|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Füsun Saka'nın 'Yeter ki Sen İste / Psikoterapi Öyküleri' adını taşıyan kitabı, belli psikolojik sorunları, uzman psikiyatristlerin tanıklıklarından hareketle hikayeleştiriyor. Okur öyküler sayesinde 'psikoterapi hizmeti' de almış oluyor.
17 yıldır gazetecilik yapan ve bir buçuk yıldır da haftalık bir dergide psikoloji yazıları yazan Füsun Saka'nın "Yeter ki Sen İste / Psikoterapi Öyküleri" adlı kitabı çıktı. Selis Yayınları arasından çıkan kitap, Arif Verimli, Cem İncesu, Nevzat Tarhan ve Kemal Sayar gibi ünlü psikiyatristler ile psikologların sorunları vakalardan hareketle örnekleyerek anlatmalarından oluşuyor. Füsun Saka da anlatılanları hikaye diline çeviriyor. 200 sayfalık kitapta 'aşktan korkan aşk bağımlısı', 'tacizden panik atağa yolculuk', 'bir mitomanın yarım kalan hikayesi', 'bir takıntı sorunu', 'sıkıntılıyım, mutsuzum, depresyondayım' gibi başlıklar bulunuyor. Doktorlar hastalarıyla ilgili gizli tutmaları gereken bu hikayeleri size nasıl verdiler? Zaten meselenin en zor yanı buydu ama onlar da biliyor ki Türkiye'de insanlar psikolojik problemlerini çok rahat konuşamıyor, doktorlara gidemiyor. Onların anlatacakları hikayelerin başkalarına da yararı olurdu. Ve bana gerçek hikayeleri, deneyimleriyle birleştirip karma hikayeler sundular. Ben onları alıp yeniden yoğurdum ve farklı öyküler oluştu. Neden hikayelerin hepsi kadın hikayeleri? Aslında bunun cevabı basit. Biz kadınlar yapımız ve bize öğretilen davranış kalıplarına göre, daha rahat ağlıyoruz, anlatıyoruz, ve daha çok kırılıyoruz. Yaşamın üzerimize yüklediklerinden dolayı da daha çok sıkıntıya düşüyor ve daha çok gidiyoruz psikiyatrlara. Okur kitaptaki öykülere bakınca kendisinde de bu sorunlardan olup olmadığını merak ediyor. Bunu kitabı okuyan bir çok kişiden duydum. Çünkü hepimiz inciniyoruz, mutlu oluyoruz, korkularımız oluyor ve bunların kişiliğimiz üzerinde bıraktığı etkiler var. Sonuçta bu kitabı oluşturan bireyler de bizlerden birileri. Yani az ya da çok bu problemlerin bir çoğu bizde var. Bu kitabı yazdıktan sonra ya da daha üzerine çalışırken kendinizi nasıl hissettiniz, insanlara bakışınız değişti mi? Hem kendime, hem de insara insara bakışım değişti desem, daha doğru olur. Çevrene biraz dikkatli bakmaya başladığında kimlerde nelerin aksadığını çok net görmeye başlıyorsun. Kim nerede tökezliyor, saldırganlaşıyor, panik ataklar yaşıyor, yalancılaşıyor, yabancılaşıyor, dayanma gücünü yitiriyor, depresyona giriyor, kolay anlıyorsun. Kitaptaki 'Psikiyatrideki bazı rahatsızlıkların tanımları' artı testler gibi bölümler okuyucunun tanı koymasına yarar mı?
Bu bölümleri koyarken kesinle bunu amaçlamadık zaten bu yanlış olurdu. Sadece bazı belirtilerin ne anlama geldiğinin bilinmesi açısından önemli. Bir de insanlar okudukları öykülerdeki sorunların nelerden kaynaklandığını öğrensin istedik. Belki kendisinde sorun hissedenler çözümü terapistlerde ararlar diye de düşündük açıkçası.
|
|
|
![]() |
|
|
|
|