri için hazırladığı kitabında ironik bir dil kullanıyor. Ateistlerin tipik özellikleri Hüseyin Akın kitapta yer alan I. Ünite'de ateistlerde görülen tipik özellikleri tespit ediyor. 'Haydi Ateistler Okula' başlığı altında verilen bu bölümden ateistlerin ortak özelliklerini okuyalım: "Okuldan ve okumaktan kaçarlar, çünkü okuduklarından etkilenerek kendileriyle yüzleşmekten acı duyarlar. Yokluğunu kutsadığımız varlık ya ansızın önümüze çıkarsa, diye kaygılanıp telaşlanırlar. Kimi ateistlerin saldırgan olmalarının sebebi, kafalarından Tanrı imgesini bir türlü atmaya muktedir olamamalarındandır. Tanrı'yı reddetme gerekçeleri çoğunlukla duygusaldır. Bilmedikleri dine, tanımadıkları Tanrı'ya karşı çıkarlar. Bugün memleketimizdeki ateist olduklarını söyleyen kişilerin en büyük sorunu entelektüel derinlik bir yana, asgari dinsel bilgiden yoksun oluşlarıdır..." Liste bu şekilde uzayıp gidiyor. Bu tespitler kitabın geri kalan ünitelerinde anlatılacakları daha iyi kavrayabilmek açısından önemli. Ateist olup bir yaratıcıya inananlar ve dini bütün ateistler de yine bu ünitede anlatılıyor. Bu ana başlıklar çeşitli türlerdeki okuma parçalarıyla desteklenmiş. Ayrıca ünite sonunda 'madem ki hayat yaşamaktır o halde niçin ölüyoruz?' gibi soruların bulunduğu alıştırma soruları da var. Diğer bölümler 'Ateizmin Seyir Defteri', 'Deistler ya da Uçaktan Korkan Temkinli Ateistler', 'Eşdinsel misiniz?', 'Şeytan Ateist miydi?', 'Allah Sizi İnandırsın ki Allah Var!' gibi konu başlıkları taşıyor. Bilmeden muhalefet etmek 'Konu din olunca 'bilmeden muhalefet etmek' garip bir şekilde normal karşılanırken, kırılan potlar ve devrilen çamların verdiği zayiattan kimse kendini sorumlu hissetmemektedir' diyor Akın ve ateistlerin devirdiği çamları diğer ünitelerde 'basından' seçmelerle aktarıyor. Kitapta dört yıl önce verdiği bir röportajında ateist olduğunu söyleyen Serdar Turgut'un geçirdiği hastalığı sırasında çaresiz kaldığını, içinde güç alacağı yerler aradığını ve duanın gücünü keşfettiğini söylediği dört yıl sonraki röportajı ardarda verilmiş. Serdar Turgut'un geçirdiği değişim ve itirafları, Türkiye'deki ateistleri tanımak için ipucu sunuyor. Yerli ateistler ve pozitivistler
Kitabın son bölümünde 'yerli pozitivist ve ateistler' tanıtılmış. Bu bölümde Abdullah Cevdet, Beşir Fuad, Turan Dursun, Baha Tevfik, Aziz Nesin'in de aralarında bulunduğu yerli ateistlerin hayat hikayelerini ve bu konudaki görüşlerini bulmak mümkün. Cahit Koytak'ın 'Ya Olmasaydın Tanrım' şiiri de kitapta yerini alıyor. Kitabın sonunda evrensel ate hakları, Bir ateistin 'olmazları' gibi bölümler bulunuyor. Ve en sonda ateistler için tek ders ve bekleme sınavı soruları var.
|
|
|
![]() |
|
|
|
|