|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Geçen hafta çarşamba günü yayınlanan "Başhekimlik Sorgulanmalı" başlıklı yazıma 30 civarında mail aldım. Bu maillerdeki görüşlerin bir kısmının kamuoyunu ilgilendireceğini düşünerek, okuyucularımdan bağışlanmayı da dileyerek özet halinde sunmayı kararlaştırdım. Aleyhte olanların keskin retlerinin bulunmadığını da gördüm. Şimdi mail özetlerinden birkaçını sizlere sunuyorum: M. İrfan KURT (Müdür): "Başhekimlik" konusunda yazdığınız yazıdaki fikirlere katılmamak mümkün değil. Hastanelerin yönetiminin gerçek manada etkinleşmesi, kararların daha sağlıklı, pratik, verimli ve hızlı hale gelmesi, çalışanlara ve hizmet alanlara (iç müşteri ve dış müşteri memnuniyeti bakış açısıyla) daha kaliteli bir hizmet anlayışıyla hizmet sunulması sonuçlarına ulaşılacağını düşünüyorum. Zaten yönetim bilimine göre teknik konularda uzman olan kişilerin yöneticilik yapmaları hem iyi bir teknik uzmanı kaybetmeye hem de yönetim hataları sebebiyle işletmeleri kaybetmeye sebep olabiliyor. Bir de yeni kanundan sonra istifa eden Başhekimler son zamanlarda protesto mahiyetinde istifa edip, boy gösteriyorlar. Bir düşünüyorum da şimdiye kadar hastanelerde problemle karşılaşıldığında hiç bir zaman Başhekimlere ulaşabildiğimi hatırlamıyorum. (...) Zaten kendi muayenehane işleri ve o kanaldan gelen hastalarının muayene ve tedavi işlerinden Hastane Başhekimliği için süre kalıyor mu? Memduh EKİCİ (eczacı): Tahsin Bey, bu konuda size katılıyorum. Döner sermaye yönetimleriyle tamamen ticari bir işletme haline dönüşen, trilyonların konuşulduğu bu işletmelerin tamamen uzmanlara bırakılması gerekir. Mazlum KÖŞECİ (doktor): Yorumunuzu okudum. Aynen fikirlerinize katılıyorum. Sağlık alanında problem sadece başhekimlikten ibaret olmadığı açıktır. Doktorların çalışma ortamları ve özlük hakları da çağın oldukça gerisindedir. En az 11 yıl tıp eğitimi alan bir insanı 1 milyara çalıştırmak zulümdür. Bakan bey açıklıyor döner sermaye vereceğiz diyor, ancak doktor emekli olduğunda alacak olduğu ücret bir bankacının beşte biri oranındadır. Hakan TÜRK (memur): Sağlık konularına eğildiğiniz için teşekkür ediyorum. Sağlıkta güzel çözümler üretilmeye çalışılıyor, fakat biz millet olarak onu hemen suiistimal ediyoruz. Bazıları hastanede döner sermayeden pay aldıkları gibi, özel birinci basamak tıp merkezi de açarak oradan da kazanç sağlıyorlar. Buralarda halka hizmeti öngören Bakanlığın uygulaması sayesinde Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-kur kayba uğratılıyor. Normal muayene olmanız gerekirken hemen tahlil, film vs derken insan psikolojik olarak etkileniyor. (...)Uzmansan ya hastaneyi tercih et, yada özel kliniği. (İki taraftan da kazanç sağlamak galiba daha iyi oluyor. Ayrıca İl Müdürlüğü'ne bağlı başhekimlikte bir sağlıkçı 700 milyon döner sermaye alıyor, İl Müdürlüğü ve sağlık ocağında aynı hizmeti yapan ise 100 milyon civarında alıyor. İl merkezine 100 km uzaklıktaki ücra köyde görevli sağlıkçının hali duman olmuş, döner sermayeden 100 milyon alırken, diğeri torpil bulmuş hastaneye geçmiş 700 milyon döner sermaye payı alıyor. Ben, sağlık elemanı olarak, doktorların dini imanı herşeyi para olmuş diyorum! Doktor (öğretim Üyesi): Sayın Sınav, Başhekim ve Sağlık Müdürlerinin muayenehane açmasının engellenmesi hakkındaki görüşlerinize katılıyorum. Bu makamlar oraya gelen hekimlerce siyasi maksatla kullanılmakta, hastalar ise bu kişilerin muayenehanesine hastaneye yatmak veya orada işini hızlandırmak için -mecburen- gitmektedir. Hastane idaresi hakkında da haklısınız. Ancak hekimler, meslektaşı olmayan birinin amirliğini kabul etmek istemeyecekler (megalomani?). Ben yazdıklarınızın bir adım ötesinde önemli bir şey söylemek istiyorum. Sağlık Bakanlığı'nın Eğitim Hastanelerinde Bölüm Şeflerinin çok büyük yetkileri var. Şef onaylamadan servise hasta yatması neredeyse imkansızdır. Bunun için hastanın şefin muayenehanesine uğraması kaçınılmazdır. Bu sebeple şeflik makamı çok cazip ve mücadeleye değerdir. Üniversitelerde Anabilimdalı Başkanlarının muayenehane açamadığı gibi Sağlık Bakanlığı hastanelerindeki şeflerin de muayenehanelerini kapatmaları gerektiğine inanıyorum. Eğer burası gerçekten eğitim hastanesiyse eğitimin baş sorumlusu olan şef eğitimle daha çok uğraşmalı ve devletin vereceği -şimdilerde tatmin edici olan- maaş ve primlerle yetinmelidir. Ancak bu şekilde Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerinde eğitim kalitesi yükselir ve vatandaşın mağduriyeti önlenebilir. Ben 25 senelik hekim ve öğretim üyesi olarak meslektaşlarımın meslek ahlakına daha fazla sahip çıkması, devletin de bunu maddi olarak desteklemesi gerektiğine inanıyorum. Zekai ŞAFAK (devlet memuru): 22 yıldır Doğu'da bir devlet hastahanesinde görev yapıyorum. Yazınızda çok güzel bir konuya temas etmişsiniz. Aslında çok güzel olur hastahanelerde idarenin doktordan alınması. İdari işletime ve ticarete (sağlık ticarete dönmüştür memleketimizde)sarf ettikleri say-u gayreti meslek icrasına harcasalardı, bugün sağlıkta daha ilerde olacaktır. Aslında tüm doktorlara muayenehane açma yasağı konmalı. Reprezant doktor ilişkilerine de son verilmelidir. Firma ilaç satacak 5 liralık ilaca 10 lira kıyak ödeyecek, doktora eczaneye sonra hastamızda iyi olacak, Hoca Nasrettin ne güzel söylemiş "ölme eşeğim ölme .."diye. Ayhan ÖNAL (Göz Hastalıkları Doktoru-Araştırma Görevlisi): 1999-2002 arasında il sağlık müdürlüğü görevini ifa ettim. "Tıp Fakültelerini bitirip 'muayene hekimliği' yapmak istemeyen tabiplerin yazılı beyanatlarına ve tercihlerine binaen, 'sağlık hizmetlerinin yürütülmesi ve sağlık tesislerinin işletilmesi' alanında lisansüstü eğitim alan tıp doktorlarınca yürütülmelidir" görüşünü ve bu görüşü savunanları(başta siz olmak üzere) destekliyorum. Sizi tebrik ediyorum, bu meseleye yer verdiğiniz için. Mailler bu kadar değil. Yer yetersizliği nedeniyle, okuyucuyla diyalog açısından yararına inandığımdan şimdilik bu kadarıyla yetiniyorum.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |