|
|
|
Bugünkü Yeni Şafak |
|
|
|
|
|
|
MEDEF, Franszılar'ın Tüsiad'ı. Geçen hafta Ankara ve İstanbul'da bazı temaslarda bulundular. Siyasilerinin aksine, "Tam üyelik müzakerelerini destekliyoruz." Dediler. Bunlar bu tür toplantılarda sık sık olur... Önemli olan kapalı kapılar ardında neler yaşandığıdır aslında. Fransa'dan gelen firma sayısı 27, bunlardan 5'i banka. Birini iyi tanıyorsunuz BNP Paribas. Hani şu TEB'i satın alan banka... Societe Generale, ING Bank France da aşina gelebilir. Ama diğer 2'sini hiç tanımıyorsunuz. Calyon İnvestment Bank, Natexis Banques Populaire. Onlar da İtalyanlar gibi banka mı alacaklar? Yoksa eskisi gibi, "Biz size kredi verelim, siz bunları ihracatçınıza satın. İlişkimizi eskisi gibi devam ettirelim"in güven tazelemesini mi yaptılar? İşte bu toplantılarda birebir görüşme yapan Abank Orta Avrupa sorumlusu Arzu Varol ile konuştum. Varol, "Daha çok güven tazeledik. Bir satın alma ya da ortaklık konuşmadık. Birbirimizin muhabir bankasıyız." Dedi. Peki İtalyanlar bir anda bankalar aldılar. Fransızlar'ın pazar kaptırma endişesi yok mu?" soruma, "Fransızlar daha koservativ. İtalyanlar'dan daha farklılar. Ama bu banka satın almayacakları ya da ortaklık kurmayacakları anlamına gelmez." Dedi. Biraz sıkıştırdım, ses tonu biraz değişti. "Ben de konuyu değiştireyim." Dedim. Peki geçmiş yıllara kıyasla ilk soruları değişti mi?. Varol'un buna yanıtı daha yumuşak ve somut... "Artık siyasi istikrar sormuyorlar. Şimdi geleceğe ilişkin iş, hatta sektörleri konuşuyoruz. Artık Türkiye için ikna etmeye zaman ve çaba harcamıyoruz." Varol'un bu sözleri hem kendini hem beni rahatlattı. Bunların hepsi güzel şeyler. Eskiden günlerce saatlerce Türkiye ikna görüşmeleri yapılırdı. Bugün ise bu olmuyor. Ama manidar olan konu 5 banka ile görüşmeye yabancı ortağı olmayan Garanti Abank ve Tekstilbank'ın katılması. "Bunların perde gerisi" sorusu kafamda. Cuma öğlen bazı borsacılar ile Nişantaşı'nda yemek yiyoruz. Sohbet genişledi, spor, siyaset, tatil.. Anlayacağınız günün ilk yarısındaki borsa stresini, atmak için her telden muhabbet var masada... Bir ara yanımda yabancı aracı kurumun yöneticisi kulağıma eğildi. "Eski patronun, bankasını satıyormuş!" dedi. "Benim 23 yılda 6-7 tane patronum oldu, hangisi?" dedim. Laf aramızda; "Tahmin ediyordum kimi kastettiğini ama yine de sordum. "Ferit Şahenk yani Garanti" dedi. Ben de "Bu aylardır konuşulan bir konu. Ama şu ana kadar böyle bir satış olmadı." Diye zarf atınca duyumlarını anlattı; "Bir süredir 12 yabancı banka ile görüşüyormuş. Ancak kafasındaki bedelin altında teklif getiren 8 bankayı elemiş. Geriye 4 tane kalmış. Ancak duyduğum kadarıyla sonra bir de Singapur Grubu olan Temasek Holding de devreye girmiş." Dedi. "Peki kimler finale kalmış" diye sorunca bankaların isimlerini verdi: "Alman Deutschebank, Hollanda kökenli ABN Amro, Fransız BNP Pariba ve Fransız kökenli yıllardır Türkiye'de olan ve birçok bankaya talip olduğu konuşulan Societé Generalle... Ama elenenler arasında Credit Suisse bile var." "Bu kadar bilgi eksik olabilir ama yalan olamaz" diye düşündüm. Ama ses tonu tam da emin olmadığını ele veriyordu. Ben de kendisine, "Bilemiyorum olabilir." dedim. Yemekte muhabbet devam etti. Öğleden sonra hemen telefona sarıldım. Önce Ferit Şahenk'i aradım. Sekreteri yurtdışında olduğunu ve Pazartesi gününden erken iletemeyeceğini söyledi. Ardından Gruptaki 2 numaralı isim Süleyman Sözen'i aradım. O da yurtdışındaymış. Onun sekreteri de Pazartesi notumu ileteceğini söyledi. Baktım olacak gibi değil hemen tanıdığım üst düzey yöneticileri aradım. Sonra birini buldum. Biraz hasbihalden sonra, "Bankacılıktan çıkıyormuşsunuz?" Dedim ve bana aktarılan tüm bilgileri anlattım."Her şeyi öğrenmişsin ancak daha bunlar ön görüşmeler. Henüz ciddiyetlerini ölçüyoruz. Daha bankanın içine girip araştırma izni verecek seviyeye gelmedik. Gelince açıklayacağız." dedi. Garanti Bankası'nın çoğunluk hissesine sahip olduğu yurt dışında da epey bankası var. Mesela Merkezi Hollanda'da bulunan Garanti UGBA, Garanti Moskova gibi. Acaba bunlar da pazarlığa dahil olacak mı? Bunu konuştuğum yetkili bilmiyor. Ayrıca Tansaş'ın hisselerinin bir bölümü de Garanti Bankası'nın portföyündeymiş. Tansaş için de bir Hollandalı biri Türk 6 civarında şirket ile ön görüşmekler yapılıyormuş. Ancak bununla ilgili yetki, Garanti Bankası'na talipliler arasında adı geçen ANB Amro Bank'a verilmiş ve görüşmeleri bu banka yürütüyormuş. Bu konuşmadan sonra içim epey rahatladı. Bu kadar bilgi artık yalan olamaz diye düşündüm. Peki bankacılıktan çekilen Doğuş ne yapacak? Bunu şimdilik bilemiyorum. Ama anlaşılan Doğuş "Rota" değiştiriyor. Ne de olsa dünyadaki gelişmelere ayak uydurmak lazım. Liberalizmde uluslararası rekabette büyüyemeyeceksen yok olmaya mahkumsun. Yok olmadan rekabet edebileceğin sektöre dönmek en ehvenidir. Dünya devleri artık Türkiye'de ve bankacılıkta onlarla başa etmek oldukça zor. İnşallah bunlar Kobiler'e örnek olur.
|
|
![]() |
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |