|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Başbakanlığı mahkemeye veren Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya genelgesinin iptalininin yanı sıra Ayasofya'nın yeniden cami olarak ibadete açılmasını istiyor.
ALİ SALİ / ANKARA
Geçtiğimiz Ocak ayında Bursa 2. İdare Mahkemesi kanalıyla Danıştay Başkanlığı'na gönderilen evrakta Başbakanlık, derneğin müracaatına yasal süresi içinde cevap vermediği için suçlanıyor. 22 Ekim 2004 tarihinde 48746 sayılı dilekçe ile Başbakanlığa müracaat eden Dernek Başkanı İsmail Kandemir ve Üye Hidayet Aksöz, yasal süre içinde dilekçeye cevap vermemesi üzerine Başbakanlığı mahkemeye verdi. Kandemir ve Aksöz, Ayasofya'nın müze yapılmasına sebep olan ve Ayasofya Genelgesi olarak bilinen 24 Kasım 1934 tarih ve 1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın geçersiz olduğunu ileri sürerek, kararın iptalini ve Ayasofya Camii'nin yeniden ibadete açılmasını talep ediyor. Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali için Başbakanlığa yazdıkları dilekçede, 24 Kasım 1934 tarihinde çıkan Bakanlar Kurulu Kararları'nın 1613 ve 1614 sayılı kararnameler olduğu belirtilerek, 25 Kasım 1934 tarihinde ise herhangi bir kararnamenin çıkmadığı hatırlatıldı. Dilekçede ayrıca 22 Kasım 1934 tarihinde çıkan kararnamelerin sayılarının ise 1590 ile 1606 arasında olduğu hatırlatılarak, Başbakanlık arşivlerinde yapılan araştırmada ise 1580 ile 1588 arasında herhangi bir kararnamenin olmadığına dikkat çekildi. Dilekçede 1589 sayılı kararnamenin 24 Kasım 1934 tarihli olmasının mümkün olmadığı da belirtildi. Atatürk'ün imzası sahte iddiası
Kandemir ve Aksöz'ün Ayasofya genelgesinin iptal edilmesi için Başbakanlığa yazdıkları dilekçede, 1589 sayılı Bakanlar Kurulu kararındaki Atatürk imzasının da sahte olduğu ileri sürüldü. Kandemir ve Aksöz'ün iddiasına göre o tarihte Atatürk, henüz Gazi Mustafa Kemal imzasını kullanıyor. Çünkü henüz o tarihte Soyadı Kanunu çıkmamıştır. Ayasofya Genelgesi olarak bilinen 1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çıktıktan 3 gün sonra Cumhurreisi Gazi Mustafa Kemal'e Atatürk soyadını veren kanunun çıktığını belirten Kandemir ve Aksöz, kararnamedeki imzanın Atatürk'ün daha sonra kullandığı imzalardan da farklı olduğunu ileri sürdüler. Dilekçede, sözkonusu Kararnamenin yazılı olduğu iki sayfanın da farklı Genel Müdürlükler'e ait kağıtlara yazılı olduğu belirtildi. Sayfalardan birinde Başvekalet Muamelat Müdürlüğü logosu yeralırken, diğerinde Başvekalet Kararlar Müdürlüğü logosunun yeraldığı kaydedildi.
|
|
![]() |
|
|
|
|