|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Ekranın en uzunlu soluklu yardım programı olan Deniz Feneri ekibine katılan tiyatro oyuncusu Gamze Gözalan, programla birlikte hayatındaki her şeyin değiştiğini söyleyerek, "Çok boş yaşadığımızı gördüm" diyor.
HANDAN KAZANCI
Eskiden beri hayalinin kimsesiz çocuklarla ilgili bir vakıf kurmak olduğunu söyleyen Gözalan, "Hala da devam eden bir hayal bu, hayalime en yakın ve en yardımcı olabilecek şey Deniz Feneri'ydi. İçimden çağırdım bu programı resmen. Bu arada kanalda insanlar beni bu programa yakıştırıyormuş. Ben Allah'tan çok istedim böyle bir şeyi ve Allah da bana çok şükür bunu nasip etti" diye konuşuyor.
Çaresizliğin bu kadarını görmemiştim
Deniz Feneri programı ile hayatındaki her şeyin değiştiğini dile getiren Gözalan, "Çok boş yaşadığımız gördüm. Vicdan olarak çok şükretmeden, boş ve doyumsuz olduğumuzu gördüm. İnsanlar o kadar umutsuz, o kadar çaresiz durumda ki..." diyor ve ekliyor, "Çaresizliğin bu kadarına hiç tanık olmamıştım. Programla birlikte bir sürü çocuklarım oldu ve ben o aileleri bırakmadım. Ve ben bazı insanların yüzüne bakarken ziyaret ettiğimi ailelerin gerçekten utanıyorum. Kendi dünyevi isteklerimden utanç duyuyorum. O yüzden her şey değişti." Programla birlikte giydiği kıyafetten, taktığı takıya kadar hiçbir şeyi abartmamaya çalıştığını dile getiren Gözalan, "Çünkü olmuyor, gittiğiniz evde açlık, sefalet, yoksulluk, ölümler, cinayetler o kadar çok şey var ki, o insanların evine giderken süs bebeği gibi gitmek ayıp diye düşünüyorum." diye konuşuyor.
Bazen dayanamayıp ağlıyorum
Programa başladığından beri yaklaşık 20 şehri ziyaret ettiğini aktaran Gözalan, "Metinlerimi kendim yazıyorum. Çünkü siz varsınız birebir o işin mutfağında. Kalemim çok kötü değildir. Metinleri kendim yazmalıyım dedim ve insanlar da sevdi. Ben 'Bir aileye gideyim, orada çekimler yapayım çıkayım' diye bakmıyorum meseleye. O aileyi tanıyacaksınız, zaman geçireceksiniz. Biz ev kuruyoruz mesela biz evi gerçekten kuruyoruz. Ben ranza takmayı, koltuk kenarı montajlamayı öğrendim. İşin mutfağında olunca dışından bakamıyorsunuz." diyor. Programda bazen dayanamadığını ve ağladığını söyleyen Gözalan, "Bursa'da çekim yapıyorduk. Babası dövüyormuş 'Benim beynime vuruyordu' dedi. O çocuğun öyle bir bakışı vardı ki artık fışkırdı göz yaşlarım. Öyle çaresizlikler görünce, benim özüm de ağlıyor, gözüm de ağlıyor" diye konuşuyor. Böyle bir programın kendisi için yıpratıcı olup olmadığını sorduğumuz Gözalan, "Bu biraz da sizin bakış açınıza bağlı. 'Ben bir şeylere katkıda bulundum' diye uyuyabilirsiniz. Bu size, vicdanınıza kalmış" diyor. Aslında TV izleyicisi Gözalan'ın sesine de yabancı değil. Şimdiye kadar yaklaşık 30 dizide rol alan Gözalan, Şirinler, Yumoş gibi çizgi film ve reklam karakterlerini de seslendirmiş. Gözalan bu günlerde de şişman bir kadının komik anılarını anlatacağı Şişman adında biyografik bir roman yazıyor. KEŞKE BÜTÜN SÖMÜRÜLER BÖYLE OLSA Yardım programlarının zaman zaman duygu sömürüsü yaptığı eleştirilerine, "Biz bir ailenin yaşamını değiştiriyoruz. Bunun neresi sömürü? Bütün sömürüler böyle olsa. TV'ler her şeyimizi sömürdü, aile düzenimizi, Türk toplumunu, Türk toplumunun güldürüsünü" diye cevaplıyor. Tiyatro oyuncusu olduğu için çıktığı turnelerle pek çok yeri gezmiş olduğunu söyleyen Gözalan, programla birlikte her şehrin bir de ikinci yüzü olduğunu gördüğünü ve bunun kendisini geliştirdiğini de ekliyor sözlerine. FİLMLERDEN SEÇMELER
Sürek Avı
Hız Tuzağı
Armageddon
Frankenstein
Uzaylı Kuklalar
|
|
|
![]() |
|
|
|
|