|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
Fatih Terim, çok haklı olarak Almanya yolunda hayati öneme haiz Danimarka maçı öncesinde yeniden ele aldığı Ay-Yıldızlı 11'i kendi kafasına göre hazırlamak için bir rakip önünde görmek istiyordu. Eksileri artı yapmak için çok gerekliydi bu hazırlık maçı. Ancak yeri yanlış planlanan "Ersun hangi gerekçeyle maçı Sofya'da oynamak istemişti bilemiyoruz!" maçı Terim, elinde olmayan nedenlerle çok istemesine rağmen, İstanbul'a aldıramadı. Yoğun yağmurun göle çevirdiği Sofya National Stadı'nda futbol oynamak deveye hendek atlatmaktan daha zordu. Sevgili Terim, böyle bir statta forvetinden gol beklerken "Fatih'in attığı gol jenerik olacak derecede güzeldi" akıl almaz defans hatalarını görünce işinin ne denli zor olduğunu anlamıştır sanırız! Kalan kısa zamanda bu yanlışları nasıl düzelteceğini, pozisyon hatası yapanları nasıl hizaya sokacağını ve ilk yarıda özellikle Emre'nin çıkmasından sonra tamamen çöken orta sahayı nasıl toparlayacağını bilemiyoruz ama her zaman zoru seven ve zor günlerin adamı olan sevgili Fatih hocaya güven duymaktan başka çaremizin olmadığının da bilincindeyiz. İkinci yarıya "soyunma odasında hocadan zılgıt (!...) yemiş olacaklar ki" Millilerimiz çok hırslı başladılar. Serhat 3 adımdan topu direğe nişanlamasa belki her şey değişebilirdi. Ama Anderlecth'in yıldızı imkansızı yaparak golü kaçırdı. Yine de ikinci yarıdaki mücadele azmi ve Hasan Şaş'ın yükselen formu golü atma becerisinden yoksun forvetlerin yanında bizleri ümide sevkeden en önemli unsurlar. Hazırlık maçı olsa dahi bu bir milli maç. Herkesi üzerine düşeni gerektiği şekilde yapması ve milli formayı temsil ederken kapasitesinin çok üstüne çıkmak için gayret göstermesi gerekir. İnşaallah, Danimarka maçı Sofya'dakinin tam aksine bu maçtan ders alacak Milliler'in üstün gayretiyle kazanılır ve ülke insanları hakettiği sevince boğulur.
|
![]() |
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |