T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
G Ü N D E M 1 ARALIK 2005 PERŞEMBE
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Karikatür
  Bugünkü Yeni Şafak
 
  657'liler Ailesi
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  Hayat
  Kültür-Sanat
  Nar-ı Beyza
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

Şov bitti Malatyalı çocuklar unutuldu

‘Malatyalı çocuklarla’ ilgilenen ekibe danışmanlık yapan Prof. Semerci, “O gün çocuklar için herşeyi yapmaya hazır olduklarını açıklayan bireyler, vakıflar, dernekler flaşlar sönünce ortadan kayboldu” dedi.

Sevda
Alkan

Malatya Çocuk Yuvası’nda kalan çocuklara, bakıcıları tarafından işkence yapıldığını ilk kez, 25 Ekim tarihinde bir televizyon programından öğrendik. Dehşet verici görüntülerin ardından, çocuklar, yuva, işkence, sistem ve Malatya Türkiye’nin gündemine oturdu. Gazeteciler, devlet yetkilileri ve ilgili makamlar Malatya’ya akın etti. Soruşturma açıldı ve bakıcılardan yedisi tutuklandı. Skandal sonrasında hep bir suçlu arandı. Yurtdışındaki programını yarıda kesmeyen ve Malatya’ya 6 gün sonra giden Bakan Nimet Çubukçu en çok sorgulananlar arasında yer aldı. Bu tartışmalar sürerken Çubukçu Malatya’ya gidip, yuvada işkence gören 41 çocuğu aldı ve İstanbul’daki yuvalara yerleştirdi. Peki şimdi Türkiye’yi sarsan bu olayın mağduru durumundaki çocuklar nasıl? Çocuklarla ilgilenen ekibe danışmanlık yapan Prof. Bengi Semerci bize ‘Malatyalı çocuklar’ hakkında bilgi verdi.

Çocuklarla şu an kim ilgileniyor?

Çocuk Esirgeme Kurumu’nun psikologları, sosyal hizmet uzmanları ve çocuk gelişim uzmanlarından oluşan on kişilik bir ekip ilgileniyor. Ben sadece bu ekibe danışmanlık, önderlik yapıyorum.

Nasıl bir rehabilitasyon süreci uygulanıyor?

Önce kötü muameleden ne derece etkilendiklerine ilişkin değerlendirme yapıldı. Çocuklarda o olayın etkilerinden ziyade eğitim eksikliği görüldü.Yaşlarına özgü eğitim almamışlardı. İçlerinden birkaçında da gelişimsel rahatsızlık vardı. Ama bu rahatsızlıklar, travmaya bağlı değil.

Onların yaşadığı travma değil mi diyorsunuz?

Şu an çocuklarda basında yer aldığı kadar büyük travma etkisi yok. Bizim kısa süreli hemen görünen travma bulguları dediğimiz bulgular vardır. Bu gece uyku bozukluğu, altına kaçırma, kâbus görme gibi akut travma bulguları olabilir. Malatya’dan gelen çocuklarda bu yoktu. O da muhtemelen olayın bir defalığa mahsus olmamasıyla alâkalı. Ama ilerde bunun ortaya çıkaracağı sorunlar olmaz mı? Olabilir tabii ki. Çocuklar uzun süre bu açıdan incelenecek daha.

Psikolojileri şimdi nasıl?

Çocuklar ilgisizlik içindeyken birden bire aşırı, gereksiz ve biraz da zedeleyici bir ilginin içine düştüler. Birden bir sürü insan gelip onlara “Sizi nasıl dövdüler” gibi sorular sordu. O yaştaki çocukların aşırı ilgi karşısındaki algısı şöyle olur: “Demek ki ben bunları anlattığım zaman, insanlar bana ilgi gösterir.” Böyle bir algıları olunca da bunu kullanmaya başlarlar. Şimdi birazcık ilgiyi kesmeyi uygun gördük. Çocukları basınla görüştürmeyi kestik ki çocuklar bunu sevilmek için bir gerekçe sanmasın. Artık birbirlerine de şiddet uygulamıyorlar. Devamlı birbirlerine vurma, çağırma söz konusuydu. Şimdi daha sakinler, daha çok kuralları öğrendiler.

‘VAH VAH’LA İŞ BİTMİYOR

İşkence görüntülerini izlediğiniz zaman ne düşünmüştünüz?

Ben üç yıl önce de benzer görüntüler yayınlandığında ne hissettiysem, bu işin içinde olan biri olarak aynı şeyleri hissettim. Bunlar yayınlanacak, üç gün kıyamet kopacak, dördüncü gün herkes bu olayı unutacak ve hiç kimse bunu değiştirmek için hiç birşey yapmayacak diye düşündüm. Şimdi hani o çok üzülen ve herşeyi yapmaya hazır olan bireyler, vakıflar, dernekler. Hepsi ortadan kayboldu. Hiçbiri şu an yok. Kurum, bu çocuklar için gerekli yeni eleman alımını ve onların ücret ödemelerini sağlayabilmek için kaç gündür müthiş bir çaba harcıyor. Yani görüntüleri izleyip üzülmekle ya da çocukları bir kere görüp vah vah demekle bu iş olmuyor. Sadece kimliğinin açıklamasını istemeyen bir kişi, bu çocukları görmeyi istemeden, çocuklara bakacak iki kişinin bir yıllık ücretini ödemeyi kabul etti. Ama onun dışında hiçbir dernek, vakıf ya da kişi, basının ilgisini çektiği andan itibaren, bu olaya hiçbir şekilde ilgi göstermedi.

EVLERİNİ ÇOK ÖZLEDİLER

Çocukların Malatya’yı özlediğini belirten Semerci “Sürekli Mayatya’yı, evlerini özlediklerini söylüyorlar. Bana kalsa, hemen gitmeleri gerekir. Çünkü buraya alıştıktan sonra tekrar yer değiştirmelerinin zararlı olacağını düşünüyorum. Bana verilen bilgi, oradaki yuvanın fiziksel koşullarının düzenlenmeye çalışıldığı ve bu düzenlemenin tamamlanmasının ardından çocukların geri gideceği” diyor.

Geri dön   Yazdır   Yukarı


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Spor | Yazarlar
Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi