|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Modern teknolojiye düşman olduğumu herkes (kaç kişi acaba) biliyor. Hayatı zehir ve zindan eden budur bize. Yok, yok. Sakın aklınıza top, tüfek, bomba falan gelmesin. Onlar depolarda duruyor, ara-sıra kullanılıyor, alınıp-satılıyor. Sadece bizi tehdit ediyor ve uykularımızı kaçırıyor (Ya nükleer savaş çıkarsa). Benim en tehlikeli bulduklarım televizyon, bilgisayar ve otomobil (Unutmayın bizim âletleri değil, âletlerin artık bizi yönettiği ciddi ciddi tartışılan bir meseledir.). Bütün bunlar yüzünden insanlar gerek kendi rızaları, gerek metazori tabiatı, topraklarını terkedip şehirlere doluştu. Sanayi çağı, bilgi çağı falan başladı. Sonunda kapitalizm kazandı. Ona şu mahut modern teknoloji yardım etti. Modern teknoloji kapitalizmi; kapitalizm modern teknolojiyi besleyip büyüttü. Ve tarihin sonu geldi. Artık tek yol var. O da o işte. Ben de diyorum ki, oğlum âdemoğlu aklını başına devşir. Yeniden terkettiğin, tahrip ettiğin tabiata dön. Belki kurtulursun bu karanlıktan, bu vahşetten. Benden önce söyleyenler de olmuş ama kimse dinlememiş. Olsun ben söyleyeyim de yine dinlemeyen dinlemesin (Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi yok). Bu işin sonu yok. Büyümenin, sonsuz sermaye toplamanın, tüketimin, sömürünün sonu yok. Bu iş öyle Afrika'ya yardım için konser vermekle olmaz. Ya ne ile olur? Bir kere şu barajları yıkacaksın. Arkadaş, suyun önünü niye kesiyorsun, kimden izin aldın. Bırak aksın. E, elektirik olmaz o zaman. Olmasın, gaz lambası yakarız. Sonra bırakın yeri delip petrol çıkarmayı. Petrol yüzünden dünyanın çivisi çıktı. Yeniden tarım toplumuna, ilkel hayata mı dönelim? Bırakın şu safsataları be. Ne ilkelliği. Dünyanın -şimdilik en modern- çağında, yani 20. yüzyılda; dünya kuruldu kurulalı öldürülen insanlardan fazla insan öldürüldü. Modernlik, medeniyet, konfor bu mu? (Yarın daha beteri olmayacağını kim garanti edebilir). E, seracılık biter o zaman kışın domates, hıyar yiyemeyiz, bir sürü insan işsiz kalır, dünya nüfusunu nasıl besleyeceğiz? Kışın domates yenmez zaten, hata burada. Tıpkı bir insanın 100 metreyi beş saniyede koşamayacağı gibi. İnat etmeyin. Vakit varken Hz. Nuh'un gemisine binin. Aksi taktirde bu bombalar, bu işgaller mutlu azınlığın da hesabını görecek. Aç kalan yığınlar ne yapacak yani. Senin konforun ötekinin açlığına dayanıyorsa. Adalet lazım adalet. Adalet âletle olmaz. Afla olur; merhametle, ahlakla olur. Nasıl? Malı böleceksin, yarısını yoksula vereceksin. Muhacirler Hz. Peygamber ile birlikte Medine'ye hicret ettiklerinde Ensar onları kardeş bildi, mallarını bölüştü. İşte adalet budur, medeniyet de budur. Dünyanın hakimleri, modern teknolojiyi ellerinde bulunduranlar, ellerindeki cicileri gösterip "Nazar etme ne olur, çalış senin de olur" diyorlar. Biz de onların bilim ve teknolojilerine sahip olmak için çırpınıyoruz (Kan ve gözyaşı üzerine bina edilmiş bu bilim ve teknoloji, insanlığa kan ve gözyaşından başka bir şey vermedi, veremez). Tabii o bilim ve teknoloji ahlakı, kültürü, geleneği ile birlikte geliyor. Onların 100 yıl gerisinden yürüyerek az biraz zenginleştikçe onlar gibi oluyoruz hatta mutlu azınlığımız kendilerini onlardan sayıyor. Ya altta kalanlar? Altta kalanların canı çıksın. Devir o devir ki "ya zorba olacaksın ya esir". Çözüm: Ha, ha. Çözümü benim gibi bir hikâyeciden bekliyorsunuz ha. Peki sizi fazla üzmeyip formülü vereyim: Reddedeceksiniz. Büyük bir red cephesi kuracaksınız. Almıyorum, giymiyorum, kullanmıyorum, sizin hiçbir malınızı istemiyorum diyeceksiniz. - Etme yahu. İşsiz kalırız, aç kalırız, egemenliğimiz elden gider, esir oluruz. Üretim artmaz ise dünya nüfusu nasıl beslenir. Daha binlerce soru ve itiraz (Halbuki dünya geniş ve rızkı veren Allah). - O zaman kalın mahbesinizde. Madem ayağa kalkmak istemiyorsunuz borç istemeye devam edin. Öyle ya "borç yiğidin kamçısıdır". Borç alın saray yapın. Bu sözüm sadece size değil ha. Petrol tüketenlere, orman tüketenlere, havayı, toprağı, suyu insanı tüketenlere. Kurtulmak isteyenler yeniden dağlara, yaylalara çıkıp davar beslesin, taşları ayıklayıp tarla açsın, fidan diksin, su değirmeni inşa etsin. Fakir bir hayat sürsün. Kara sabanı kucaklayıp öküzlerin gözlerinden öpsün.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |