T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
Y A Z A R L A R 1 ARALIK 2005 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Hayat
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Ahmet KEKEÇ

İstediğiniz bu değil miydi zaten!

Evet, hüzün vericiydi. Kendisini "amiral gemisinin kaptanı" olarak pazarlayan arkadaşın da söylediği gibi, ağır, rahatsız edici bir şeyler vardı o fotoğrafta... Bir tarafta "pürneşe erkek muhabbeti", bir tarafta tek başına yemek yiyen bir kadın. Unutulmuş, terkedilmiş bir kadının yalnızlığından daha hüzün verici ne olabilirdi?

Başka birçok bir şey.

Evet ama, o "başka birçok şey" içinde, belki de en yaralayıcı olanı, meseleye (bir de) sınıfsal konumundan bakıp, hemcinsini aşağılayan "pervasız hemşire"nin yazdıklarıydı.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın eşi Semiha Yıldırım niçin ayrı bir masada oturuyordu? Kendisine benzemeyeni aşağılamayı yazarlık tutumu olarak benimsemiş Mine G. Kırıkkanat'a göre, "Olsa olsa, o nefis türbanı, muhteşem mantosu, şahane çantası, kısaca zarafetüstü kılığıyla, gözleri kamaşıp dilleri tutulmasın, kocası zaten ağır konuşuyor, hiç olmazsa diğerleri iyice suspus olmasın diye oturmamıştır erkeklerin arasına. Birbirine bu kadar yakışan çifte, bu kadar uyumlu bir çift zekâya, hiç olmazsa dengi dengine çalan davul gereği haksızlık yapılmamalıydı."

Ne kadar çirkin satırlar böyle!

Ne kadar arsız!

Bu hanım, kendisine "faşist" diyenleri mahkemeye veriyormuş.

Ben bir şey demiyorum. Ne denebilir ki? Hiçbir şey söylenemez bu satırlara. Konu, daha çok, Mine G. Kırıkkanat'ı istihdam eden, ona sütunlar açan, böyle pervasızca konuşmasını sağlayan eşhası ilgilendiriyor. "İnsan" olması hasebiyle, Zafer Mutlu'nun da söyleyeceği bir çift söz vardır elbette.

Semiha Yıldırım'ın niçin yalnız oturduğuna/yalnız bırakıldığına, dün Yeni Şafak'ta yayımlanan bir başka Semiha Yıldırım fotoğrafı açıklık getirdi. Semiha Yıldırım, salona geç geldiği için, bir süre önce birlikte olduğu "pürneşe erkek kalabalığı"ndan ayrı oturmayı tercih etmiş. Bir tercih sadece.

Kendisini "amiral gemisinin kaptanı" olarak pazarlayan arkadaşın ve daha birçok arkadaşın yazdıklarını okuyunca, aklıma yalnız bırakılmış, toplumsal hayattan tardedilmiş başka kadınlar geldi. Bu arkadaşların, "o başka kadınlar"la ilgili de bu kadar rakik, bu kadar duygu yüklü olmaları gerekirdi.

Bakalım öyle mi?

İnternethaber.com'dan Dilek Yaraş, hem yalnız bırakılmış başka kadınların, hem de fakirin duygularına tercüman olan enfes bir yazı yazmış. Okuyalım:

Semiha Yıldırım'ın fotoğrafına birçok -usta- köşe yazarımız, var olan önyargılarını teyid etme telaşıyla mal bulmuş Mağribi gibi sarıldılar.

Eh, böyle bir fırsat da her zaman ele geçmezdi doğrusu...

Statükocuların vokalistleri "Şeriat geliyor!" nakaratını söyleyebilirlerdi yeniden. Söylediler de...

Onlar için aslolan, kafalarındaki önyargıların onaylandığını görmekti.

Ortada, arayıp bulamadıkları bir resim ve bir haber vardı. Daha ne olsun... Resmin baş kahramanı AKP'li bir bakanın eşi idi. Daha ne olsun...

İyi de, türbanlı kadınları dışlayanlar asıl sizler değil miydiniz? Emine Erdoğan'ın, yurtdışı protokolünde yer almasını "İmajımızı zedeliyor. Görüntümüzü bozuyor" diyerek en acımasız şekilde eleştirenler sizler değil miydiniz? "Tesettür mayolu kadınlar bizim yüzdüğümüz plajlarda yüzmesinler" diyenler sizler değil miydiniz? Laikliğimiz zedelenmesin diye binlerce genç kızın öğrenim hayallerine balta vuran sizler değil misiniz? "Kamusal alanda türbanın yeri yoktur!" diyenler sizler değil misiniz?

İyi ya işte, Semiha Yıldırım da, devlet erkanının bulunduğu, kendi ölçeğinde kamusal alan sayılan masaya oturmamış... İstediğiniz bu değil miydi?

Dilek Yaraş böyle diyor.

Doğrusu ekleyecek söz bulamıyorum. Sadece tebrik ve teşekkür...

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi