|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Denklem, denklem, denklem... Bir yanda "kısıtlanmış yetkiler"den yola çıkıp ek yetkiler isteyen asker... Diğer yanda "PKK'ya silah bırakma" çağrısı yapmakla birlikte, "herkesin demokratik toplumsal hayata katılması" talebini de seslendiren aydınlar... Bir yanda "terörle mücadele için İngiltere normları"nın seslendirilişi, diğer yanda "özgürlüklerin kısıtlanması" kaygısı... Ekranlarda asker tabutları var, dağda ölenlere cenaze törenleri girişimleri var... Kuzey Irak'ta elde edilen "Kürt statüsü" var, Türkiye'de "Kürt realitesi"nin nasıl isimlendirileceği sorunu var. Başbakan bu zor salınım içinde Diyarbakır'a gidiyor. Aydınlarla görüşme, bu denklem içinde tali bir dekor, sonuçta işin baş aktörü Erdoğan olacak, Erdoğan'ın hamlesi umut üretecek veya ye'si besleyecek. Erdoğan'ın Diyarbakır gezisinin çok önem kazandığı açık. Bu sütunlarda kaç defa "Ak Parti hükümetinin Doğu - Güneydoğu için kendisinden beklenen hamleyi yapmadığı"nı yazdım bilmiyorum. "Bir çok şey yapabilir" inancında olduğum için böyle yazmıştım. Bugün Diyarbakır gezisinin üzerindeki odaklaşma da bu beklenti ile ilgili. Peki ne yapabilir Erdoğan? "Kürt meselesi" ya da tersinden bir yorumla "Türk meselesi" diye de bilinen hadisenin sihirli bir dokunuşla çözümü yok. Çünkü ekonomik, sosyal, kültürel diye bir çırpıda sayılıveren sorunlar yumağı, yılların emeğini ve milyar dolarlık kaynakları gerektiriyor. Acil kanayan yara durumundaki "terör"le mücadele bile bu iç sorunlardan öte "dış stratejik hesaplar"la hesaplaşmayı dayatıyor. Bunlar bir gezinin başedeceği sorunlar değil. Öyleyse Tayyip Erdoğan bu geziyle ne yapacak? Bence şunu: Bölge halkının yüreğini tutacak... Çünkü bütün sır orada... Bir ara "Acaba PKK ve onun siyasi kadrosu durumundaki oluşumlar halkın yüreğini alıp gidiyor mu?" endişesi oluşmuştu. 100 binlik Diyarbakır mitinglerinde taşınan bayraklar, flamalar, sade halkın rengarenk giysiler içinde zılgıtlar çekerek bu mitinglere katılması, başka ve ülke bütünlüğü açısından endişe verici bir heyecanı yansıtıyordu. Tayyip Erdoğan'ın bölge halkı ile kurduğu deruni bağ, bu süreçte bir başka denkleme imkan verdi. Bir kere bölgeden, "bölge partisi" olarak bilinen DEHAP'tan daha çok oy almıştı... (2002'de DEHAP - SHP yüzde 24.63, AKP 30.33, 2004'te DEHAP-SHP yüzde 18.50, AKP 38.39) Bölgenin çok ürkülen rengi değişmişti. Ancak Tayyip Erdoğan'ın bölge halkıyla kurduğu kalbi bağı korumak ve geliştirmek, bu bağı oluşturan zemini anlamak ve umudu besleyecek bazı adımlar atmakla mümkün. Nasıl yapılacak bu? Diyarbakır mesajı burada önem kazanıyor. -Erdoğan kendisi olmalı, başlığını koydum bu yazıya. Evet, bence bunu verebilirse Diyarbakır gezisi başarı çizgisinin başlangıcı olabilir. Ne demek "Erdoğan kendisi olmalı!" Tayyip Erdoğan ismini Türkiye siyasetinde yükselten bir "özel imaj"ın bulunduğu muhakkak. Ezilenin, dışlanmışın, fukaranın, mazlumun, kimsesizin, mahrumların yanında, onların kolu kanadı, onların gözyaşlarını anlayan, silen, onlarla beraber olmaktan, onlar gibi olmaktan utanmayan, siyaseti onlar için yapan bir siyasetçi... Zirvelerdeki tasarruflar, zaruri iç - dış politik ilişkiler yumağı, öncelik dayatmaları bazan insanı çıktığı noktadan uzaklaşmış gösterebiliyor. Bizatihi önemsenen sorunun büyüklüğü de, ona el atmayı geciktirebiliyor. Bir başka sebep, farklı "hassasiyetler..." Türkiye çok özel bir ülke. Din bahsi ve Kürt meselesinde her konu aşırı hassaslaştırılmış bulunuyor. Her söz, her eylem, ülkenin farklı yer ve mahfillerinde farklı hassasiyetler oluşturabiliyor. Onun için yoğurt hep üflenerek yeniyor. Tayyip Erdoğan da bu iki konuda, beklenen hamleleri sergileyebilmiş değil. Ama ülke kan ve zaman kaybediyor. Din bahsi de, Doğu - Güneydoğu sancısı da, Türkiye'de ana sorun niteliğini koruyor. Bazan insana kendisinin bile çözemediği nasipler verilebilir. "Tayyip Erdoğan'ın karizması" böyle bir şey olarak geldi. Ve işte şimdi Türkiye ondan yararlanma noktasında... "Sizin için varım" diyerek yola çıkmak belki... "Türkiye'nin Doğusu Batısı için, Edirne'si Van'ı, Diyarbakır'ı için... Türkü Kürdü, Lazı, Çerkezi için... Müslümanı gayrı Müslimi için... Ülke güvenliği için canını veren askerime yüreğim yanıyor. Şehit analarının, bacılarının göz yaşları kalplerimizi parçalıyor. Dağa çıkıp isyan eden gençler için içim acıyor, onların ana babaları için, kardeşleri için, bizzat kendi canları için... Biz genç vurgunları yiyen bir ülke olduk. Onları dağa çıkardılar, akıllarını çeldiler, canlarını aldılar. Giden canlar bizim canımız... Keşke, keşke bir tek can kaybetmeseydik, keşke tüm canlar bu ülkenin, nimetleri hepimize çok, çok fazlasıyla yetecek bu ülkenin geleceğini inşa için seferber olsaydı..." Ne bileyim böyle bir ses yüreğine ulaşırdı ülkemizin Doğusu'nun Batısı'sının... Sonra belki "güvenlik hassasiyeti" kadar, "bölgenin mahrumiyetleri"nin de dikkate alındığını ifade çerçevesinde "Bir özel kurum" belki "Bakanlık" oluşturulabilir. Belki "Bundan sonra her ay bir ile ziyaret" planlanabilir. Hem o ilin hem bölgenin gelişmelerini takip niteliğinde toplantılar yapılabilir. "Devlete yönelik -halka değil- bir sıkı yönetim" hali, bir "olağanüstü hal" öngörülebilir. Valisinin, kaymakamının, doktorunun, hakiminin, savcısının aşkla çalıştığı bir devlet görünümü için kollar sıvanabilir. Yani sanki 20 yıldır Doğu - Güneydoğu sancısı olmasaydı kaç milyar dolarlık bir kaynak heba'sı olmayacaksa, o bilinçle bir sancısız süreç için kollar sıvanabilir. Tayyip Erdoğan bir köy evinde, bir mezrada sabahlayabilir. Bir köye su getirmek için kazma sallayabilir, kar altında okula giden bir çocuğun sırt çantasını taşıyabilir. Emine Erdoğan, yollarda doğum yapan bir kadına helikopter ulaştırmak için seferber olabilir... Ne bileyim, ben, "Tayyip Erdoğan kendisi olmalı" derken bunları kastediyorum. Doğu - Güneydoğu, ya da Kürt meselesi, böyle bir şefkat seferberliği ile halledilebilir. Tayyip Erdoğan isterse, "Kürtlük davası" güttüğünü söyleyen pekçok liderden çok daha sıcak bir sima haline gelebilir bölgede... Bu hiç şüphesiz Türkiye'de herkesin kazancı olur.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |