|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
![]() | ||
| Y A Z A R L A R | 1 ARALIK 2005 PERŞEMBE | ||
|
|
Cumartesi günü de Tarık Zafer Tunaya kültür merkezinde edebiyatçı yazar Prof. Dr. Orhan Okay'ın hayatı, eserleri ve hizmetlerinin gündeme getirilmesini sağlayan bir toplantı yapıldı.. seçkin bir aydın ve gençlik kütlesinin takibettiği toplantıda Prof. Dr. Abdullah Uçman, Beşir Ayvazoğlu, Fatih Andı, Ömür Ceylan gibi edebiyatçılar konuştu.. Orhan Okay'ın Erzurum Atatürk Üniversitesindeki uzun vazife hayatını, bilâhere Sakarya Üniversitesinde, daha sonra da İstanbul'da devam eden hizmetlerini dile getirdiler... Orhan, benim mektep arkadaşımdır.. toplantıyı bir gün evvel haber almıştım.. ben de konuşmak niyetiyle yola koyuldumsa da trafik sıkıntısı sebebiyle yarım saat gecikerek ancak yetişebildim.. uzun ve geniş kürsüyü dört konuşmacı toplantı sonuna kadar işgal ettiler.. onlardan birisini rica ile kaldırıp konuşmak mümkün olsa da böyle bir istekte bulunmak doğrusu içimden gelmedi.. böyle toplantılarda açık oturum veya sempozyum olmadığı takdirde kürsüde yalnız, konuşan hatibin bulunması gerektiği kaidesine riayet edilmemektedir.. halbuki konuşacak kişilerin takdimci veya idareci tarafından sıra ile kürsüye davet edilmesi usuldendir.. son zamanlarda konuşmacıların hepsinin de kürsüde mevkî alarak, konuşmadan evvel ve konuştuktan sonra da koltuklarında oturduğu görülmektedir.. bazılarının dinleyicinin yüzüne bakıp durmaktan sıkıldığını bile hissedebiliyorsunuz.. sırası gelmişken programcılara ve konferans düzenleyicilerine bu hususu hatırlatmak gerekir.. "kürsü iki kişiyi kaldırmaz".. bir başka ifade: "kürsü tecezzi kabul etmez" "tek hatip kürsünün ve toplantının hâkimidir".. bazı konferanslarda takdimci veya idareci, konferansçıyle birlikte kürsüde oturmakta ikide bir söze karışmakta, sual sorulurken sual soran'a ve konferansçıya muhatap olmakta, hatibin istiklâlini ve insiyatifini ihlâl etmektedir.. tabiatiyle bu uygulama da yanlıştır.. Orhan Okay'ın kıymeti harbiyesinin ve eserlerinin ayrı bir yazıda takdim ve tafsil edilmesi gerekir.. Orhan, gençliğindenberi ilim adamı ciddiyetine ve örnek insan evsafına mazhar olmuş seçkin bir şahsiyettir.. genel kültürü, felsefe ve edebiyat bilgisi sağlamdır.. Topçu ve Mehmed Kaplan mektebine mensuptur.. mizaç ve karakter itibariyle Prof. Dr. Erol Güngör'e benzer.. Sevgili Orhan'a sağlık içinde mutlu feyizli nice seneler ve hizmetler temennî ediyorum.
|
![]()
| ||||||||||||||
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |