AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R

Federasyon mu, F.Bahçe mi haklı?

Fenerbahçe ile Everton arasında 30 Temmuz'da Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan özel maç sırasında nereden geldiği belli olmayan bir tabanca kurşunu seyircilerden birine isabet ederek yaralanmasına yol açtı. Bu olay üzerine Futbol Federasyonu Profesyonel Disiplin Kurulu F.Bahçe'ye "ev sahibi takım" kimliğiyle bir maç seyircisiz oynama cezası verdi. Nitekim Sarı-Lacivertliler 2005-2006 Lig sezonunun ikinci maçı olan Diyarbakırspor karşılaşmasını kendi sahalarında seyircisiz oynadılar. Ne var ki F.Bahçe bu yüzden Futbol Federasyonu'na ateş püskürüyor, yeni Profesyonel Disiplin Talimatnamesinin 55. maddesini ileri sürerek zaman aşımı iddiasında bulunuyorlar. O maddeye göre Federasyonun yaralanma olayı ile ilgili kararı yeni sezon liginin başladığı 5 Ağustos'a kadar vermesi gerekiyordu. Ama dile katleden kaçan iki nokta var; biri olay 30 Temmuz'da oldu, Lig 5 Ağustos'ta başladı yani arada 5 gün vardı, bu sürede Federasyonun ne olayı tahkik, ne de F.Bahçe'nin savunmasını alma zamanı vardı. İkincisi ise yeni talimatname olaydan 5 gün sonra Resmi Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe girmişti ve yaralanma olayının hukuki prosedürü eski talimatnameye göre sürdürülmüştü. Üstelik Talimatnamede "ligin başlamasına kadar karar verir" değil, "verilebilir" yazıyordu; yani alternatifliydi. Hatta F.Bahçe savunma için "Ek süre" talebinde de bulunmuştu. Sanırız ki Tahkim Kurulu da bu noktaları göz önüne alarak Sarı-Lacivertlilerin cezaya olan itirazını kabul etmemişti.

İşte bu şartlar altında F.Bahçe Diyarbakırspor'la Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda seyircisiz oynayıp 2-2 berabere kaldı ve olan günahsız seyirciye de, puan ve hasılat kaçıran Sarı-Lacivertli kulübe de oldu. Aynen iki maç bileti kaşkarikocusundan birinin diğerini bıçaklayıp öldürdüğü Dolmabahçe Stadı'ndaki üzücü olayın kabağının Beşiktaş'a patlayışı gibi...

G.Saray'ın diplomat bir teknik direktörü var

Lig öncesi çok kimsenin kadrosunu yetersiz bulup burun kıvırdığı Galatasaray ikinci haftayı da 3 puanla kapatıp liderliğini sürdürürken Teknik Direktör Eric Gerets medyaya verdiği beyanatlarla başarılı bir teknik adam kimliği yanında tam bir diplomasi örneği sergiliyor. Bakınız Sarı-Kırmızılı takım Başkentte Ankaragücü'nü 90+3'te Ümit Karan'ın golüyle geçip 3 puanı dağarcığına indirdikten sonra Eric Geret'sin söylediklerine: "-Hakemler hakkında konuşmak istemiyorum. Penaltı mı, değil mi, faul mü, değil mi? Bunları siz değerlendiriniz. Merakla yarın tüm gazetelerde neler çıkacak, okumak için bekliyorum. Bana sürekli hakemleri sorup yaralarımı deşmeyin."
NASIL, DİPLOMATÇA DEĞİL Mİ?

Kartal uçmaya başladı

Biliyorsunuz Beşiktaş Liechtenstein'deki maçta Vaduz'u 1-0 yenip UEFA Kupası ön eleme turu için büyük avantaj yakaladığında da hemen tüm futbol yorumcuları gibi oynadığını oyunu beğenmeyip eleştirmiştik. Rıza Hoca da bizlerle aynı görüşteymiş ki maçtan sonra futbolcularının dikkatini çekip verip veriştirmiş. İyi de etmiş. Nitekim iki yeni Brezilyalı transferi Ailton ile Kleberson'u da sahaya sürdüğü Denizlispor karşısında Dolmabahçe'de bir futbol ziyafeti çekti. Birkaç yıldır ben şahsen Kartal'ın böyle futbol oynamasını bekliyordum. 100. yılındaki şampiyonluğunda evimin balkonundaki göndere Dolmabahçe Stadı'nın eski açık tribününde günün 24 saatinde dalgalanan bayrakların bir aynısını çekmiş, Cem Papila'nın o meşhur Samsunspor maçından sonra ağlaya ağlaya indirmiş, bir daha da toka etmemiştim. Şimdi bu hafta Ankara'daki Gençlerbirliği maçını bekliyorum; Kartal aynı futbolu oynarsa, sonuç önemli değil, o bayrak yine o göndere çekilecek. Aferim Kara Kartal'a...


18 Ağustos 2005
Perşembe
 
TAYLAN UYGUR


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED