|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
* Hocam, zamanınızın sınırlı olduğunun farkındayım, ama yine de vaktiniz ölçüsünde cevaplandırırsanız sevinirim.. Rabbim kolaylık versin... Seferilikte il dışına çıkma şartı var mıdır? Yoksa önemli olan 90 km'nin geçilmiş olması mıdır? Dinimizde şehir tanımı nedir? Bazı kitaplarda mülki âmirin bulunduğu yer olarak bahsediliyor? O zaman şimdiki ilçeleri de şehir olarak mı sayacağız? Soruma örnek olarak Tuzla'dan Silivri'ye giden birisi seferi olur mu? (Tuzla-Silivri 90 km'den fazla, ama ikisi de İstanbul'da.) (Serkan Aydın/Öğrenci) * Selamlar sayın hocam. Eşimle birlikte şehir dışına anne-babalarımızın yanlarına gittiğimizde de seferi olur muyuz? Allah razı olsun, hayırlı günler diler, saygılar sunarım... (Hüseyin Yılmaz/Öğretmen) Yolculuğun gerek yer, gerekse namaz vakti açısından başlangıç ve bitiş noktası, seferî olmak için önemli konulardır. Yalnız konuya başlamadan bir hususu belirtmek istiyorum: Bazı okurlarımız konuları ayrıntılı ve ders anlatır gibi işlediğimizden yakınıyorlar. Bu, onlar açısından haklı bir yakınma sayılabilir. Ama okurlarımızın geneli, ayrıntılı ve örneklerle zenginleştirilmiş biçimde konuları işlememizi istiyorlar ve bundan çok memnunlar. Konuların önemine göre bir yol tutmak istiyorum. Yerleşim merkezinden çıkış Yolculuk, fakihlerin çoğunluğuna göre, mükellefin kendi ikamet yerinden çıktığı andan itibaren başlar. Böylece oturulan/kalınan yerin yola çıkılan tarafındaki son evlerinden ayrılınca yolculuk başlamış olur. Başlangıç noktasıyla ilgili fıkıhçıların "finâu mısr" (yerleşim alanları) şeklindeki klasik ifadesi, hemen hemen bugünkü belediye veya köy sınırlarıyla eşanlamlıdır. Böylece, bir yerin giriş/çıkış sınırlarını gösteren levhalar, yolculuğun fiilen başlangıç ve bitiş noktasını göstermiş olurlar. Yolculuktan dönerken ya da seferilikten çıkılan yere varırken de, tanımlanan bu yere varınca, misafirlik bitmiş olur. Görüldüğü gibi, seferî olmak için "il dışına çıkma" şartı sözkonusu değildir. Önemli olan, ikamet edilen yerin yukarıdaki sınırlarından çıkıştır. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli.. gibi, büyükşehir belediyesi kapsamında bulunan yerlerde, il değil, oturulan ilçe ya da belde sınırı temel alınır. Sefer istikametindeki sınır bitiminden itibaren seferîlik başlamış olur. Sorunuza göre, sefer niyeti, yola çıkış ve sefer süresiyle ilgili diğer şartlar geçerli olmak kaydıyla, Tuzla'dan Silivri'ye, ya da Silivri'den Şile'ye gidenler, sefer mesafesi olan 90 km.yi geçmiş olacaklarından seferî sayılırlar. Eski İstanbullular, Üsküdar, Beykoz, Kadıköy'den suriçi bölgesine giderken bile İstanbul'a gidiyorum derlerdi. Ama İstanbul'u artık çok farklı algılıyoruz. Bu yeni durumda da belediye sınırlarını temel almak, en uygun çözüm yoludur. Yalnız, büyükşehirlere eklenen yeni bazı yerlerde, hizmet götürme amacıyla belediye sınırları geniş tutulmuş olabilir. Bursa'da Osmangazi belediye sınırları neredeyse Kestel ilçesine kadar uzatılmış bulunuyor. Bu gibi yerlerde, klasik ölçüdeki gibi, sözgelimi Osmangazi'nin Kestel yönündeki, son yerleşim alanları geçilince yolculuk başlamış olur. Çoğunluğun bu görüşü isabetli görünmekle birlikte, dört rekatlı namazları kısaltmaya başlangıç noktasıyla ilgili olarak, yolcunun tanımından kaynaklanan, başka görüşler de belirtilmiştir: 1) Kûfeli bazı hukukçulara göre, yolculuğa niyet edip karar veren kimse daha kendi evindeyken bile dört rekatlı namazları iki rekat kılmaya başlayabilir. 2) Bazı fakihlere göre, herhangi bir mesafe sözkonusu olmaksızın, seferî yola çıktığı andan itibaren namazları kısaltmaya başlayabilir. Çünkü, yolculuk başlar başlamaz kişiye seferî denir. 3) Bir nakilde İmam Malik'e göre, Cuma namazı kılınacak kadar büyükçe yerleşim yerinden üç mil (yaklaşık 6 km) ayrılmadıkça namazlar kısaltılamaz. O, şu uygulamayı esas alır: Veda Haccı için Mekke'ye doğru yola çıkılırken, Hz. Peygamber (s.a.) öğle namazını Medine'de tam olarak kılmış, ikindi namazını ise Medine'den üç mil kadar uzakta bulunan Zulhuleyfe'de iki rekat olarak kıldırmıştır. (bk. Müslim, salâtu'l-müsâfirîn, 6, no:691) Yolculuk hükümleri, gerek gidip gelirken, gerekse gidilen yerde hep geçerlidir. Göçebelerin Konaklama Yerleri Bir yerde 15 gün veya daha fazla kalmaya niyet eden göçebeler, kondukları yerde kaldıkları sürece mukimdirler. Göçebeler, 90 km.lik bir mesafeye yolculuğa niyet etmedikçe, bir otlaktan bir otlağa, bir sudan başka bir su yanına göçmekle misafir olmazlar. Ancak, yazın konakladığı bir yerden, kış mevsiminde barınacağı başka bir yere göçmeye niyet eder ve aradaki mesafe 90 km. veya daha fazla olursa, yol boyunca misafir olurlar. Bir gemi, kaptan için yerleşke sayılmadığından, gemiyle yolculuk yaptığı sürece seferî sayılır. Yolculuğa çıkış vakti Hanefi Mezhebi'ne göre, bütün namaz vakitlerinin başlangıcında veya sonunda yola çıkılabilir. Dolayısıyla, kılınacak ilk dört rekatlı namazdan itibaren kısaltma yapılır. Hanefilerden Züfer'e göre, namaz vaktinin sonuna bir rekat kılacak kadarlık bir süre kalınca yola çıkılırsa, dört rekatlı namaz tam kılınır. Cumartesi yazısında inşallah seferîlikte süre konusunu ele alacağız.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |