AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
İstenmeyen tüyler

Kendilerini "Bağımsız Erkek Platformu" olarak tanıtan bir grup erkek "istenmeyen tüylerden kurtulmak için hazırlanan reklamları istemiyoruz" eylemi yaptılar. Beyoğlu İstiklal Caddesi girişinde toplanarak ağda ve epilasyon cihazlarını yakan eylemciler, istenmeyen tüylere karşı kesin çözüm istediler.

Arkadaşımız Rıfat Yörük'ün bildirdiğine göre, platform sözcüsü Kasım Kıllı yaptığı açıklamada, kadınların kıldan-tüyden sorunlarının abartılarak her yerde karşılarına çıkartılmasından rahatsız olduklarını vurgulayarak şunları söyledi:

"Adı üstünde, isten-mi-yor-lar. Ama her yerde özellikle reklamlarda zırt-pırt karşımıza çıkıyorlar. İstemiyoruz kardeşim. İstenmeyen tüyleri de, istenmeyen tüylerden kurtulma reklamlarını da istemiyoruz. Kafayı yiyeceğiz! İstenmiyorlarsa niçin her yerde onlardan bahsediliyor. Bir şey hem istenmiyor hem de her yerde adı geçiyor. Bu ne yaman çelişki böyle. Kısır döngü içine girdik. İstenmeyen tüylere ve reklamlarına artık kesin çözüm istiyoruz. İstenmeyen tüyleri ve reklamlarını protesto ediyoruz.

Yemek yerken, bir şey içerken, çoluk-çocuk televizyon seyrederken aniden karşımıza çıkmalarından bıktık usandık. Geçen gün 5 yaşındaki oğlum bu tür bir reklam çıkınca 'Baba, bunlar çok mu kötü? Niçin istenmiyorlar?' demez mi! İşin içinden çıkana kadar anam ağladı."

Kıllı, bu tür reklam bombardımanıyla kadınların sorunlarının çok büyük olduğu imajı verilerek erkekler üzerinde psikolojik baskı uygulandığını kaydetti. Platform sözcüsü, erkeklerin yığınla dertleri bulunmasına rağmen bunların gündeme getirilmediğini belirtti.

YAMAÇTA KARPUZ

Yamaçta sofra kurup hep beraber etrafına yerleşmeye çalışan ailenin sekiz-on metre ötesindeyiz. Çoluk çocuk temiz hava, bol gıda, güzel manzara üçlüsünün tadını çıkarmak üzereyken, sıra karpuz kesmeye geldiğinde ufak çaplı bir aksilikle karşılaşıldı.

Ailenin babası karpuzu çıkarırken, karpuz tıngır mıngır yokuş aşağı yuvarlandı. Onu yakalamak için peşine düşen adam, birkaç hızlı adım attı fakat yokuş fazla dik olduğu için, o da yuvarlanmaya başladı.

Aynı anda etrafta bulunanları bir gülme aldı.

Düşene gülünüyor nedense.

Adam birkaç taklanın ardından durduktan sonra kendisi de güldü.

Çocukları da gülüyordu, eşi de.

O taklalar atarken gülmeyen tek kişi, adamın annesi olduğunu tahmin ettiğim yaşlı kadındı.

Ne demişler, ağlarsa anam ağlar, gerisi pleybek yapar.

Bu üç-beş dakikalık sahne gösterdi ki yamaçta sofra kuracaksanız, yuvarlak değil, köşeli karpuz almalısınız.

Nereden bulunur demeyin, Japonlar yaptı.

Nakliye sırasında yer israfı olmaması için yetiştirdiler.

Hem de yıllar önce.

Cam kırılır ev içinde

Salon penceresi rüzgârın etkisiyle hızla çarpınca, cam kırılmış...

Camcıya telefon etmişler.

Yarım saat geçmeden kapı çalmış.

İçeriden kadın sormuş:

- Kim o?
- Camcı beyav.

Adam içeri girmiş, salondaki camı değiştirirken, kadın mutfağa geçmiş, bulaşık yıkamaya.

Az sonra kapı tekrar çalmış.

- Kim o?
- Camcı beyav.
- Camcı geldi, içeride değiştiriyor.
- Düştük beyav.

*

Geçenlerde yeri geldi, bu fıkrayı anlattık.

Bir arkadaşın pek hoşuna gitmiş olacak ki yazmamı istedi.

"Yazdık beyav" dedik, "sen görmemişsin."
Fıkralar arasından bir fıkra işte.
Erbabı için sıradan sayılır. Gülünür, geçilir.
Ne var ki, bu fıkra anlatılınca hiç gülemeyenleri tanıyorum.
Aksine, üzülüp ağlayacak gibi oluyorlar.
Herkese komik gelen, onlara acı geliyor.

Onlar, üçüncü kat penceresinden cam değiştirirken aşağı düşen ve aylarca yatağa bağlı kalan delikanlı ile yakınları.

Yeni yeni sağlığına kavuşan o değerli kardeşimizin ve ailesinin yanında bu fıkrayı akıldan geçirmek bile zor.


11 Ağustos 2005
Perşembe
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED